Kızımın Dildosu

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kızımın DildosuBekar ve yanlız bir baba olmanın bir sürü zorlukları vardır; özellikle de bir kız babası iseniz.Nihal’in annesi yani eşim, kızım doğduğunda vefat etti. Bunun üzerinden yaklaşık 18 sene geçti.İlk başlarda hiç kolay değildi ama bir şekilde evi çekip-çevirmeyi ve iyi bir çocuk, iyi bir evlat yetiştirmeyi başardım diyebilirim.İtiraf etmem gerekir ki; biraz erkek çocuğu gibi yetiştirmiş olabilirim ama sağlık ve mutlu bir çocuk, okulunda başarılı üstelik. İkimiz sorunsuz bir şekilde anlaşırız.Tabii bütün bunlar kızımın ergenliğe girmesine hazır olduğum anlamına gelmiyor.Bunca zamandır düşünmemeye çalıştığım bir konuydu ama ne yazık ki gerçeklik ortada idi.Ben daha hazır bile değilken kızım bir kadın oluyordu.Annesinin yapması gereken “Konuşmayı” yapmak bana kalmıştı.Ne söyleyeceğimi düşünmek ve bunun gerginliğini üzerimden atmam yaklaşık bir hafta kadar sürdü.İlk anda yanına oturduğumda çok rahatsız oldum. Ne diyeceğimi bilemedim. Nihal’in meraklı yapısı ve rahat kişiliği ile bu gergin konuşma baba-kız arasında bizi birbirimize bağlayan, çok özel bir anı olarak kapandı.Sonra tabii ki diğer şeyler de peşi sıra gelmeye başladı.Kızının ilk kez sütyen alması için birlikte AVM’ye girdiğinde bir babanın normal olabileceği kadar normal olmaya çalıştım.Her ay düzenli olarak olan regl zamanları, pedlerini nasıl kullanacağını anlatırken filan çok zorlanmıştım.Ama şuna inanın ki; bir babanın oğluna ilk kez yüzünü traş etmeyi öğretmek ile kızına bacaklarını traş etmesini öğretmek tamamen bambaşka şeyler. Bir genç kızın kadınlığa doğru giden yolda, yalnız bir babanın aşacağı bütün engelleri aştığını düşünebilirsiniz tüm anlattıklarımla. Ben de öyle zannetmiştim; ta ki kızımın 18 yaşında beklenmedik bir teklif ile geldiği an’a kadar.”Babacığım, bir konuda yardımına ihtiyacım var.”Bana bir şey yaptırmak istediği zaman her zaman “Babacığım” diye seslenirdi. Yalan yok ki; her zaman da işe yarardı.”Daha iki gün önce sana harçlık verdim zaten. Ne istiyorsun kızım?””Öyle bir şey değil. Geçen ay Sinan’la nasıl ayrıldığımızı biliyorsun, değil mi?” Koltuğun kolçağına doğru oturdu.Kumanda’nın pause tuşuna basarak filmi durdurdum. Avengers’ı izliyordum ve ilk defa izlediğimden dolayı hiç bir detayı kaçırmak istemiyordum.”Şey…” diye devam etti. “Üniversite’ye hazırlanıyorum biliyorsun ve erkek arkadaş edinmek için zaman harcamak istemiyorum.””Bu fikri sevdim ne yalan söyleyeyim.” diye onaylamak için cevapladım.Koluma vurdu. “Dinle ya, bu konuda çok ciddiyim. Erkek arkadaş edinmeyi istemiyorum ama bu konuda hala sorun yaşıyorum.””Peki ya sıkıntı nedir?”Kızım kıvranarak, şekilden şekile girerek yanıma yaklaştı.”Tamam, herşey öncelikle, benim artık bir bakire olmadığımı biliyorsun, değil mi?YUH! Muhabbet boka sarmıştı. Konu nereye varacaktı merak ediyordum.”Yani bilmiyordum ama artık öğrenmiş oldum…””Baba! Bana öyle bakma. Ben bir orospu değilim. Sadece Sinan’la oldum.” utançtan dudağını ısırıyordu ve yüzü kızarmıştı. “Sadece biraz ileri gittik.”Bütün bu duyduklarım her babanın duymak isteyeceği şeylerdi(!)”Yok artık hamilesin?!””Hayır!” deyip omzumu yumrukladı. “O kadar salak değilim. Ertesi gün hapı kullandım hep, olmadığında da prezervatif kullanıyordu zaten.””Ne kadar zamandır hap kullanıyorsun peki?””Bilmiyorum, belki bir yıl olmuştu. Neyse zaten konu da bu değil.”Hem rahatladım hem de rahatsız olmuştum aynı anda. “Peki konu nedir kızım öyleyse?””Biliyorum belki de bunu duymak istemezsin ama seks yapmaktan gerçekten de hoşlanıyordum.”Haklıydı gerçekten de bu söylediklerini duymak istemezdim. “ve gerçekten bunu çok özlüyorum.”Ellerimi ve gözlerimi kapattım. Belki bu kötü bir rüyaydı ve bir kaç saniye sonra uyanacaktım.Nihal ellerimi çekti.”Babacağım, lütfen dur saçmalama. Burada sana kendimi açıklamaya ve yardımına ihtiyacımın olduğunu anlatmaya çalışıyorum.””Seni duyamıyorum!” dedim ellerimi çırpıp-ses çıkararak konuyu dağıtmak için ama bileklerimden sıkıca tuttu.”Kes artık yapma bebek gibi davranıyorsun” dedi bana gülerek.”Yani bir erkek arkadaşım olmadığı için bunalıma girmeyi istemiyorum. Bu durumun üstesinden gelmek için rastgele insanlarla da takılmak istemiyorum. Bana bir şey almana ihtiyacım var… İnan bana sormam gerekmese sormazdım cidden. Ama bana bir dildo ya da vibratör alman lazım.””Anlamadım?!” diye sordum anlamış olmama rağmen”Bir dildo babacığım. Yapay bir penis işte. Sanki bilmiyorsun.””Tabii ki dildo ne biliyorum. Ama… ama neden?Ona has “Nasıl bu kadar salak olabilirsin ki?” bakışlarından birini attı.”Neden düşünüyorsun?” Nihal hala bileklerimi tutmaya devam ediyordu ve o sırada ne kadar yakın olduğumuzu fark ettim.”Bu durum senin utandığından daha utanç verici benim için ama babacığım ne yapacağımı artık bilmiyorum. Bir erkekle yaptığım bir şeyi kendi başıma yaptığımda bir eksiklik hissediyorum. Tam olarak tatmin olamıyor ve kafamı toparlayamıyorum.”Benim canım küçük kızımın bu dürüstçe itirafından sonra ne söylememi bekliyordu?”Ben şey.. ıı.ee.aa” Her cümleye başlayışım ayrı bir sıçıştı. Kelimeleri bir araya getiremiyordum.”Düşündüm ki; eğer bir vibratör ya da dildom olsa idi sanki bir erkekle seks yapıyormuş gibi hissedebilir-rahatlayabilir ve okula daha fazla konsantre olabilirdim.””Anlattığın şeyler gerçekten çok mantıklı geliyor dinleyince. Ama şunu bilmelisin ki; benim sevgili küçük prensesim, bir babanın kızından duymak isteyeceği şeyler değil bunlar”.”Biliyorum, özür dilerim.” dedi ve kollarını boynuma dolayarak sarıldı. Göğüslerinden birisinin omzuma baskı kurduğunu hissettim. Bunu görmezden gelmeye çalıştım ama pek başarılı olamadım.”Bu tarz şeyleri konuşmak için bir annem olmadı. Yakın bir kız arkadaşım olsa belki onla da konuşurdum ama o da yok.””Bu konulara girmesek iyi olur.” Annesizlik kozunu oynuyorsa ciddi olmalıydı.”Hadi babacığım. Bana kuşları, arıları, börtü-böceği öğreten sensiz. Sonsuza kadar bakire kalmayacağımı tabii ki de biliyordun. Ben artık küçük bir kız değilim.” Konuşurken saçlarımla oynadı ve sevdiği şekle getirip bıraktı.Bu tam da korktuğum yakın temastı. “Bana seksin güzel bir şey olduğunu ve mastürbasyon yapmanın büyümenin doğal bir parçası olduğunu anlatırdın hep. Bu konuda bir sorunum olduğunda hep sana gelmemi istediğini söylemiştin ve ben de direkt sana geldim.”Kızım ve Seks; her zaman ayrı bir şekilde düşünürdüm ama bu sefer gerçek bir durum yaşanıyordu. Bir baba olarak ona yardım etmek için her şeyi yapmak zorunda olduğumu iyi biliyordum. Ama bir erkek olarak kızımın yapay bir penis istemesi ile tepkilerime engel olamadım ve ereksiyon oldum. Giderek belirgenleşen ereksiyonumu kesmek için başka şeyler düşünmeye çalıştım. Fark etmeden inmesi için içimden dua ettim.”Haklısın” diyerek kabul ettim. “Benim tatlı kızımın küçük bir kızdan, seksi küçük bir kadına dönüştüğünü kabul etmek zor. Git cüzdanımı getir!””Babacığım! Teşekkürler teşekkürler teşekkürler!” dedi. Beni her bir teşekkür için yanağından öptü ve mutlu bir çığlık atarak içeri kaçtı.Sertleşmemi engellemek için tüm şansımı denedim. Ben ne biçim bir babaydım? Zaten hal-i hazırda kızıma seks oyuncakları alacak kadar kötüydüm ama bir de bunun üstüne ereksiyon olmak da neydi?!”Biraz araştırma yapmıştım.” Nihal beklediğimden daha hızlı geldi ve hala tam olmasa da erekte haldeydim.Kucağıma laptopu koydu. İlk başta rahatlamıştım çünkü durumumu gizlemek için bir kalkandı ama ekrana bakınca gördüklerim işi daha da vahim hale getirdi. Cırtlak renkli dildolar ve vibratörler…”Bu site bayağı iyi. Fiyatı uygun ve ücretsiz kargo yapıyorlar” Koltuğun koluna tekrar oturdu ve bana doğru yaklaşıp-ekranı yukarı kaldırdı. Kahretsin ki çok güzel kokuyordu.”Sana kredi kartını veriyorum, sen ne istersen al.””Hayır. Güzel bir tane seçmem için sen de yardım et. Hiç dildo almadım önceden ve nasıl bir şey alacağımı bilmiyorum.””Benim de hiç dildom olmadı. Nasıl bir şeye ihtiyacın olduğunu ben nereden bilebilirim?!””Babacığım sen her şeyi bilirsin.” dedi. O sırada laptopun touchpad’ine doğru uzanıp sayfada geziniyordu. Ama belki fark etmese de bileği benim yarım kalkık olan penisimden destek alıyordu.”Öncelikle aradığım şey düz standart bir yapay penis ya da titreşimli bir şey. Sen ne diyorsun?””Sanırım ne yapmak istediğine ya da istemediğine bağlı” dedim sesimden rahatsız olduğum anlaşılırcasına.”Yapma baba, namus bekçiliği yapmana gerek yok. Demek istediğini direkt söyle. Ben büyüdüm artık, her şeyi anlayabiliyorum.””Endişelendiğim sen değilsin” dedim derin bir nefes alarak, istediği cevapları vermeye hazırdım. “Peki… Öncelikle normal dildolar penetre olmak için iyi, vibratörler ise direkt klitorise temas ettiği için daha uyarıcı olabilirler.”Nihal güldü ve yanağıma bir öpücük kondurdu. “O kadar teknik anlatmana gerek yok” Eğilerek ekrana doğru iyice yaklaştı bir diğer eliyle de kalça kemiğimden destek aldı. “Vibratör kullanılınca zamanla daha az hassaslaşılıyormuş ama””Günde beş-altı defa kullanmayı mı düşünüyorsun ki?””Belki beş, belki de daha fazla, bilemiyorum.” dedi yüzüme dik dik bakarak.Ağzım açık halde ona baktığımı fark edince gülmeye başladı ve omuzuma yumruk atarak “Şaka yapıyorum baba. Şu anda azmış olmam beni seks delisi yapmıyor. Normal miktarda kullanacağım. Belki ilk başta hevesle fazla kullanırım ama alıştıkça 2 günde bir filan olur herhalde.”Nihal bunları anlatırken, kafamda kızımın yatağına uzanıp-bacaklarını açık aldığı oyuncakları kullanırken ki hali canlandı. Tamam belki cool-havalı bir baba olacaktım ve kızımı destekleyecektim ama bütün bu olanlar bir baba olarak beni bozacaktı.”Kendini ayarladığın süre yani bokunu çıkarmadığın sürece hassaslığı ile ilgili bir sıkıntı olacağını sanmıyorum.””İyimiş. O zaman bir tane vibratör alayım titreşimi sağlam”. Sanki bilerek kışkırtmak için böyle konuşuyordu. Belki de bana kendince işkence yaptığını sanıp, zevk alıyordu.”Şimdi de şekline karar vermeliyim. Böyle garip şekillerde olan var, kimisi ufak, kimisi gereksiz büyük. Penis şeklinde olup da bütün özelliklere sahip olan da var” diyip gerçekçi bir penis şeklini seçti.Oturma odamızda oturup kızımla birlikte yapay penislere bakıp, seçtiğimize hala inanamıyordum. Olmasını düşünmediğim bir şeydi bu. Çılgınca geliyordu ama bir taraftan da beni heyecanlandırmıyor değildi.”İkisinin de kendince avantajları var” diyerek teklif sundum. “Bazı ürünler gerçekten mühendislik harikası. Zamanla evrim geçirmiş baksana. Bizim zamanımızda bu kadar detaylı şeyler yoktu.””Tamam. Yine çok bilimsel konuştun baba. Hangisi iyi diyorsan o iyidir.””Emin değilim, bilmiyorum. Ama bilindik bir marka ile mutsuz olmazsın yani.”Ekranda gördüğü daha bir kaç tane uzay mekiği gibi vibratörlere de baktı. “İyi bir noktaya değindin. Bir sikin… pardon penisin içimde nasıl bir his yarattığını biliyorum. Ama bu tarz şeylerin vajinamın üzerinde nasıl bir his yaratacağı hakkında bir fikrim yok. Almadan önce deneyememiz kötüymüş. Keşke karar vermeden önce deneyebilseymişiz.”Konuşurken ısrarla “bizli” konuşması beni delirtiyordu. Yani demem o ki; Çok kötü dememin başka bir yolu. Ya kasti ya da bilmeden beni cinsel hayatına ortak yaptı. Hiç bir babanın içinde olmaması gereken bir duruma düşmüştüm. Zamanında tekrar evlenmeyerek belki hata yapmıştım sanki. Eğer evlenmiş olsaydım, ona yol gösterebilecek bir eşim olabilirdi. Ben de bu beladan kurtulmuş olurdum.”Bence dildo söz konusu olunca, satan yerlerin -deneyin ve alın- demesi filan gerekiyor. Böyle bir politikaya geçmeliler” İkimiz de gerginliğimize rağmen kendimizi tutamayıp-kıkırdadık. “Bu nasıl? Ne dersin?” diye rastgele, penis şeklindeki bir vibratör gösterdim.”Çok ince. Biraz kalın olsun istiyorum ama böyle devasal bir şey değil. Anladın değil mi? Böyle bir şey sanki güzel olurdu ama yumurtalıkları için kararsızım. Sen ne düşünürsün bunun için?””Taşşaklar mı? Bayılırım. En sevdiğim şeydir.””Baba şu anda benimle alay ediyorsun, farkındayım. Bu ciddi bir şey benim için babacağım. Doğru karar verdiğime emin olmak istiyorum.””Tamam, pekala bakalım.” diyip testisleri olan modellere tıklayıp, incelemeye başladık. “Bir dildodan çok, hani nasıl söylenir. Yani bir işlevi yok. Yani tutacak gibi düşünürsen belki kullanışlı olur. Yani bence böyle şeylerin olması, kullanmaktan ziyade estetik görünsün diye var.””Hmm…” diye mırıldandı kızım üzerine düşünerek. “Ben de taşşak severim ama tabii ki gerçeklerinden. Yani alacağım dildoda buna pek ihtiyacım olduğunu düşünmüyorum.” Diyerek sandalyemin koluna geçti ve o sırada ne kadar sıcak olduğunu hissettim. “Peki alttaki vantuz ne işe yarıyor?””Bilmiyorum. Belki duşun duvarına yapıştırıp, ellerini kullanmadan yapman içindir.””İlginçmiş.” sanki tüm olasılıkları kafasında düşünüyor gibiydi. “Ama şimdi tek ihtiyacım nokta atışı yapmak.”Onlarca erkeklik organına benzer ürünlerin olduğu ana sayfaya geri döndü. Bana o kadar yakındı ki; kulağımın dibinde nefes alış-verişlerini çok net hissediyordum. Oturuşunu değiştirip, bacaklarını birbirine dolayarak sıkı bir şekilde oturma haline geçti. Kendimi kontrol edemeyeceğim ve belli olacak diye çok korkuyordum. Kendime bunun kızım için bir sanal alışveriş olduğu telkininde bulunup-kendimi silkelemeye çalışıyordum. Bu tür düşünceleri kafamdan atmaya çalıştım.”Bunun hakkında ne düşünüyorsun?” dedi. Bunu sorarken Nihal’in küçük göğüsleri kol kıllarıma değiyordu. Kızım uzaklaşacağına iyice bastırıyordu.”Beğendim ama sanki rengi güzel değil. Rengi bir maktülden kesilmiş gibi duruyor, korkutucu. Sanki bu mor olan daha güzel.””Hmm. Evet. Güzel gözüküyor.””Bu cam olanlar da güzel gözüküyorlar.” dedi Nihal ve çeşitli uzunlukta, renkte ve ölçüde olan diğer sayfaya tıkladı. “Eminim ki; bunlar titremiyor olsa dahi iyi hissettir insanı.””Belki de. Eğer uslu bir kız olursan, Noel baba sana bu yıl bir tane getirebilir.”Gülmeye başladı. Vücudu sallanıyordu her kahkahasında. Kızıma yılbaşı hediyesi olarak bir seks oyuncağı alma fikri, taşşaklarımda bir karıncalanma yarattı. Kendimle iyi ve ilgili baba olduğum için hep gurur duymuşumdur. Ama bir kaç dakika içinde bunların hepsini sanki tehlikeye atmıştım.Nihal önceki sayfaya geri dönüp, mor olana tıkladı. “Başının büyüklüğü filan hoşuma gitti. Sonuna doğru olan kıvrımları da güzel.””Şey… Bu senin için yeterince dolgun mu? İnce değil mi?””Hayır, bu güzel duruyor.” bunları derken farkında olmadan dudaklarını yaladı. “Bakalım özelliklerine… 3 modda hızlanma var, 2 tane kalem pille çalışıyor. Bu özellikleri görmemiştik. Ne diyorsun baba, senin hoşuna gitti mi?””Tabii ki” dedim gırtlağımı temizleyerek. Kendimi üstüne bir şeyler söylemeliymişim gibi hissettim. “Bunlar seni kolay yoldan memnun edecek gibi gözüküyor”.Sipariş verirken omuzumdan destek alıp, kredi kartımın numarasını girdi ve onaylama düğmesine basıp, siparişi tamamladı.”Süper! Sabırsızlanıyorum” diye bağırıp, kollarını tekrar boynuma doladı. “Babacağım bana ilk seks oyuncağını aldığım için teşekkür ederim.””Rica ederim tatlım, tadını çıkar.””Eee. Tabii ki çıkaracağım.” dedi ve defalarca kez yanağımdan öptü. Kucağımdan laptopu kapıp, doğruca yatak odasına koştu. Şanstır ki; o kadar hızlı hareket etti ki, pantolonumdaki kabarıklığı fark etmedi.Az sonra Nihal’in odasının kapısının kapandığını duyunca, doğruca odama gidip-pantolonumdan sikimi çıkardım. Hiç vakit kaybetmeden sıvazlamaya başladım. Yaptığım yanlış bir şeydi hatta iğrençti de. Ama kendime engel olamadım. Kızımın da odasında aynı şeyi yaptığına kesinlikle emindim. Külodunu ayak bileklerine kadar indirip, kendini parmakladığını düşüncesi kafamda canlandı. Bunu gözümün önünden atamıyordum. İçeride daha demin bana kendini bastırdığı anı hala hissedebiliyordum. Göğsünün koluma doğru yumuşakça değişini ve dokunuşunu. Dildonun içine girip-çıkarken ki sesini. Benim azgın kızım…Taşşaklarım iyice şişmişti ve döller sikimden yanardağ gibi patlıyordu. Halının üstüne geldi hepsi ve o anda hiç umurumda bile değildi. En son ne zaman bu kadar hızlı boşaldım hatırlamıyorum. Ağrıyan taşaklarımı rahatlatmak için kendimi boşaltmaya devam ettim. Sikeyim böyle işi ama ne yalan söyleyeyim çok iyi hissettirdi. Tam bir pislik, sapık birisiydim artık.Kızım Nihal bana güvenerek ona yardım etmem için gelmişti yanıma. Kişisel bir sıkıntısını çözmek için bana sığınmıştı ve ben ne yapıyordum? Ergen bir lise öğrencisi gibi odama girmiş, asılıyordum!Kendi babasının, onun kendi amını parmakladığını düşündüğünü hayal ederek asıldığını bilse dehşete düşerdi kesinlikle eminim. Artık ayıp filan kalmamıştı ortada. Linçlik bir durumdaydım.Banyodaki el havlusunu alıp, sikimin üstünde hala duran dölleri sildim. Rahatlayacağımı düşündüm ama hala sikim kalkık haldeydi. Benim yaşımdaki bir erkek için, boşalma sonrası ereksiyon olmak pek sık rastlanan bir durum değildi. Halıya bakıp utancım ile yüzleştim ve o an nasıl sileceğimi düşündüm. İz kalır mıydı filan hiç bilmiyorum.Bu bir anlık gafletti ve böyle bir şey bir daha asla olmayacaktı. Bunları artık kafamdan atacaktım ve böyle bir şey olmamıştı. Silip, unutacaktım… Ya da öyle olacağını düşünmüştüm.***Düşüncelerimi bastırmak ve kendimi yatıştırmak günlük bir rutin döngü haline gelmişti benim için. Belki Nihal evin içinde her zamanki gibi rahat şort ve t-shirtleri ile geziyordu ama benim için sanki o zamana kadar giydiği en seksi iç çamaşırlarını giymiş gibi geliyordu.Uzun ve sıkı bacaklarına kendimi bakmaktan alıkoyamıyordum. Üzerine giydiği t-shirt ya da gömleklerinin göğüslerine değdi an gözümde canlanıyordu. Hiç bir zaman sütyen giymezdi, bunu övünmek için söylemiyorum. Yani küçüktü ama şekli o kadar güzeldi ki sütyen giymesine gerek duymayacak kadar sağlam duruyordu.Saçlarının kuyruğunun sallanışı bile aklıma türlü türlü kötü şeyler getiriyordu. Mastürbasyon yaptığımda aklıma geldiğinde bunları aklımdan atıp başka şeyler düşünmeye çalışıyordum. -ki sık sık aklıma geliyordu. Hele ki; internet alışverişimizden beri her anında. Sorunun bir kısmı da fiziksel olması dışında, hissel tarafları da vardı.Kızım hakkında hiç böyle bir farkındalığım yoktu. Tabii ki, hoşlandığı erkekler olduğunu, çıktığını filan biliyordum. Aleni bir şekilde erkek arkadaşı olduğunda eninde sonunda bir şeyler yaşayacağını da tahmin ediyordum. Ama bir gün gelip kendisine bir dildo almak istediğini söylediği ana kadar hepsi benim için öyle farazi-sanal şeylerdi. Teoride vardılar sadece. Şimdi artık kesinleşmişti ve tamamen net bir şekilde duruyordu önümde bu durum.Kızım artık mastürbasyon yapıyordu. Bu durumu keşfetmişti. Açıkça gözüküyor ki penislere karşı bir ilgisi vardı. Kızım artık cinsel hayatı olan bir varlık olmuştu. Bunu fark etmem, onun daha dikkatli olmam gereken bir kadın olduğunu anlamamı sağladı. Ve bir kadın olarak, benim erkekliğin doğası gereği hayvani arzularımın hedefi haline gelmişti. Onunla kurduğum yakınlık ve ilişkimiz, onu çok sevdiğim gerçeği bu haram-günah duygularımı daha da harmanlıyordu sanki.Kızım üzerimde ne gibi bir etki gösterdiğinin farkında değildi haliyle. Nihal evde aslında her zaman şort ya da külotla dolaşırdı. Bu şaşırılacak ya da dikkat çekecek bir konu bile değildi. Çünkü önceden böyle şeyler düşünmüyordum, şimdi ise bana tam bir Çin işkencesi gibi geliyordu.Hala kızımın bir dildo almak için benden yardım istemiş olmasına inanamıyordum. Yani böyle bir şey için güvenip bana gelmesi iyi bir şey tamam da; bu içimi ferahlatabilecek bir sebep değildi.Ben onun yaşındayken ailemin-ebeveynlerimin karşısında bırak bu durumu, mastürbasyon kelimesini bile edemezdim. Yani zamane gençleri için bu durum şimdi su içmek, yemek yemek ya da dişlerini fırçalamak kadar normalleşmiş bir şeydi. Sanırım bu durum iyi bir şey olarak görülmeli ve zamana ayak uydurulmalı. Bu durum ya iyi bir şeye dönüşecek ya da sadece başımıza bela açacaktı.***”Geldi sonunda! İşte geldi, burada!!!” diye bağırarak oturma odasına doğru koşuyordu Nihal. Elinde ise düz, normal bir karton kutu vardı.Kalbim ve nabzım bir anda hızla atmaya başladı. Koltuğumun dibine, yere çöktü ve kutuyu parçalayıp-açmaya başladı. Herhalde kutuyu gelip de önümde açmayacaktı tamamen değil mi? Yoo. Gayet de önümde açacaktı. Kendimi sessize aldım ve suskunlukla izledim. Sakinleşmeye çalışıyordum.”Tatil zamanları dışında seni hiç bu kadar heyecanlı görmemiştim.”Bana dil çıkardı ve tüm dikkatini tekrar kutuya yöneltti. Bir anda gözleri büyüdü, kutusundan hediyesini çıkarıp-sergilercesine yukarı kaldırdı. İşte oradaydı… Kızımın dildosu…Ambalajlı kapağının altında neon bir mor renk patlıyordu. Elinde olan şeyin gerçek olduğuna inanamıyor gibiydi. Kutusunu tamamen açmadan önce, bana doğru gülerek hayran bir şekilde baktı. Heyecandan ambalajı açamayıp, bana doğru uzattı.”Baba. Açamıyorum” diye sızlandı.Titreyen ellerinden kutuyu alıp, cebimden çakımı çıkardım. Ben malzemeye zarar gelmeyecek şekilde, ince bir işçilik yapar gibi kesmeye başladım kabını. O sırada kızım dizlerinin üstüne çökmüş, elleri ile heyecanla alkış tutuyordu. Dokunmadan paketi açık tutup, Nihal’e doğru tuttum ve direkt elimden kaptı. Artık elindeki şey bilgisayardaki bir resim değil, tamemen gerçek bir şeydi.”Of! Vay be!” diye hayret etti. “Sanki biraz pelte gibi değil mi, baksana!” deyip sik şeklindeki oyuncağı elime tutuşturdu.Baş parmağımla işaret parmağım arasında biraz sıkıp bırakarak kontrol edermiş gibi yaptım. “Güzelmiş, sanırım yani…””Eveet. Ben böyle sert bir plastik bir şey olur gibi düşünüyordum ama böylesi daha iyi.”Parmaklarını ürünün başına değdirip sıkıca kavradı denemek için. Tenindeki hissini anlamak için yanağına doğru değdirip, hafiften vurdu. O sırada ağzına alıp yalayacak filan zannedip az kala kalp krizi geçirecektim. Neyse ki öyle bir şey olmadı. Ters çevirip kurcalayıp pil yerine doğru baktı.”Baba pil yeri burası! Bana 2 tane pil verir misin?”Uzaktan kumandanın pillerini çıkarıp, ona doğru uzattım. Yeni oyuncağına doğru ilk önce pilleri yanlış taksa da bir şekilde doğru yolu buldu ve yerleştirdi. Elleri benim ellerimden daha çok titriyordu. Biraz kurcaladıktan sonra mor renkli penis vızıldamaya başladı.Heyecanla çığlık attı. “Allahım, çok garip bir his!” Kızım oyuncağı tekrar yanağına doğru dokundurdu, sonra da uyluk kemiğine doğru yaklaştırdı. Uzanıp bacağıma değdirdi. Hiç beklemediğim bir hamle olduğu için bir sıçradım. Kızım gülerek “Korkma baba gerçek değil, ısırmaz” dedi.”Biliyorum ama yine de…”Orta ayara çıkardı titremeyi ve yüzü manasız bir gülümsemeye sahip oldu. Bana inanılmaz bir sevinçle baktı. Sanki söylemek istediği bir şey varmış gibi. Ama söylemek istediği şeyin sanırım babasıyla paylaşmak için çok fazla olacağını fark edip, cihazı kapattı.”Ben bir gidip deneyeceğim” dedi oturduğu yerden zıpla ve bana doğru gelip kocaman sarıldı. “Teşekkürler babacığım! Seni çok çok seviyorum!”Ve onunla yatak odasına doğru kaçtı. Kapının kapandığını duydum ve garip bir rahatlama hissi geldi. Ne kadar engellemeye çalışsam da kızımın yatağa atlayıp, şortunu indirip oyuncağını amına sürdüğü gözümün önüne geldi. Dikkatimi başka yöne çekmeye çalıştım. Kumandadan kanal değiştirmek istedim ama pillerinin olmadığını hatırladım. Gidip yedek pil bakınmaya başladım. Normalde yedek pilleri mutfakta saklardım ama bir şekilde kendimi mutfağa doğru gitmek yerine kızımın odasına doğru giderken buldum. Koridorun sonuna doğru gelip, ses duymaya çalıştım. Ses gelmiyordu. Biraz daha yakına kadar gittim. Kapıya doğru yaklaştıkça biz vızıltı duymaya başladım. Gerçekten içeride bir şey yapıyordu. Benim sevgili kızım kapının arkasında yapay bir penis ile mastürbasyon yapıyordu.Sikim pantolonun içinde taş gibi olmuştu. O an kendimden tiksindim yine. Onun mahremiyetini ihlal etmem başlı başına kötü bir şeyken, üstüne bir de ereksiyon olmuş bir şekilde kapının arkasında duruyordum. Hemen pantolonumun fermuarını açtım ve sikimi sıvazlamaya başladım.Kendimi okşarken o sırada daha da yaklaştım iyice duymak için. Aşağılıktan da öte birisiydim ama kendimi maalesef durduramıyordum. Bütün düşünebildiğim şey; kızımın amının içine mor renkli bir penisin girdiği idi. O sırada kendini tatmin ederken onun saf güzel yüzünü görmek isterdim. Kendini tatmin ederken, gergin vücudunun kıvrandığını izlemek isterdim. Kendini boşaltırken küçük deliğinin ne kadar ıslandığını görmek isterdim.O esnada kapının arkasından sürpriz bir “OH!” sesi geldi. Taşşaklarımdan, götümün deliğine kadar bir karıncalanma hissettim. Kendime oradan uzaklaşmamı söylüyordum içimden ama yaptığım şey ise; pantolonum dizimde elimde kalkmış sikimle duruyor olduğumdu. Onu tekrar duydum. İnlemeleri artıyordu. Artık boşalmaya yaklaşıyordu. Gerçekten de boşalıyordu. Bunu da babasının kızına aldığı bir dildo ile yapıyordu.Bir anda sikimden döller fışkırmaya başladı ve Nihal’in odasının kapısına doğru geldi. Hemen ellerimle sikimin başını kıstırarak akmasını engellemeye çalıştım, diğer elimle de havuz yaparak elimin içine boşalmaya çalışıyordum. Kızıma doğru boşalmıştım. Düşününce inanılmaz geliyordu kulağa.Bir kaç saniye sonra kendime geldim hemen. Boşaldıktan sonra utanç ve pişmanlık duygusu ise peşi sıra geldi. Kendime ve yaptıklarıma inanamıyordum. Kızımın kapısının önünde pantolonum dizime kadar inik ve elimde döllerim öylece duruyordum. Gerçekten kendimden tiksinmiştim. İnleme sesinin o anda durduğunu anladım. Her an odadan dışarı çıkabilirdi.Bir elimde pantolonumu düzeltip, bir yandan avucumdan döllerin dökülmemesine dikkat ederek kapının önünden kaçtım. Kapının arkasında neler yaptığımı bilseydi benimle bir daha asla konuşmazdı. Bana güvenmişti ve ise ona bir nevi ihanet etmiştim. Bu dünyada onu kullanmaya çalışacak bir sürü adam olacaktı ve en son isteyeceği kişi de babasının olması olurdu sanırım.Mutfağa doğru giderek kendimi temizledim ve kendime çeki düzen verdim. Bu yaptığım saçma sapan şeyin bir daha olmamasına yemin ettim.Dolabın içinde bir çift kalem pil alarak tekrar koltuğuma döndüm. Benim yanımdan heyecanla odasına gitmesinin üzerinden nereden baksanız yarım saate kadar yakın bir vakit geçmişti.Yanakları pembeleşmiş ve rahatlamış yüzü ile yanıma geldi. “Şey… Sanırım aldığımız şey işe yarıyormuş” dedi utangaç bir ses tonu ile. “Kesinlikle bir süre daha, bir erkek arkadaşa ihtiyacım olmayacak.”Benimle hala bu şekilde konuşabildiğine inanamıyordum ama itiraf etmem gerekir ki; hoşlanmıyor da değildim.”Memnun kaldığına çok sevindim tatlım” diyerek ilgimi zor da olsa televizyona vermeye çalıştım kızımın vücuduna bakmamaya çabası ile.Bir kaç dakika sonra yine kıvranmaya başladı, tekrar kalkıp odasına gitti.”İlk günden bu kadar aşırıya kaçma tatlım” diye onu uyardım.”Baba! Ödevlerimi yapmaya gidiyorum” dedi inandırıcılığını vurgulayarak.”Evet kesinlikle öyledir” diye dalga geçtim. “İyi eğlenceler…”Odasına, yeni oyuncağını oynamaya gitmeden önce sinsi bir tebessümle baktı.***Bir sonraki haftada kendimi kontrol etmekte oldukça başarılı olduğumu söyleyebilirim. Onunla mesafemi korumaya çalıştım ve kendi alanında rahatsız etmemeye özen gösterdim. Ama ilerleyen süreçte duygularımı ve düşüncelerimi kontrol altında tutamadım. Uyumak için yatağıma yattığımda, geceleri yan odada dildosu ile birlikte kendini rahatlattığını hayal etmeyi aklımdan çıkaramıyordum. Bunu düşündüğüm anda sikim hemen kalkıyordu ve o hastalıklı düşüncelerimden sonra mastürbasyon yapmaktan başka çarem kalmıyordu. Kendime bunların bir geçiş aşaması olduğunu, alışacağımı ve her şeyin normale döneceğini söyleyip, şartlamaya çalışıyordum.Eğer bu düşündüklerim kızım için değil, başkası için olsa idi. Bu kadar sabırlı ve dayanıklı olamayabilirdim.Bir sabah tuvalete girip yüzümü yıkayacakken, makyaj dolabının üstünde Nihal’in dildosunu gördüm. Öylece orada bırakmıştı. Sanırım yıkayıp, orada unutmuştu. Ya da yoksa orada kullanıp, işi bitince de orada mı unutmuştu? Sanki hatırladığımdan daha büyük gözüktü aldığımız şey. Kalbim sıkıştı. Gördüğüm şey bir süre öncesinde kızımın içindeydi bir şekilde. Nasıl koktuğunu kafamda hayal edemedim. Belki de yıkamamıştı ve hala onun içindeki haliyle kokuyor olabilirdi. Ama o asla… “Babacığım, acaba dildo mu hiç gördün mü? Off, buradaymış” dedi iç çamaşırları ile içeri dalıp, oyuncağını olduğu yerden kaptı. “Seni çok boşladım” dedi ve sıkı bir öpücük verdi.”Umarım bu şeyi okula da götürmüyorsundur.” diyerek takıldım.”Bugün götürmeyeceğim” diyerek hızlı bir cevap verdi. Gözleri kısa bir süreliğine aşağı doğru tedirgin bir şekilde kaydı. Tuvaletin kapısını kapatmadan önce bana sinsi bir gülümseme attı.Aşağı doğru baktığımda çoktan çadırı kurduğumu fark ettim. Ölümüm bu küçük şeytanın yüzünden olacaktı. Azgın bir liseli gibi kalkık sikimle duşa girdim. Duştan çıktığımda, Nihal çoktan okula gitmişti. Yatak odasına gidip, kapıyı kapattım.Okula gitmeden önce sıktığı parfümü hala odanın içinde dans ediyordu. Dildosu yatağın üzerinde duruyordu. Onu saklamaya bile çalışmamıştı, öylece oraya bırakmıştı. Bu kadar cesur ve açık düşünceli olmasından dolayı çok şaşkındım. Onu elime alıp-koklamamak konusunda kendime engel olamadım. Sabun ve plastik kokusu birbirine girmiş, karışık bir kokusu vardı. Onu yıkayıp, temizlemiş olmalıydı. Bu konuda hayal kırıklığına uğradığım için çok utanıyordum. Oyuncağını aldığım yere geri koydum ama oradan gidemiyordum. Sanki bir şekilde oraya hapsedilmiş gibiydim. Havlumu çözdüm ve sikimi kavrayıp-okşamaya başladım. Kızımın kendisini oynadığı ve tatmin ettiği yatağın üzerine doğru kendimi bıraktım. Saniyeler içinde sikim taş gibi olmuştu.”Sen ne kadar da azgın bir kızmışsın, değil mi Nihal?” dedim sesli halde ve kendi kendine konuşan bir delicesine. “Babacığının sana aldığı oyuncakla kendini becermen çok hoşuna gidiyor değil mi?” Sikimle daha hızlı bir şekilde oynamaya başladım. “Bu küçük amı düşünerek 31 çekilmesini seviyorsun” diyerek sikimle konuştum gülerek. Sikimi dibinden tutarak, dimdik bir şekilde sallıyordum.Döllerimin nevresime ya da eşyalarına gelmemesi için olağanüstü çaba sarf ediyordum. Yataktan kalktım ve dizlerimin üzerine çöktüm. Bir sapık gibi avucumun içine doğru bütün döllerimi boşalttım. Bundan bir kaç hafta önce bu sapık düşüncelerin esiri olacağımı asla düşünmezdim. Ama şimdi gece gündüz tek düşünebildiğim şey bu olmuştu. Kızımın hatrına artık toplanmam, kendime gelmem lazımdı. Bu durumdaki en iyi baba değildim belki ama şu düştüğüm halden daha iyi bir insandım. Ne biçim şeyler yapıyordum?! ***Kendimi tekrar test etmem sadece bir kaç gün sürdü. Cuma gecesiydi ve bütün hafta boyunca yoğun bir iş maratonu yaşamıştım. Yorgunluğumu atmak için koltuğuma geçmiş TV izlemek istiyordum. Beynim uyuyordu, bir kaç biradan sonra gözlerimi açık tutmakta zorlanıyordum.Gecenin ilerleyen saatlerinde Nihal eve geldi. Odasına doğru giderken son zamanlarda radyolarda duyduğum alelade bir şarkıyı heyecanla söylüyordu. “Film nasıldı?” diye seslendim.”Berbattı. Ama sinemada kavga çıktı, onu izlemek keyifliydi” Kafasını oturma odasına doğru uzatıp; “Neler izliyosun bakiiiim?” dedi.”Öyle maç özetlerine bakıyorum.””Hadi film filan bir şeyler izleyelim. İster misin?”Asla kızımla vakit geçirme şansını kaçırmazdım, hele ki teklif ondan gelmişse. “Tabii ki.””Süper!” diyerek odasından çıktı ve mutfaktan içecek ve atıştıracak şeyler getirdi. Geldiğinde pijamalarını giymiş ve yalın ayaktı. Saçlarını da atkuyruğu yapmıştı yukarıdan. Bardakları Cola’ları koydu ve cips için peynirli dipsos’ların kapağını açtı. (Neyi sevdiğimi çok iyi biliyordu.)Kendi kolasını ve cipsini aldıktan sonra, kendisi de kanepeye doğru yerini aldı. Kumandayı kucağımdan çaldı ve kumandanın smart tuşuna basarak gişe filmlerinin olduğu paralı sekmelere geldi. O esnada revaçta olan filmlere göz gezdirdi. İlk yirmi dakika boyunca ayık kalabildim, sonra anlaşılıyor ki sızmışım. Vızıldayan bir ses geliyordu. Nihal’in oyuncağı ile tekrar oynadığını hayal ettim. Bir şekilde kafamda bu düşüncelerden kurtuldum. Ama o ses kafamdan çıkarmaya çalışsam da devam ediyordu.Bir dakika! Ses aklımdan gelmiyordu. Uyuyamıyordum. Ses benimle aynı odadaydı sanki. İmkansız!Gözlerimi açtım. Film hala devam ediyordu, bitmemişti. Nihal pijamaları ile kanepede oturuyor ve gözleri ekrana kitlenmiş halde bakıyordu. Elinde dildosu duruyordu ve kasıklarının üstünde tutmuş-oynuyordu. Ayaklarını masaya uzatmış, dizlerini kırmış ve pijamanın altında dildosu ile kendini tatmin etmiyordu. Bu bir rüya olmalıydı.Gözleri bana doğru döndü ve uyanık olduğumu fark etti.”Ay!” dedi bacaklarını toparlayıp, oyuncağı kapatarak. “Uyuduğunu düşünmüştüm.””Uyuyordum ama…” dedim rüyadaymış gibi. “Sanırım artık yatağıma gidip seni yalnız bırakmalıyım…””Yoo. Yoo. Gitmek zorunda değilsin” dedi çabucak. “Bunu daha sonra da yapabilirim.” diyip dildosunu masanın üstüne bıraktı. “Ben sadece… Anlarsın ya…” dedi. Gözleri sanki gitmemem için bakıyordu. Kesinlikle yatsam da bir süre daha uyuyamayacaktım. Gözümle gördüğümü, beynimin henüz algılayamayacağını düşünüyordum. Ama sikim benimle aynı fikirde değildi. Karanlıkla sikimin kalktığı belli olmaz diye rahattım. Zaten fark ediliyor olsa da umurumda değildi o an.Ağzıma biraz kuruyemiş atıp, Kola’mı yudumladım. Filmin bir sahnesine denk geldim. Anlamadan bakındım bir süre. Kızıma gizlice bakmayı durduramıyordum. Pijamasının üstünde meme uçları sertleşmiş halde gözüküyordu, pijamanın deseni gibi ama değildi.Ona bakmayı bırakıp televizyona baktığım sırada, onun da beni süzdüğünü anlayabiliyordum. Nasıl bir durumdaydık anlamakta güçlük çekiyordum.”Babacığım! Sana bir soru sorabilir miyim?””Tabii ki tatlım.””Ama bu biraz özel olacak.””Dinliyorum, sor.””En son ne zaman bir kadınla birlikte oldun?”Böyle bir sorunun gelmesini hiç beklemiyordum. “Hmm. Bir düşüneyim. Bir süre önce birisi ile buluştum ama ciddi bir şeyler olmadı.””Onu biliyordum” dedi. “Yani demek istediğim en ne zaman bir kadınla BİRLİKTE OLDUN?””Seks anlamında mı diyorsun?””Saftrik! Tabii ki seks anlamında diyorum.” dedi atkuyruğunun parçasını tutup omuzunun diğer tarafına savurdu. O anda yaptığı şey inanılmaz seksi gözüktü. “Hadi. Söylesene!””Bu seni ilgilendirmez küçük hanımefendi ama bir kaç yıl oldu galiba. Hatta sanırım bir kaç yıldan da fazla.””Ee. Peki ne yapıyorsun bunun için?””Bilmem, hiç bu konu hakkında düşünmedim.””Ama hiç yapmıyorsan, anlarsın ya… azgınlık durumları?”Eğer zaten zeki birisi olsaydım çoktan bu konuşmayı bitirmiş olurdum.”Sanırım ben de herkes gibi yapıyorum.” o sırada aramızda duran seks oyuncağına bakmadan edemedim.”Yani bu durum hakkında neler yapıyorsun?”Bana ne sormaya çalıştığını anlayabiliyordum ama kesin net değildi. “Tam olarak ne demeye çalışıyorsun?!””Yani demek istediğim…” Nihal o sırada bir elini daire yapıp, işaret parmağını deliğin içine sokarak anlatmaya çalıştı.Gördüğüme inanamıyordum. Çok cesurca sormuştu ve istediği cevap için.”Benimle böyle konuşamazsın””Gıcıklık yapma. Herkes yapıyor bunu.””Zaten cevabını biliyorsan, bana neden ne yaptığımı soruyorsun?””Bilmiyorum.” Filme olan ilgisini tamamen kaybetmişti, arkada öylece oynuyordu film. “Son zamanlarda aklıma takılıyordu. Sormak istedim, sebebi yok.”Çok gerilmiştim; sikimin kalktığını görebiliyordu belki de. Bir tarafım da umarım görüyordur diye heyecanlanıyordu.”Eğer duymak istediğin buysa; ben de azdığımda çokça kez mastürbasyon yaparım.”Cümlemi bitiriken gözlerini kırptı “Çokça?””Senin kadar çok değil.”Kızım gülüp, saçının atkuyruğu kısmı ile oynadı. Kendini gizlemek için bir vücut diliydi bu.”Bana aldığın oyuncağı çok seviyorum.” ve dildosunu alıp, onu göğsüne bastırıp sarıldı. “Yani her gün boşaldığını söyleyebilir misin?”Kendimi tutayıp, güldüm… Asla vazgeçecek gibi gözükmüyordu. İtiraf etmeliyim ki; onun böyle konuşmasından çok zevk alıyordum. Artık ereksiyon olmuş sikim, pantolonumu olabildiğince zorluyordu.”Her gün değil.” Bu kadar dürüst cevaplar vermek doğru muydu bilmiyordum. “Ama her gün olmasa da iki gün de bir diyelim.””Ben her gün yapıyorum. Sinan’la çıkarken bile her gün yapıyordum. Sence ben de bir gariplik mi var?””Yani bir gariplik var tabii ama bundan dolayı değil.” cevaplarımı verirken ağırdan alıp, sakince yanıtlıyordum. Böylelikle ne kadar azdırdığını anlayamayacaktı.”Bazen bunu beni saplantılı, bağımlı gibi yaptığımı düşünerek endişeleniyorum.” dedi elindeki dildoya bakıp dalarak. “Eminim ki sen de benim yaşımdayken benden daha yapıyordun.””Sanırım daha fazla yapıyordum. Ama bunlar annem-babamla konuşacağım şeyler de değildi.” Konuşmayı güvenli alana çekmeye uğraşıyordum beyhude çabalarla.”Ama ben bu durumdan dolayı çok memnunum. Yani bunları oturup konuşabildiğimize.” dedi ve kanepeye doğru geri uzandı. “Yani aramızda büyük sırların olmaması güzel bir şey. Sen de öyle düşünmüyor musun?””Sanırım. İletişim her zaman önemlidir.” Kızımın bu kadar doğru ve düzgün konuşması karşısında çok rahatsız hissettim.Bir elinde dildoyu tutuyordu. Kalçalarına doğru yatırdı. Diğer eliyle de yumuşak dokunuşlarla dildonun kıvrımlarının üzerinden geçiyordu. Ağzım kurumaya başlamıştı ve nefes alıp-verişlerim hızlanıyordu. Elini hafifçe dildoya doğru sardı ve yavaşça aşağı-yukarı doğru hareket etmeye başladı.”Erkek olmak keyifli bir şey olmalı ve bir penis sahibi olarak” diye mırıldandı. “İstediğin zaman tutup kavrayacağın bu kuvvetli-sert şeye. Sen de böyle düşünüyor musun babacağım?”Bunu bana neden yapıyordu ki? Tatlı, masum kızımı asla baştan çıkarıcı birisi olarak düşünmemiştim. Ama geldiğimiz nokta tamamen buna evrildi. Benim üzerimde nasıl bir etki bıraktığının farkında mıydı? Tanrım aklıma mukayyet ol!”Yani dediğini hiç bu açıdan düşünmemiştim ama sanırım güzel bir his.” dedim yutkunarak ama ağzıma hala kuruydu. “Ama kadın olmanın da avantajları var.”Elindeki dildosunu yavaşça sallayarak, dediklerimi düşünüyordu. “Bir kız olmaktan memnunum” dedi ve tek elini bacağından, bacak arasına doğru süzdü. Çizgiyi geçip-geçmeme arasında gidip geliyordu. “Hiç erkek oğlun olsun diye dilemedin mi?””Asla!” diye içten bir şekilde cevapladım. “Sensiz bir hayatı hiç düşünemiyorum tatlım. Hiç bir dileğim senin gibi kızım olmasından daha iyi değil.”Bir şey demedi ama dediklerimi işitmekten memnun olduğunu biliyordum. Dediklerimin her kelimesini kelimesine arkasındaydım. Nihal, her sabah yataktan kalkıp-uyanmam için bir sebepti. Evliliğimden iki sene sonra olan kötü şeyler için toparlanmaya cesaret etmemin nedeniydi. O benim dünyam, hayatımdı. Ona dünyaları verirdim, canımı feda ederim.”Üzgünüm babacığım. Sanırım bugün biraz garibim.” Daha sonra ne diyeceğini düşünürken oyuncağının ucunu çenesine yasladı. “Sadece seninle her şeyi konuşabileceğimi hissediyorum. Sana anlattıklarımın yarısını başkasına anlatsam bana yaratıkmışım gibi bakarlardı.”Benden onay istermişçesine bana bakıyordu. Yapabileceğim tek şey; kocaman açılmış olan gözlerine bakıp gülümsemekti. Dünyadaki hiç bir şey kızımdan daha değerli değildi ve olamayacaktı. “Ne düşündüğün, ne yaptığın ve ne hissettiğin benim için fark etmez. Benim için asla bir yaratık olmayacaksın. Ben seni, sadece sen olduğun için seviyorum.”Ben de seni çok seviyorum babacığım” dedi ve farkında olmadan elinde duran dildonun başını öptü.Aniden kalkıp yanıma doğru gelip. Sikimin kalktığını gizlemek için doğruldum. Boynuma sarıldı ve yanağımdan öptü.”Bu film baştan sıkıcı olduğu beliydi zaten.” dedi kışkırtıcı bir şekilde dildosunu karnına vurdu. “Odama gidicem, mastürbasyon yapıp-uyuyacağım. Sen n’apıcaksın?””Ben de aynı, sanırım…”Gülümsemesi büyüdü.”İyiymiş” dedi. Gitmeden önce bacak arama doğru bir bakış atarak; “Onunla iyi eğlenceler babacığım.”Odasına gittiği anda vibratörünün vızıldamasınu duymuştum. Kesinlikle benimle bilerek dalga geçiyordu. Odasının kapısına doğru yaklaştım ve pantolonumun içinde zonklamaya başlamış sikimi çıkarıp, deli gibi asılmaya başladım. İnsanın çocuğu ile cinsellik konuşması-öğretmesi filan normal bir şeydi fakat bu bahsettiğim durumdan başka bir durumdu; rezalet bir şeydi olan…Nihal’in kafasında ne tür hinlikler vardı bilmiyorum ama her ne planlıyorsa benim ondan daha önde olmam lazımdı. Ben sorumluluklarının bilincinde bir ebeveyn ve yetişkindim. Sorumluluklarımı kontrol altında tutmak gerekiyordu. Çünkü kızımın meraklı olması, aramızdaki ilişkinin sınırlarını zorlaması benim iğrenç arzularımın ortaya onun değil, benim sorunumdu. O benim kızımdı ve hepsi bu…Saçma sapan bir şey yapmadan önce direkt yatağa girmeye karar verdim. Yatak odama doğru giderken kapımın kenarında bir şey gördüm. Yaklaştıkça anladım ki; kızımın külotuydu. Yerden aldım ve elime aldığımda hala sıcak olduğunu fark ettim… ve hala nemliydi…Sanırım yanlışlıkla düşürmüş olmalıydı. Ama neden yatak odasında değil de koridorda çıkarmıştı? Cevabı apaçık ortadaydı fakat ısrarla kabul etmek istemiyordum. Pembe renkli pamuklu kumaşı burnuma doğru yaklaştırıp, derin bir nefes aldım…Basit, anlamsız bir kaza…***Nihal ertesi sabah benden önce uyanmıştı, bu pek rastlanır bir durum değildi. İç çamaşırı yatağımın yanında duruyordu. Gece onunla birlikte iki kere asılmıştım ve bir kere daha yapmayı düşünürken, kendime engel oldum. Yataktan kalktım sakarya escort ve banyoya gidip, kirli sepetini açtım. Üst tarafta kızımın kirlileri duruyordu, altta ise benimkiler. Külotu benim pantolonlarımın arasına sıkıştırıp görmemesini sağlamak için gizledim.Onları önceden yıkayıp, kızımın dolabına yerleştirmeliydim. Çünkü babasının bu kadar aciz duruma düşüp, sapkın şeyler yapıp, iç çamaşırlarına attırdığını görmemesi lazımdı. Altıma bir eşofman ve üzerime de bir t-shirt geçirdikten sonra kahve kokusunu takip edip, mutfağa doğru yöneldim. Nihal mutfağa doğru geldiğimi görünce sıcacık bir gülümseme ile beni selamladı. Altında gri, dar bir eşofman giymişti. Üstüne de eski-püskü ve içinde sütyen olup-olmadığı konusunda kuşku bırakmayacak bir t-shirt giymişti. (-ki giyinmemişti) Biraz daha yakınlaşıp, dikkatle izlesem meme uçlarının pembe çevresine göreceğime emindim. Ama bakmamak için elimden geleni yaptım.”Günaaaydın babacığım!” dedi ve gelip yanağımdan öptü. “Kahvaltı hazırlıyorum. Sen özel bir şey ister misin?Sahanda sucuklu yumurta ve tost… Ne dersin?””Kulağa güzel geliyor canım.”Altındaki şey ona çok küçük gelmişti. Çok sıkı gözüküyordu. Küçük poposunun her kıvrımı belli oluyordu. Tek belli olmayan ya da göremediğim şey külot izleri idi. Yani kasti olarak beni azdırmaya mı çalışıyor yoksa masumca davranışlar mı sergilediğine dair hiç bir fikrim yoktu. Beni etkisi altına alan kızımdan dikkatimi çekmek ve bir başka kontrolsüz ereksiyonu engellemek için masanın üstünde duran yeni gelmiş elektrik faturasına doğru uzandım.”Baba dün gece saçmaladığım için özür dilerim” dedi Nihal yumurtaları tavaya kırarken. “Çok garip bir ruh halindeydim.””Özür dilenecek bir şey yok…” dedim elimde boş boş baktığım elektrik faturasını masaya bırakırken. Gözlerimi tekrar kızımın kalçalarına gelmeden, dikkatimi çekecek başka bir şeyler aradım kitlenmek için.Ekmek kızartma makinasının içindeki bir kaç dilim ekmek çıktı. “Bana katlandığın için teşekkürler.” Buzdolabından tereyağını çıkarıp, masaya koydu. Meme uçları inanılmaz bir şekilde t-shirt’ünün altından gözüküyordu. Muhtemelen buzdolabından tereyağı alırken soğuktan dolayı uyarılmıştı, bir dakika sonra kendiliğinden söneceklerdi. “Seninle her şeyi konuşabilmeyi çok seviyorum bu konuda çok şanslıyım.””Ben de tatlım.” diyerek karanlık dürtülerimden uzaklaşmaya çalıştım.”Başka hiç bir babanın kızına nasıl boşalacağı hakkında destek vereceğini hiç sanmıyorum.” Cümlesini bitirdikten sonra nasıl bir reaksiyon vereceğimi kontrol için yüzüme baktı.”Belki de hiç bir babanın, dildosunu çantasında taşıyıp-gezdiren kızı yoktur.”Utanarak suçlu bir şekilde gülümsedi. “Yeni arkadaşımı bu konunun dışında tutalım.”Nihal omletleri tabaklara koydu ve tost makinasından tostları alıp karşıma oturdu. Portakal suyundan bir yudum aldı…”Lezzetli gözüküyor!” dedim zahmet edip bana kahvaltı hazırladığı için.”Sana bir şey sorabilir miyim?””Yavaş ol kızım… Bu da özel sorulardan birisi diye düşünüyorum, yoksa izin istemezdin.”Gözlerindeki bakış şüphelerimi doğruluyordu. “Geçen gece… biz konuşurken… sen ereksiyon mu oldun?”Neredeyse ağzımdaki yumurta boğazımda kalacaktı. “Ne? Nasıl? Ne diyorsun sen?””Sadece merak ettim.” Bana doğru peçete uzattı. “Yani önemli bir şey değil. Cevap vermek zorunda değilsin. Merak ettim yani öylesine. Öyle gözüküyordu çünkü ben de merak ettim sorayım dedim.”Yemeğime bakarken, kızımın öne doğru eğilip dikkatle cevap beklediğini hissettim. Yani ne duymak istiyordu biliyordum ama onu cesaretlendirip, istediği cevabı vermemeliydim.”Evet” diye itiraf ettim. “Olmuş olabilirim…”Gözleri heyecanla büyüdü ve karşılık vererek; “Peki neden sertleştin?””Bilmiyorum. Bazen erkekler böyle sebepsiz şey olur.” Korkmaya başlamıştım ve o da bunu fark etmişti. “Muhtemelen dildona dokunma şeklinden ya da belki de mastürbasyon hakkında olan tüm konuşmadan dolayı…””Babacığım var ya şu an çok tatlısın!” diyip elime doğru uzanıp, kavradı. “Bu konuda benden utanacak bir şey yok. Yanımda sertleşirsen benim için problem yok. Erkeklerin genelde böyle şeyler yaşadığını biliyorum, artık küçük bir kız değilim.””Hayır, bence de kesinlikle değilsin.””Yani demem o ki; bunca zamandır ben de azmış bir şekilde geziyordum. Yani senin de hiç azmıyormuş gibi rol yapmanın da anlamı yok.” Meme uçları tekrar sertleşmiş ve t-shirtünün üstünden belli oluyordu. Bu sefer soğuk havadan dolayı olmadığı aşikardı. “Vücutlarımızın reaksiyonlarını birbirimizden gizlemenin hiç bir anlamı yok. Aynı evde yaşıyoruz. Olağan şeyler… Değil mi?”Konu daha fazla ileri gitmeden önce, sakinleştirici bir şey söylemem gerektiğini hissettim.”Bak tatlım benim! Seninle muhteşem bir ilişkimiz var ve bunu bozacak hiç bir şey yapmak istemem. Yani birbirimizin cinsel hayatı hakkında bu kadar açık olmamızın iyi bir fikir olduğunu düşünmüyorum.” Elini kolumda ufak sıktığını hissettim.”Soruların ve sorunların varsa tabii ki paylaşabilirsin. Ama senin baban olarak çok fazla detaylı şey paylaşmanın çok uygun olduğunu hissetmiyorum.”Kalbim hızlı atmaya başlamıştı ve midemde ufak bir sıkışma hissettim. Söylemem gerekene her şeyi söylüyordum ama ağzımdan çıkan her lafa lanet ediyordum. Sözlerimi dikkatle dinlerken yüzündeki o parlak ışığın söndüğünü gördüm. Cesur ve güçlü bir kadın gibi gülümseyerek kolumu okşadı.”Tamam. Sanırım mantıklı olan bu. Off! Kahveni unuttum!” Ayağa kalktı ve bana bir bardak filtre kahve doldurmaya gitti. “Dediğim gibi son zamanlarda değişik bir haldeydim. Her şeyi unut ve normalde nasılsam öyle davranalım.” diyerek kullandığım kadar şeker ve sütle kahvemi uzattı bana.”Senin üzgün olmanı hiç istemiyorum bal peteğim. Seni üzecek-acıtacak ya da aramızdaki güzel ilişkiyi bok edecek şeyler yapmak istemiyorum. Hepsi bundan ibaret.””Üzgün değilim” diye cevapladı kendi dediğine kendi inanmayacak şekilde. “Bence sen kızın isteyeceği en ama en iyi baba sensin!” Başını boynuma doğru koyup, kocaman sarıldı. “Seni çok seviyorum babacım!””Ben de seni çok seviyorum tatlım” diyerek ben de ona daha sıkı sarıldım.Normalde sarıldığından daha uzun bir süre sarılmıştı. Ağlamayıp-ağlamadığına bakmak istedim ama sevgilisinden ayrıldığında bile neşeli ve şen bir kızdı. Red edildiğini ve yaşadığı hayal kırıklığını bana göstermemek için her şeyi yapıyordu biliyordum. Söylediklerim için kendimi kötü hissetmemem için mutlu gözükmeye çalışıyordu. Bu tavrını çok seviyordum ama yine de üzülmüştüm ve kendimi kötü hissetmiştim.***İleri ki bir kaç gün kazasız-belasız geçmişti. Nihal ve benim aramda gözle görülür bir gariplik vardı ama yakında geçeceğini biliyordum. Kızımla ilgili şehvet dolu düşüncelerimi minimumda tutuyordum o da kendisini daha uygun şekilde tutuyordu.Çamaşır odasına girdiğim zamana kadar, bu soğuk rüzgarın geçtiği için rahatlamıştım.Çamaşır sepetini açtığımda Nihal’in külotunun pantolonlarımın arasında sakladığımı hatırladım. Teker teker baktım ama bulamamıştım. Bütün sepeti boşaltıp, tane tane incelemiştim ama hala ortada yoktu. Her şeye ikişer kere tekrar dönüp bakmıştım ama kesinlikle yoktu! Nereye gitmişlerdi lan?!Mideme tekrar acı sancı hissi geldi. Nihal’in yatak odasına gittim. Voleybol idmanındaydı ve en aşağı bir saat daha gelmezdi. İç çamaşırlarının olduğu çekmeceyi açıp baktım ama orada da yoktu. Sepetini umutsuz bir şekilde tekrar kontrol ettim. Çekmeceleri tekrar kapattım ve korktuğum şeyin başıma geldiğini anlamıştım.Birden yastığının yanında mor dildosunu gördüm ve yanında dildoya sarılmış odamın önünde düşmüş olan külotu gördüm. Hala kirli şekilde duruyordu! Attırmış olduğum şekilde duruyordu ve açıkça lekeler belli oluyordu. Yani külotunu odama götürdüğümü ve boşaldığımı anlamamasının imkanı yoktu. Üstelik de birden fazla yapmıştım!Bu beni olabildiğince aşağılanmış hissettirdi. Külotu oradan alıp, günahlarımın kanıtlarını temizlemek istemiştim. Ama yaparsam da odasına girip, eşyalarını karıştırdığımı da anlardı.Bu ne anlama geliyordu? Acaba bunu bana karşı kullanıp, şantaj yapmayı mı düşünüyordu. Bir gün geç gelmek için izin istediğinde, arkadaşlarıyla bir gün dışarı çıkıp barda içip,eğlenmek için istediğinde izin istediği zaman red ettiğimde acaba kirli çamaşırını bana doğru sallayıp tehdit mi edecekti? Artık bir baba otoritesini nasıl sağlayacaktım? Sadık bir köpek gibi ne derse kabul mi edecektim?Her şeyi olduğu gibi bırakıp, belirsizlik içinde odadan çıktım. Ne yapacağım hakkında hiç bir fikrim yoktu dolayısı ile hiç bir şey de yapamadım. Belki de her şey tahmin ettiğimden kötü değildi ve her şey kendiliğinden çözülüp, nihayete erecekti. Pek olası değildi ama yine de bir umut vardı.Nihal idmandan eve gelip, dosdoğru duşa girmişti. Duştan çıktığında, baldırlarını bile zar-zor kapatacak bir şekilde havlusuna sarılıp direkt salona geldi. Mor arkadaşı da elinde duruyordu.”Babacağım fazla pilin var mı? Sanırım bunun pilleri zayıfladı.””Ne kadar çabuk?”Omuzunu kaldırdı ve utangaç bir şekilde güldü. O edepsiz kız yine geri dönmüştü.Benimle birlikte mutfağa kadar geldi ve pili ona verene kadar sabırsızca bekledi.”Sen koyar mısın pilleri?” diye oyuncağını bana uzattı ve uzattığı gibi de geri çekti. “Ay! Bekle… Son kullandığımdan sonra yıkamamıştım.” dedi ve dudaklarını baştan çıkarırcasına ısırdı ve güzel-iri gözleriyle bana baktı. “Ee. Bunun senin için bir sakıncası yok değil mi, Babacığım?”Tekrar dildosunu bana doğru uzattı. Kızımın içinden çıkan kurumuş suları ile kaplı olduğunu bilerek elime aldım. Bu kız çok üçkağıtçıydı! Kendisi gayet yapabileceği bilmeme rağmen itiraz etmeden pilleri takıp, geri verdim. Oyuncağı aldı ve beklemeden açtı.”Vay be! Böyle daha güzel oldu” diyerek yapay sikini çenesinden dudaklarına tutarak, oyuncağın başına dokundu ağzı ile. “Bütün gün boyunca bu anı bekledim” diyip döndü odasına doğru gitti. “Yarım saate görüşürüz.”Giderken arkasından kalçalarına bakakaldım. Eminim ki; giderken kalçalarını bana inat daha da sallayarak yürümüştü. Tekrar odasının kapısına gidip, onu dinleyip asılamazdım.Külot ondaydı. Elinde koz vardı. Onun benimle oynamasına izin verecektim. Ben olgun bir insandım. Ayrıca onun babasıydım. Evet, bir zayıflık yapıp saçma sapan bir şey yapmıştım ama bu konuda benden üstün olmasına izin vermeyecektim.Tek yapmam gereken onun tahrik etmek için yaptığı provakasyonları görmezden gelecektim ve o da benden bir adım gelmediğini görmedikçe zayıf düşecek, vazgeçecekti yaptıklarından.***Önümüzdeki bir kaç gün boyunca çok sağlam durdum. Hiç ödün vermedim. Ama o buna rağmen dildosunu evin her yerinde rastgele görebileceğim şekilde bırakıyordu. Beni devamlı deniyordu. Benimle uğraşmak için devamlı şansını deniyordu. Nihal evin içinde devamlı oradan oraya dolanıyordu. Altında sadece külot vardı. Gece boşaldığım külotu giymişti ve onu yıkamadığına, o şekilde giydiğine emindim. Ertesi gece ise salondan odama doğru uyumaya giderken, odasından gelen vızıltı kulağıma geldi ama normalden daha gürültülü şekilde. O anda anladım ki, Nihal odasının kapını tamamen kapatmamıştı.Sesi dinlemek için odamın kapısının kulpu elimde kalmış bir şekilde bir süre kalakaldım. Yaptığı şeyin yanlış bir tarafı yoktu. Belki kendisi bile farkında değildi kapının açık olduğunu.Ama eminim ki farkındaydı. Fantezilerinin daha iyi olması için mi uğraşıyordu? Ama bazı fanteziler gerçek hayatta uyarlandığında düşündüğünden daha iğrenç olabilirdi. Bunu anlayamıyordu.Yatak odasından dışarıya doğru yumuşak bir inilti geldi.Dizlerim çözüldü ve nefsim de çözüldü. Her şey çözülmeye başlıyordu. Bunun üzerinde çok düşünmüştüm. Bu şeyleri artık aklımdan çıkarmam ve yaptığı provakasyonlardan keyif almamam gerekiyordu. Yakında kadın gücünü üzerimde işe yaramayacağını anlayacaktı. Sabır! Sabır! Ben onun babasıyım!Sessizce ve anlaşılmadan odama girdim. Ve uyumadan önce iki kere asılıp, boşaldım.Ertesi gün çok işim vardı ama çalışmam imkansızdı. Kızımın hareketlerini, davranışlarını düşünmekten işime konsantre olamıyordum. Onun bu ahlak dışı davranışlarını durdurmalıydım. Bu akşam yine bu tarz bir harekete geçmeye çalışırsa, onunla yüzleşecektim. Hoş olmayacaktı belki ama ebeveyn olmak sorumluluk getirir ve güç bir durumlarla bazen yüzleşmek gerekirdi.Yani böyle düşünmeme rağmen o gece Nihal adeta örnek bir evlattı. Futbol maçı izlemek, akşam yemeği, ev işleri ve yaşlı babası ile TV başında bir şeyler izlemek. Uygunsuz bir durum yok, cinsel, erotik hiç bir ima dahi yok.Kıyafetlerinde bile ufak bir dekolte dahi yoktu. Belki bir sorunu daha hallettmiştik. Artık rahatlamıştım iyice. Ta ki; yatak odamın kapısını çalıp-beni uyandırana kadar.”Nihal? Kızım?””Evet, benim.” diye fısıldadı odama girerken. “Uyuyamıyorum.” dedi ve esnedi. Komidinin üstünde duran telefonuma uzanıp, saati kontrol ettim. Saat gece 02:00’yi gösteriyordu. O sırada yorganın altına girip, yanıma sokulduğunu hissettim. “Sorun nedir?” diye uykulu bir şekilde sordum.”Bilmem, hiç bişi.””Ee o zaman neden gidip tekrar uyumayı denemiyorsun?” diye sorarken gözlerimin kapanıp, tekrar uyuyacağımı hissettim.”Babacığım? Bana kızgın mısın?””Hayır. Sana kızgın olduğumu neden düşünüyorsun?””Sanki benden kaçıyormuşsun gibi hissediyorum. Yani tam olarak kaçıyormuş gibi değil de ona benzer bişi.””Ne demek istediğini anlamıyorum tatlım ama sana kızgın değilim.” Uyumamaya çalışarak, kendimle savaşarak mantıklı cümleler kurmak için kelimeleri zorlukla seçiyordum.”Yani üzgün gözüküyordun belki de üzgündün çünkü çok fazla seks hakkında konuşuyordum.””Üzgün değildim, gerçekten. Daha çok endişelendim diyelim.””Ne için?” Kolunu bana değene kadar yaklaştırdı.”Seninle konuşmamam ya da yapmamam gereken şeyler hakkında…” Gözlerimi açık tutamıyordum artık.”Külotuma ne olduğu gibi mi?””Hı?” Bu dediği beni biraz uyandırdı.”Ne dediğimi anladın.” Sesi çok kısık ve karanlıkta baştan çıkarıcı geliyordu. “Külotuma nasıl boşaldığın gibi? Boşaldın değil mi? Hı?””Şey. Yapmad… Gördüğün… Yanlış anlamışsın…” Kafamı toparlamaya çalışıyordum ama her deneyişim başarısızlıkla sonuçlanıyordu.”Tamam Babacağım, sorun yok. Burada bir sorun görmüyorum.” Bana doğru iyice sokuldu. “Sadece öyle bir şey yaptıysan, yaptım de.” Daha da yaklaştı ve sıcacıktı… “Yaptın mı?”İnkar etmenin hiç bir anlamı yoktu. Zaten her şeyi biliyordu. “Evet. Özür dilerim. Bunu yapmamalıydım ama…””Babacığım açıklama yapmak zorunda değilsin. Anladım.” Parmakları kolumda geziyordu. “Bir kadınla beraber olalı uzun zaman oldu, artık bir şeyler yapmalısın.””Böyle bir şey yapmam doğru değildi.” Bu noktada artık onu yatağına, yatak odasına geri göndermem gerekiyordu. En azından ondan uzaklaşmalıydım. Ama ben n’aptım? Bana yakın kalmasına ve bana dokunmasına izin verdim. İkimiz de neredeyse bir dakikaya yakın hiç konuşmadık. Kızımın sesini duyuyunca sanki tekrar rahatlıyordum.”Babacığım? Mastürbasyon yaparken ne düşünüyorsun?”Kendimi bir anda cevap verirken buldum, sanki hipnotize olmuşum ve transtaymışım gibi. “Sanırım genel şeyler. Kadınlar… Fanteziler…””Beni hiç düşündün mü mastürbasyon yaparken?”Uykulu halimi kullanıp, sanki uyukluyormuş gibi yapıp cevaptan kaçınıyordum.Nihal cevap bekledi ama bir ses gelmediğini anlayınca “Çünkü ben bazen seni düşünüyorum. Özellikle son zamanlarda dildomu kullanırken…”Rüyada mıyım değil miyim emin değildim. Daha demin duyduğumu sandığım şeyleri gerçekten mi duymuştum?!”Tatlım, bekle? Ne?””Üzgünüm babacığım ama buna çare bulamadım. Mastürbasyon yaptığımda bazen seni düşünüyorum.” Elini göğsüme doğru yavaşça koydu. “Aslında, çoğu zaman düşünüyorum. Sence bunu yaparak iğrenç bir insan mı oluyorum?””Hayır” dedim panikle. “Hayır ama anlamıyorum…””Yaklaşıp bir yıl kadar önce başladı bu durum. Sen duştayken acilen bir şey almak için içeri girdim. Camın arkasında duş alıyordun, her yer buğulu idi ve bakmamaya çalışıyordum ama ellerinin hareket ettiğini gördüm, aşağıya doğru…”Daha da yaklaştı ve kalçamda sert bir şey hissettim. “Daha önceden böyle bir şeyi düşünmüyordum. Ama seni duşta mastürbasyon yaptığını gördükten sonra, bunu aklımdan çıkaramadım. Anne-Baba ile seks yapma fikrinin bile iğrenç bir şey olması gerektiğini biliyorum ama sikine böyle dokunduğunu düşünmek, çok azdırıcı bir şey…”Sevgili kızımdan böyle şeyleri duymaya hiç hazır değildim. “Bir şeyler sanki beni dürtüyor” diye şikayet ettim. “Nedir o?””Aa. Özür dilerim” Aramızdan çekti ve “Benim dildomdu.””Neden onu buraya getirdin?” Bu durum giderek gerçek dışı olmaya başlamıştı.”Gerçekten bunu demek istemezdim ama her ihtimali düşünüp getirdim.””Her ihtimal derken?”Nihal’in eli göğsümden karnıma doğru iniyordu. Orada ellerini tutup, durdurdum. Daha da aşağı inmesinden korkuyordum.”Babacığım, külotuma boşaldığında beni mi düşünüyordun? Bana gerçeği söyleyebilirsin. Eğer yaptıysan sorun yok.”Ağzımı tutmalıydım. Boş boğazlılık edip, ona istediğini verdim.”Evet.” sesim içimdeki korku ile birlikte büzülerek çıkmıştı ama aynı zamanda sanki omuzumdan bir yük kalkmıştı. “Evet tatlım. Külotunla mastürbasyon yaparken seni düşünüyordum. Son zamanlarda evin içinde nasıl yürüdüğünü, bacaklarını ve sütyen takmadığını. Dildonu kullanırken ve o sırada ne kadar seksi bir kadın olduğunu düşünüyordum.” Karanlıkta gülümsediğini duyabiliyordum. Tam olarak duymak istedikleri buydu ve istediğini aldı.”Yani sanırım bu ailedeki tek sapık ben değilmişim.” dedi kalbimi ısıtan bir gülümseme ile.Yanakları omuzumda durarak bir kaç dakika sessiz kaldık.”Babacığım, şu anda sikin kalkık mı?””Ne kadar edepsiz-ayıp bir soru. Biliyorsun zaten cevabı.””Benim amım da çok ıslak.”Kızımdan ilk defa -amım- diye bir kelime duymak cümle içinde, beni şok etmişti. Artık sikim, donumdan fırlayacaktı. Bu durumun bu kadar ileri gitmesine ben izin vermiştim!”Tatlım belki de arkadaşınla birlikte tekrar kendi yatağına gitmelisin.””Hayııır.” diye sızlanıp daha da sıkı sarıldı. “Lütfen yanında kalmama izin ver.””Tamam ama sadece bu şekilde konuşmayacağına söz verirsen.””Söz.” dedi omzumdan öperek. “Penisini kaldırdığım için özür dilerim babacığım. İyi geceler. Seni seviyorum.””Ben de seni çok seviyorum, tatlım.”O anda sikimi çıkarıp deliler gibi asılmak isterdim ama yapamazdım. Dürüst olmam gerekirse eğer yapsaydım Nihal bu durumdan memnun olurdu eminim. Ama onun orada tek yapmak istediği şey beni azdırmaktı.Acayip fazla azgın bir kızdı. Benim bir şey yapmaya kalkışma riskini alamayacağımı bildiği için, güvenle istediği şekilde benimle oynuyordu. Ya da belki de giderek kötüleşen durumu kendimce yumuşatmak için böyle düşünüyordum.Nihal sessizce yanımda bir süre durdu. Kendi kızım olsa dahi yatakta bir kadının olması beni iyi hissettirdi. Ona dokunup, tutmak istedim ama cesaret edemedim. Sabah olunca bu konu üzerinde artık ciddi ciddi düşünmek zorundaydım. Beynim o sırada düşünmek için çok karışık ve şaşkın durumdaydı. Derin uykuya dalmam pek uzun sürmedi ve uyuyakalmıştım.Birden uykudayken yatağın hareket edip, sallandığını hissettim. Bir şey sanki hareket ediyordu. Oda çok karanlıktı. Belki de Nihal kalkıp odasına gidiyor diye düşündüm. Ama hayır hareket hala devam ediyordu. Çok hafif bir şekilde sallanıyordu. Ritmik bir şekilde… Kahretsin… Hayır!”Nihal? Kızım ne yapıyorsun?!””Özür dilerim babacığım, kendime hakim oladım…””Sen…?””Dildomu kullanıyorum evet. Bana aldığın dildoyu babacığım. İhtiyacım olan şey şu anda bu.”Vibratörün vızıltısını duymamıştım ama yatağın hareketinden anlaşılıyor ki şüphesiz doğruyu söylüyordu.”Nihal… Kızım… Bunu yapmamalısın. Biz böyle şeyler yapamayız.””Tamam babacığım. Gerçekten çabucak boşalacağım. Sonra iyi olacağım, geçecek. Söz veriyorum.”Artık hareketlerini kısıtlamıyor, rahat hareket ediyordu. Kızım bariz bir şekilde yatağımda, benim yanımda mastürbasyon yapıyordu. Bir ebeveyn olarak nerede yanlış yapmıştım da bu yüzü bulmuştu?”Şu anda mastürbasyon yapıyorum babacığım.” dedi nefes nefese. “Senin de benimle birlikte yapmanı istiyorum. Hadi babacığım benimle birlikte boşal sen de.”Artık ıslak amına soktuğu dildonun her girişinde çıkardığı ses çok net belli oluyordu. Yapış yapış ıslanmıştı ve sesini bariz bir şekilde anlıyordum.”Yapma…” diye güçsüz bir şekilde yalvardım.”Bunu çok istediğini biliyorum.” Ufak bir inleme sesi geldi. “Sikinin benim için kaldırdığını biliyorum. Hadi benimle birlikte mastürbasyon yap babacığım. Hadi benimle birlikte boşal sen de. Rahatlayacaksın.”Dediklerini red etmek istedim. Doğru karar verebilmek için güçlü olmayı çok isterdim. Olmam gereken bir baba olmayı çok isterdim. Bunun yerine ben naptım? Kızımın ergenlik çağrısına teslim oldum.”Bunu aşırı derecede istiyorum” dedi Nihal. “Hadi sikine dokunmaya başla babacağım. Benimle birlikte mastürbasyon yap hadi!”Pijamamın altına elimi soktum ve hazır bir şekilde ereksiyon olmuş sikimi elime alıp, tuttum. Yıllardır bir şey için bu kadar zorlanmamıştım. Adi bir sapık gibi davranıyorum ama kendimi durduramadım. Tam yanımda kendini tatmin ediyordu ve ona katılmam için bana yalvarıyordu.”Yapıyor musun?” diye sordu karanlığın içinden. Nihal yatağı durmaksızın sallıyordu.”Evet” ağzımdan çıkarabildiğim tek ses buydu.”Off” diye inledi. “Buna inanamıyorum. Gerçekten hayalim gerçek mi oluyor? Cidden yapıyor musun? Asılıyor musun babacığım?””Evet yapıyorum.” Kendimi daha kasarak sikimi daha da sıkı tutmaya başladım ve kızımla birlikte ahlaksız-uygunsuz-utanç verici işimize devam ettim.”Nasıl? İyi hissetirmedi mi?” İkimiz de üstümüzdeki yorgandan kurtulana kadar yorganı tekmeledi. Şu anda yanımda görmem gereken her yerini görüyordum ve bu hayal kurmam için yeterliydi.”Şu anda çok azgınım!”Yorgan üzerimizden gittiğinde Nihal’in mastürbasyon yaparken amından gelen kokusu burnuma gelmeye başlamıştı. Külodunu koklarken az da olsa kokusu geliyordu ama bu şekilde tamamen bambaşka bir şeydi. Uzun yıllardır bir kadının kokunu böyle almamıştım. Artık kötü şeyler yapmak istiyordum dayanamıyordum. Ama bu yapacağım şeyler hayatımın devamında çok pişman olacağım şeylerdi.”Gerçekten çok iyi hissediyorum” Nihal. Normalde yatak odasında hiç konuşmazdım. Ama onunla konuşmak bunları yaparken çok keyifli geliyordu. “Bunu seninle yapmamalıydım…””Devam et babacığım. Sakın durma. Yalnızca devam et. Evet…” Vücudunu bana doğru yakınlaştırdı. “Ben kendimi böyle becerirken sen de asıl daha da sert. Aynen böyle, devam et…”Kızımın ağzından çıkan cümlelere inanamıyordum. Çok şaşırmıştım ama bunları duymak beni daha da azdırıyordu. Bunları duydukça daha sert asılmaya başlamıştım.”Çok pis bir ağzın varmış, küçük hanımefendi!” “Buna engel olamıyorum. Bunu uzun zamandır seninle yapmayı bekliyordum. Dildomla kendimi becerdiğimde her gece senin sikini düşünüyorum babacığım. Sen de mastürbasyon yaparken benim amımı düşünüyor musun yoksa? Hı? Düşünüyor musun baba?””Evet, düşünüyorum. Allahım beni affet!” Işıkların kapalı olması benim için çok iyi bir şeydi, çünkü bu halde yüzümdeki utancı göremezdi. “Seni odanda yatağında bacaklarını açmış. Dildonu içine alıp, kendini becerirken hayal ediyorum. Ah! Lanet olsun böyle işe!”Büyük fantezisini gerçeğe dönüştürdüm, zaten ağzından çıkan zevk iniltisi de bunun göstergesiydi. “Boşaldın mı peki? Dildomu içime alıp kendimi becerdiğimi düşünüp boşaldın mı hiç?””Evet! Her gece seni düşünerek boşalıyordum!” Artık dayanamadım ve pijamamın altını çıkardım. Zaten karanlıkta bir şey göremiyordu boşu boşuna altımda durmasının ne anlamı vardı ki.”Biliyordum! İstediğim buydu zaten! ve şimdi… aaaah! eveeet! şimdiiii! ah! geliyorum! Kahretsin baba boşalıyorum! Aah! Boşalıyorum! Aa-aa-aa-hhh!”Vücudu kasıldıkça kasıldı ve yataktan havalandı kasılmaktan. Vücudu kasılıp-bükülmüş ve bana doğru eğilmişti. Küçük vücudu orgazm oldukça daha da kasıldı çığlık attı. Onun boşalma sesi beni iyice tahrik etmişti. Ben de dayanamadım daha da hızlanarak asılmaya başladım. Taşşaklarım iyice sıkılaşmıştı ve büyük bir patlamayla karnıma-göğsüme kadar boşalmıştım. Dişlerimi ve çenemi kasarak olabildiğince sessiz bir şekilde inledim ve inanılmaz bir şekilde rahatlamıştım.”Aman Allahımmm!” diye hırladı Nihal. “Bu inanılmazdı baba! Aynı anda geldik!” Nefes nefese kalmıştı. Konuşurken nefesi kesiliyordu. “Gerçekten şu anda birlikte mastürbasyon yaptık. Ne kadar mutlu olduğumu bilemezsin!”Bunları dedikten sonra boştaki elimi buldu ve sıkıca tuttu.Bu olanların hayatımda yaşadığım en iyisi seks deneyimi olduğunu iddaa edebilirdim. Ama aynı zamanda cinsel olarak ya da başka türlü hayatımdaki en utanç verici yaptığım şeydi de.Kızımın yanında boşalmıştım! Doğruluğu gösterip, güzel yetiştirip, ona rehberlik edip yanlıştan kaçınmasını göstermem gerekirken yaptıklarıma bak. Bu tehlikeli dünyada onu korumam gerekirken, ondan en son faydalanması gereken kişi ben olmam gerektiği halde. Orada sikim elimde, t-shirtümün üstünde döllerim parlarken göğsümden bacaklarına doğru bakıyordum. Dünyanın en aşağılık, en iğrenç insanları listesinde artık en başlarda olabilirdim.”Mutlu olduysan ne mutlu bana tatlım” diye fısıldadım.Bir süre sessizce durduk o halde, düşüncelerden düşüncelere koşuyorduk kafamızın içinde. Nefesi yavaş yavaş sakinledi ve düzelmeye başladı. Rahatlamış ve memnun bir derin nefes çekti.Az önce yaptıklarım hakkında düşünmemeye çalıştım. Kızımla sonsuza dek ilişkimizi değiştirecek çizgiyi aşmıştım. Bu affedilemez ve sorumsuzca bir davranıştı ama artık geri dönüp de yaptıklarımı değiştiremezdim. Olan olmuştu. Şimdi bu konuda yapabileceğim hiç bir şey yoktu. Bunun hakkında endişelenip, kuruntular kurmamın da bana bir faydası olmayacaktı. Sabah olunca bütün bunları düşünebilirdim sakin kafa ile.”Seni çok seviyorum baba!” diye uykulu bir şekilde mırıldandı. Koluma girerek, vücuduma sarılarak yattı. Yani öyle bir yere yatmıştı döllerim hep saçına gelmişti. Artık yatmıştı oraya yapacak bir şeyim yoktu. Pijamamı yukarı çekecek halim bile kalmamıştı.”Seni seviyorum” yüksek sesle söylediğimi düşünüyorum ama çoktan uyuyordum belki de.***Güneş daha doğmamıştı ki gözlerimi açtım. Taşşaklarımın üstünde bir ağırlık gibi bir el hissettim. Küçük, yumuşak ve ılık bir el. Uyku o kadar ağız geldi ki hiç bir şey yapamadan tekrar uyuya kaldım.Nihayet sabah uyandığımda kendimi yatakta yalnız bir şekilde buldum. Gece bütün olanların bir rüya olmasını istedim. Mükemmel erotizm dolu, rüya gibi bir fantezi… Kızımın yattığı yere doğru yatakta döndüm. Çarşafın o tarafı soğuktu. Belki de olanlar gerçek değildi. Çarşafta elimi aşağı yukarı gezdirerek bunun arzulu dolu bir düşünce olduğunu düşündüm.Nihal’in yattığı yerdeki büyük ıslak alan, gerçekten çok ama çok kötü bir şey yaptığımın kanıtıydı.Uyandığımda Nihal çoktan gitmişti. Akşam işten eve dönerken telefonuma mesaj atmıştı. Akşam arkadaşı Berna’da takılacağını ve akşam yemeğini onlarla birlikte yiyeceğini haber ediyordu. Eve döndüğünde saat çok geç olmuştu. Koridordan odasına doğru giderken tek dediği şey. “Eve geldim.” diye seslenmesiydi. Bir tersliğin olduğunu hissettim.Onu kontrol edip, iyi olup-olmadığını merak etmiştim ama onu kendi haline bırakmanın daha iyi olacağına karar verdim. Zaten konuşmak isterse yanıma gelirdi. Ama sorun şu ki; ben bu konudan konuşmaya emin değildim. Dün gece olanları düşünmeden edemiyordum. Gece olmadan, güneş daha meydanda iken her şey daha gerçekdışı geliyordu. Kızım ve ben aynı yatakta mastürbasyon yapmıştık. Yani bir şekilde karanlıktı kimse birbirini görmemişti ama buna rağmen olan olmuştu.Yaptığım şeyden, kendimi düşürdüğüm durumdan dolayı çok büyük bir utanç yaşıyordum. Karşımdaki hormonları ile hareket eden azmış bir gençti ama benim sorumluluklarını bilen bir yetişkin olmam gerekiyordu. Kızımın giderek artan hormonlarından ve hiperaktif cinsel dürtülerini emellerime alet etmiştim. Canavardan da canavar, aşağılıktan da aşağılık birisiydim.Ertesi günler hemen hemen aynı diğer günler gibi rutin bir şekilde geçmişti. Bu konu için benimle birlikte üzülmesine izin veremezdim. Onunla konuşmalıydım. O gece yatak odasının kapısına tıklayarak izin istedim.”Nihal?””Eveet.””Biraz konuşabilir miyiz?”Hemen cevap vermedi. “Bir saniye.” Bir şeyleri karıştırıp, saklıyormuş gibi bir ses geliyordu. “Tamamdır, girebilirsin.”Odadan içeri girdiğimde buram buram amının kokusu gelmişti burnuma.Altında kısa bir şort, üzerinde de bir t-shirt bacaklarını bağdaş yapmış yatağın üzerinde oturuyordu. Onun mor dildosu da komidinin üzerinde duruyordu. Yeni kullanıldığı anlaşılacak şekilde parlıyordu.”Ay pardon!” diye fırladı. Gözlerimle nereye baktığımı anlayınca ve oyuncağını yastığının altına sokuşturuverdi.Nihal’in yanakları kızarmış, meme uçları t-shirtünün altında sertleşmiş gözüküyordu. Kapısını çaldığımda yaptığı şeyde yanlış bir şey yoktu aslında.”Her şey yolunda mı?” diye etkileyici olabileceği kadar sakin bir şekilde sordum.”Evet, Tabii neden olmasın” diye yanıtladı. “Geçtiğimiz bir kaç gündür seni pek fazla göremedim.””Biliyorum. Koç günde iki idman yaptırıyor artı olarak Berna ile de okulda bilim dersi için proje ödevimiz var””Gerçekten hepsi bu mu?””Evet.” Dokunsam ağlayacak bir hali vardı. “Hayır.””Geçen gece olanlar için üzgün müsün?” diye sorarak yatağının kenarına oturdum.”Öyle denebilir sanırım.” Aşağı doğru bakıyordu, gözlerime bakmaktan çekiniyordu.”Ben de bundan korkuyordum.” Onu böyle görmek içimi parçalıyordu. “Her şeyden önce özür dilerim. Asla yapmamalıydım…””Bekle, hayır!” diye sözümü kesti. “Sen üzgün olmamalısın baba. Bütün her şeyi ben yaptım. Hepsi benim suçum. Burada özür dilemesi gereken kişi benim…””Hayır tatlım. Tam tersine hatta… Burada yetişkin olan kişi benim ve…””…ve aptal bir kaşar gibi davranan da bendim…” Cümlelerimi bitirmeme izin vermiyordu. “Bütün bu sapıkça düşünceleri kafamda kurdum. Uzun zamandır bişiler yapmadığını da biliyordum. Ben de bu durumdan faydalandım…””Benden faydalandın mı?” Hiç de öyle gözükmüyordu.”Azmıştım ve ne düşündüğümü bilmiyordum. İlk başta bunu düşündüğüm için bile tiksinmelisin ama seni istediğimi yapmaya zorladım.” Gözlerinden bir damla yaş aktı hızlıca. “Yaptığım şey gerçekten çok kötü bir şeydi. Beni bunun için asla affetmezsen şaşırmam. Hak ettim çünkü…””Ah canım benim…” ona doğru uzandım ve o da kucağıma doğru yaslandı. “Seni affedeceğim bir şey yok. Her şey yolunda, sıkıntı yok…”Başını iyice göğsüme gömdü ve ağlamamak için kendini sıktığını anlayabiliyordum. Onu sıkıca tuttum.”Yapmamamız gereken bir şey yaptık ama ben olmasına izin verdim. Olayı hala büyütüyorum belki ama demem o ki; birisinin hatası varsa o hata benim…””Böyle bir insan olduğum için benden nefret etmeni istemiyorum…””Tabii ki senden nefret etmiyorum. Seni çok seviyorum.” diyerek güven verici bir şekilde elini sıktım. “Seni her geçen gün daha da seviyorum. Eğer birgün sevmezsem zaten o gün bittiğim gündür…””Yapma. Daha iyi hissedeyim diye böyle konuşuyorsun…””Benim işim bu ama.” Kolunu ovuşturdum. “İşe yarıyor mu?””Birazcık.” Gözleri dolu dolu ve kırmızı burnu ile bana doğru baktı. “Belki de beni bir seks psikoloğuna, ter****tine göndermelisin.””Kendine karşı bu kadar acımasız olma” dedim. “Bu yaşlarda böyle şeyler hissetmek normal””Hayır. Anlamıyorsun baba.” yanaklarından akan yaşları sildi ve arkasına doğru biraz yaslandı. “Kafamdaki bu şeyler normal olamaz. Ben bunları hep düşünüyorum.” Nihal elimi aldı ve ikisini de sıkı sıkı tuttu. “Gerçeği söylemem gerekirse geçen gece olan şeylerden dolayı hiç bir rahatsızlık yaşamıyorum. Hatta şimdiye kadar yaşadığım en iyi şeydi. Beni rahatsız eden şey de bu düşünce zaten.”Ona benim de geçen gecenin benim için yaşadığım en iyi gece olduğunu söylemek isterdim ama eğer söylersem bu ona sadece daha da cesaret verirdi.”Bunu düşünmeyi bırakamıyorum.” diye devam etti cümlelerine. “Kapımı çaldığında geçen gece yanında yaptığım gibi, sanki sen yanımdaymışsın gibi dildomla mastürbasyon yapıyordum.””Ben bir ter****t olmadığım için bilemiyorum…””Yani pratik olarak düşünürsen senin sikine karşı bir takıntım var baba ve onu hiç görmedim bile. Olması imkansız ama durum böyle.”Bu kız her fırsatta beni zarflıyordu ama onun iyiliği için güçlü kalmak zorundaydım.”Tamam öncelikle sakinleşmeye çalışalım ve bu konuda neler yapabileceğimizi düşünelim.””Burada kesinlikle bende ciddi bir sorun var.” Gözyaşları bir kez daha gözlerinden süzüldü. “Kendi öz babam için böyle şeyler düşünmemeliydim ve bu isteklerimi sana söylememeliydim.””Bu dediklerinin kulağa kötü geldiğini biliyorum. Şaşıracaksın ama ben bunların garip ve alışagelmemiş şeyler olmadığını düşünmüyorum. Freud’un anlattığı şeyler bunların üzerineydi.Anlattıklarına göre çocuklar bazen ebeveynlerinden karşı cinsleri üzerinde cinsel bir çekim hissederlermiş. Sende hiç bir problem yok, insanın doğası gereği olan şeyler bunlar yani. Bak bilimsel olarak açıkladım sana.””Yani bu dediklerinden annen hakkında seks rüyaları gördüğünü ve onu her zaman çıplak hayal ettiğini mi çıkarmalıyım?”Hayda! Buna nasıl bir cevap verebilirdim ki? Dürüst olmalıydım.”Konuyu özetlersek eğer evet. Gerçeği söylemem gerekirse, gençliğimde annemi bu şekilde düşündüğüm zamanlar olmuştu.””Gerçekten mi? Babaanem ile seks yapmak mı istemiştin?””Hayır! Tam olarak öyle değil.” Artık terlemeye başlamıştım. “O zamanlar kadınların vücutlarını merak ediyordum ve etrafımdaki tek kadın da oydu. Bu yüzden onu çıplak görmeyi istediğim bir zaman olmuştu.Bunu daha önce kimseye söylememiştim hatta kendime bile itiraf edemiyordum. “Ama bundan öte, beni çıplak görmesini istiyordum. Beni öyle görmesi ve bana dokunması hakkında. Bunu düşünüp mastürbasyon yapıyordum, çoğunlukla…”Nihal bana doğru bakarken ya boktan ya da sapık bir insan olduğumu düşünüyor olmalıydı…”Peki ikinizin arasında buna benzer bir şey yaşandı mı?””Hayır kesinlikle olmadı.” Daha fazla detaylı soru-cevaptan kurtulacağımı umuyordum artık.”Eveeet.” diye ısrar etti. “Kesinlike bir şeyler oldu ve bana söylemiyorsun. Hadi anlat!””Bir keresinde odamda asılırken yanlışlıkla odama girmişti.” Bunu duymak yüzünü güldürdü. “Aslında pek kazayla oldu denilemez. Yakalanacağımı planlayarak hareket etmiştim. Yani aslında yakalanmak istemiştim zaten.””Ee peki ne oldu?””Annem yani senin babaannen temiz kıyafetlerimi getirmek için odama illa ki geleceğini biliyordum. O gün çamaşırları yıkadığı gündü. Yatağıma yatıp, sözde basılacağım anı bekledim.”En sevdiğim ama en utandığım anlardan birini anlatmak beni tekrar eskiye götürüp heyecanlandırmış olacak ki sikimde bir kıpırdanma hissettim.”Odama seslenmeden ortasına kadar gelmişken beni o halde gördü. Sanki gözüne ışık tutulmuş bir tavşan gibi hareketsiz kaldı.””Tamamen çıplak mıydın?””Üzerimde bir t-shirt vardı ama pantolonum dizlerime kadar inikti. Acınası bir ergen gibi görünmeliydim.” O zaman bu kadar çaresiz bir ezik gibi davrandığımı düşünmemiştim. Şimdi düşününce Nihal’in durumu gözüme daha sempatik gelmeye başlamıştı.”Eminim ki; küçük çükünü sallayıp, orada dururken çok şirin gözüküyorsundur.””Hey o zaman da o kadar küçük değildi.” diye gülerek karşı çıktım. “Her neyse işte orada bir kaç saniye şok geçirdi. Ben de sanki onu görmüyormuşum gibi davranıp, bitirdim.”Ağzı açık bir şekilde dinliyordu. “Babaannemin önünde mi boşaldın?”Başımı sallayarak onayladım. “Gurur duyduğum bir şey değil ama evet…””Ee peki o ne yaptı?” diye büyülenerek sordu.”İlk başta hiç bir şey. Gördüklerine inanamıyor gibi bana bakmıştı.” Bunları anlatırken birden, Nihal’in babaannesini gözünde değişik bir konuma getireceğini düşündüm. Biraz endişelendim.”Sonra gülümsedi işte ama normalde gülümsediği gibi değildi. Bana komik bir anı olarak kaldı işte.”Nihal elimi sıktı. “Belki de gördüğü şey onun da hoşuna gitmiştir.””Bir şey diyemeyeceğim, belki de öyledir.” O zaman buna inanmayı ne kadar istediğimi hatırladım. “Bana göz kırparak kendimle -oynaşmam- bitince geri geleceğini söyledi ve odadan çıktı.””Vay canına! Oldukça heyecanlı bir hikayeymiş.” Nihal’in konuşmasındaki gevşeme, konuşmamızın artık açıldığını ve yine uçsuz bucaksız-utanma olmaksızın sorulara işaretti. “Bu olaydan sonra hiç konuştunuz mu?””Hayır. Bizim yaşlarımızda yani esk**en böyle konular, seks ya da cinsel şeyler asla konuşulmazdı.” Kızım bağdaş kurup otururken, gözüm bir an bacak arasında kaydı ve tam ortasında bir ıslaklık olduğunu gördüm.”Annemle böyle oynaşmak korkunç bir olaydı. Kendimi riske atacak ve başımı belaya sokacak bir olay yaratmak istemedim. O zamana kadar yaptığım en kötü ama en iyi de şeydi.” Sözlerimi tutmam gerekirken tutamadım ve “Ta ki geçen geceye kadar…”İlk başta dediklerime bir tepki vermedi ama sonra kocaman bir gülümseme ile yüzüne renk geldi. “Yani başımın belada olmadığına mı geliyor bu?””Başın belada değil tabii ki ama kendi seks hayatlarımızı, kendimize daha da saklamalıyız. Yani bunlar bizim kendi özelimiz.” İçimden geçenin tam tersi ama doğru bir şekilde söylüyordum.”Bence cinsel isteklerimizi ve problemlerimizi anlatabilmemiz harika bir iletişim, ama bu olayı daha ileriye taşıyıp, şeytana uyup, pişman olacağımız şeyler yapmamamız gerekiyor.””Şeytana uymak derken bunu mu demek istiyorsun?” Gözlerini kucağıma doğru devirdi.Ne göreceğimi bilerek ben de gözlerimi aşağı devirdim. Sikimin kalktığı pantolonun altıda apaçık belli oluyordu.”Ya da bunun gibi” başımı bacak arasına doğru salladım.Nihal de aşağıya baktı ve büyüyen ıslak noktayı fark etti.”Upps!” diye kıkırdadı ama gizlemek için hiç bir efor sarf etmedi. Ondan cesaret alarak ben de kendi ereksiyonumu gizlemek için bir çaba sarf etmedim. “Sanırım ikimiz de boktan durumdayız, ha?””Öyle gözüküyor.””Ama bundan sonra kendimize yakışır bir şekilde davranacağız değil mi?””Evet” diye onayladı. “Yapabileceğimin en iyisini yapacağım.”“Al benden de o kadar.”Birbirimize baktık ve ikimiz de birbirimizin yalan söylediğine emindik. Bedenlerimiz gerçek arzularımıza ihanet ediyordu adeta. Aslında aklımız neyin doğru neyin yanlış olduğunu çok iyi biliyordu. Hangisi daha güçlü olacaktı? Beden mi yoksa zihnimiz mi?Ona doğru eğilip, sade bir şekilde alnına öpücük kondurdum ve odasından ayrıldım. Daha henüz kapımı bile kapatmamıştım ki vibratörünün vızıltısının sesini duydum. Yani bu kızın doğası da buydu demek ki.Kapıyı açıp içeri girip-girmeme konusunda karasız kaldım. Eğer odasına girmiş olsam, muhtemelen beni bacaklarını ayırmış bir şekilde karşılayacaktı.Ancak bu durumdan faydalanmadı. Aklıma geleni yapmaktan ziyade bir baba olarak ona önceliklerimi sunmalıydım. Sadece istiyor diye ona istediklerini vermemeliydim. Böyle yaparak bir gün bunu yaptığım için ikimiz de birbirimize minnettar olacaktık.Sonuç olarak doğmamış çocuğa don biçilmeyeceği için doğru yapıp-yapmadığımı bilemeyecektim.***Bir kaç gece sonra ikimizde TV’nin karşısına oturmuş bir şeyler izliyorduk. Nihal kanepede uzanıyordu, ben de kendi koltuğuma geçmiştim. Son bir kaç gündür birbirimize karşı oldukça iyi davranıyorduk. Ama yine de sadece ikimizin hissedeceği bir gerginlik vardı aramızda.Dürtülerini bir kaç gündür dizginlemeye çalıştığını fark etmiştim. Bu çabası için ona bir kez daha güvendim. Bunları düşünmeme rağmen kalçalarını özellikle kapadığı battaniyeye dikkat etmemiştim. Aslında iyi bir tahminim olmasına rağmen, elinin birisinin tam olarak nerede olduğunu göremedim.Son konuştuğumuzdan bu yana, bütün bu içsel düşüncelerim medcezir gibi hareket ediyordu. Cinsel dürtülerini bana dayanarak kurmasının yanlış olduğunu biliyordum ama onun yaşındayken kendimin ne halde olduğunu tekrar hatırladım.Kendi annem hakkında nasıl cinsel hisler yaşadığımı itiraf etmek içimdeki bu dürtüleri tekrar uyandırdı. Annemin ben asılırken bana yaklaşıp, yardım etmek istediği hakkında fanteziler… O zamanlar tek istediğim şey; annemin cesaret edip, insiyatif kullanıp bu müstehcen arzularıma yardım etmesiydi. Nihal’in de umduğu tek şey buydu. Benim cesaret edip, istediğini ona vermek.”Battaniyenin altında neler oluyor yine küçük hanım?” diye sordum reklam arasında.Yaramazlık yaparken yakalanmış çocuk gibi suçlu bir ifade ile bana baktı.”Hiç.” dedi “Hiç bir şey yapmıyorum.”Odadaki tek ışık televizyondan gelen ışıktı ve bu da yanaklarının kızardığını görmeme yeterliydi.”Tamam öyle diyorsan öyledir.” diye dalga geçtim, kendisini okşadığımı anladığımı göstererek.Bir kaç dakika sonra dayanamadı, ayağa kalktı “Odama gidip biraz bir şeylere bakacağım” Koridordan odasına doğru yöneldi.”Gitmene gerek yok” dedim. Koridordan odasının köşesine dönecekken durdu. “İstiyorsan işini burada görebilirsin…” Çok büyük hata yapmıştım, ama kendimi durduramadım.Nihal ilk başka nasıl bir tepki vereceğini bilemedi. Özellikle son gece konuştuğumuz şeylerden sonra. Bir kaç saniye sonra gülmeye başladı. “Evet, haklısın.” diyerek odasına girdi. Güçlü bir irade gösterdiği için rahatlamıştım. Bir süre sonra kapısının önüne gidip dinlemek istemiştim ama bir şekilde kendimi tutmuştum. Önceden gece olduğunda kızımın üzerine sapıkça şeyler yapmadığımda kendimle gurur duyardım.”Babacığım?”Sese doğru baktığımda Nihal’i ayakta durmuş, elinde dildosu ve üzerinde takım halinde sütyeni ve külotu ile görüyordum.”Söylediğinde escort sakarya ciddi miydin? Gerçekten oturma odasında yapabilir miyim?””Oo. Hmm. Yani tabii ki. Eğer istersen.” Daha kekeme cümlelerimi bile bitiremeden sikim kalkmış ve zorluyordu yine.”Ama kendimize yakışır bir şekilde davranmamız konusu ne olacak peki?””Şu anda istediğin bu mu?”Başını salladı “Hayır…””Şu durumda dildonu her kullanmak istediğinde odada saklamak iyi bir neden değil.””Gidecek misin kalacak mısın?””Benim yapmamı ister misin?”Kötü bir gülümseme ile yanıtladı beni. Başını salladı ve kanepeye yerleşti. Bunun, geçtiğimiz haftalarda hayalini kurduğu bir şey olduğunu biliyordum artık.Annemin bana böyle bir teklif yaptığını hayal ederek kaç kere asılmıştım, sayısını hatırlamıyorum bile. İnanılmaz edepsiz ve günah bir şeyi yapıyor olmama rağmen, kızıma istediği şeyi verebilmek güzel bir histi.Nihal kanepede uzanıyordu. Kafasının altına bir yastık almıştı. Koltuğun diğer tarafındaki yastıkları da her iki ayağının altına almıştı. Televizyonun devamlı değişen ışığı, yağsız vücudunu mükemmel bir şekilde gösteriyordu. Oyuncağı en düşük ayara getirererek, açtı…”Gürültü seni rahatsız eder mi?” diye sordu onun yerine televizyonu izleyeceğimi düşünerek.”İstediğin kadar ses yapabilirsin tatlım…”Bunu kasten sorduğunun farkındaydım ama ona bakmamdan zevk alıyordu. Nihal vibratörü eline aldı ve bacaklarının arasına doğru külotunun üzerinde gezdirdi. Diğer boşta olan elini de karnında dolaştırıyordu. Bu duruma kayıtsız kalmam imkansızdı.Kalçalarını kaldırması ve külotunu bacak arasına doğru kaydırması uzun sürmedi. Onu ayak bileğinde bir çengel gibi tuttu. Dikkatle baktığımda olduğum açıda kasık kıllarını seçebiliyordum ve bu bile benim için yeterliydi.Oyuncağı ile yaramazlık yapmaya başlaması uzun sürmedi ama bu sefer altında hiç bir şekilde kumaş yoktu. Kızım sağ önümde elinde dildosu ile klitorisi ile oynuyordu.Ergenliğimden beri pantolonumda döl izi yoktu ama kızımın kendini tatmin etmesi böyle sürerse uzun zamandır yaşamadığım bir şey daha yaşayacaktım.”Çok iyi be..” diye inledi kalçaları ile ufak daireler çizerek.Ağzım kurumuştu ve kalbim göğsümden çıkacaktı. Koltuğumun kolçaklarını sıkıca tutup, üzerine atlamamak için direndim. Sadece kendi göstermek ve görünmek istiyordu. Kendini ifşa etmeyi seviyordu. Yaptığım tek şey, genç bir kızın ergen fantezilerine izin vermekti, daha da fazlası değildi. İstediği buydu, öylese ise ben de izin veriyordum. Nereye kadar gidecekse artık…”Bunun en iyi anı, ilk içine girdiği an” dedi Nihal bana doğru bakmadan.Bacaklarından tam olarak bir şey göremiyordum ama ellerinin hareketlerinden çıkarabildiğim kadarıyla dildosunu amına sokmak için hazırlandığını anlıyordum.Midemdeki hissi anlatmak gerekirse; sanki bir rollercoaster(türkçesini unuttum)’ın en tepesinden en aşağı düşmek gibi bir his. Vızıltı sesinin boğuk çıkmaya başladığında artık dildonun içine girdiğini anlamıştım.”Gerçeği kadar güzel değil tabii ki…” diye duraksadı dildosunu daha da derine iterken. “Ama içimde güzel ve sert bir şeyin olması iyi hissettiriyor…”Kızımın bu tarz yorumlarda bulunması, geri dönüşü imkansız şeyleri yapmamamı zorlaştırıyordu.”Senden böyle şeyler duymak çok garip hissettiriyor” dedim. Sesimdeki kalın ve şehvetli sesi duyduğuna emindim.”Senin önünde böyle şeyler konuşabiliyor olmak çok hoşuma gidiyor.” Kolunun hareketinden, elindeki dildonun yavaş yavaş içeri girip-çıktığı anlaşılıyordu.”Mastürbasyon hakkında… Amım hakkında… Yapmak istediğim kötü şeyler hakkında…” Bacaklarının gergin olduğu, baldırlarındaki kasların hareketleri belli oluyordu.İçine giren her hamlede kalçalarındaki refleks belli oluyordu. “Bu tür şeyler söylediğimde hoşuna gidiyor mu baba?””Sözde etmiyor ama evet, itiraf etmem gerekirse ediyor…””Ben de böyle düşünmüştüm…” dedi ve bana baktı. “Ne zaman ki böyle konuşuyoruz; sikinin kalktığını söylebilirim. Şu anda olduğu gibi…””Kabahatli olduğu için cezalı.” Gözlerini kaçırmadan kabarıklığıma baktığı için gurur duyuyordum kendimle…”Bence onu dışarı çıkarmalısın artık…””Neyi dışarı çıkaracakmışım.” dedim saçmalayarak…O şuh gülümsemesi ile tekrar bana baktı. “Bana aldığın dildo ile kendimi becerirken senin sikini izlemek istiyorum…”Geçmememiz gereken bir eşiği fark ettiğim anda o eşiği geçmeye başladığımı fark ediyordum. Kendimi uyarıyorken, o esnada pantolonumun fermuarını açıyordum. Erekte olmuş sikimi rahat bir şekilde saldım… Kucağımda dikkatini çekmiş olan sikim gözlerini kocaman açmasına ve tüm dikkatini ona vermesini sağladı…”Oh Baba…” diye inleyerek kendine daha sert bir şekilde saplamaya başladı. “Şimdiye kadar gördüğüm en seksi sik bu!”Nihal elinde oyuncağı kalmış ve sikime bakakalmıştı. Yüzündeki ifade istediği şeye tezat oluşturuyordu. Ağzından çıkan cümleler asla uygun olmayan şeyleri ifade ediyordu. “Onunla oynarken izlemek istiyorum…” Kocaman, şehvetli gözlerini bana doğru çevirerek; “Benimle birlikte mastürbasyon yapmanı istiyorum baba!”Güdülerim sikimi elime alıp, asılmamı söylüyordu ama en azından biraz naz yaptığımı göstermem gerekiyordu. Sanki dünden razı görünmemek adına…”Bilmiyorum tatlım… Zaten penisimi sana bu şekilde yeteri kadar kötüyken, kızımın önünde kendimi okşasaydım nasıl bir baba olurdum?!””Şimdiye kadar görülmüş en iyi baba olurdun…” diye cevapladı inleyen bir fısıltıyla. Yalvarırken vücudunu cenin pozisyonuna getirerek bana doğru yöneldi. “Zaten önceden bir kere daha yapmıştın. O gece karanlıkta sikini sıvazladığında çıkan ses beni çıldırtmıştı. Bunu görmem lazım. Boşaldığını görmem lazım kötü olsa da baba…””Şey… Peki. Eğer istediğin şeyden eminsen…””Bana daha işkence yapma baba. Hadi yap artık!” Sesi hayalkırıklığına uğramış ve ağlayacak gibiydi. “Benimle birlikte boşal. Lütfen…”Son zamanlarda nasıl yaptıysam, tekrar istediğini kızıma verdim. Sertleşmiş olan sikimi tutup, yavaşça okşamaya başladım. Nihal dudaklarını yalayıp, ısırmaya başladı ve kendini daha sert bir şekilde sikmeye başladı. Daha önce hiç bir kadının sikime doğru gözlerini dikip, hayran hayran bakmasına denk gelmemiştim… Kendi kızım olsa dahi egomu okşadığını söyleyebilirim. “Nasıl?””Mükemmel” diye inledi. “Gerçekten bunu yaptığımıza inanamıyorum…”Ben de inanamıyordum. Bu beklediğim ya da hayal ettiğim bir şey değildi ama olmasını aşırı şekilde istiyordum. Kızım ve ben birbirimizin mastürbasyonlarını izleyerek daha da azıyorduk.Odanın bir köşesinde karşımda uzanmış, altında hiç bir şey, üzerinde de içini doldurmayan bir sütyenle titreşimli sikini eline almış içine sokuyordu. Ben ise koca sikimi elime almış sıvazlıyordum. Bir baba olarak başarısız olduğumu itiraf etmeliydim bare bir erkek olarak başarılı gözükmeliydim. Kaba, bencil ve aşağılık bir adam olarak…”Gerçekten boşalmak için yap baba.” diye yalvardı. “Sert bir şekilde boşaldığında nasıl yapıyorsan öyle yap.” Nihal konuşmakta zorlanıyordu, cümlelerini kurarken nefes nefese kalıyordu. Bunları söylerken aynı zamanda kendini sikiyordu.Elindeki o yapay penis, içine doğru, yoğun arzuları ile birlikte girip çıkıyordu.İsteklerini bana söylerken ben çoktan gardımı indirmiştim. Sikimi kökünden daha sert tutup, ciddi ciddi asılmaya başlamıştım. Utanç verici olsa da, beni izlemeye devam etmesine izin vermek hoşuma gidiyordu. Her zaman bir kadının önünde mastürbasyon yapmak bilinç altımda yer edinmişti ama bu düşüncelerimi hiç bir zaman azgın kızımın önünde yapacağımı hayal etmemiştim.”Bu şekilde mi?” diye inledim aslında hiç konuşmak istemiyorken.”Ah! Siktir evet!” diye cevapladı hemen. “Ona bayılıyorum. Siktiğimin şeyine bayılıyorum!” Koltukta delirmiş gibi mor dildosunun üstünde zıplamaya başladı. Her içine aldığında daha da sertleşiyordu. “Senin döllerini görmek istiyorum baba. Benim için boşalır mısın? Görmek istiyorum…”Bu durumun daha da uzun sürmesini isterdim ama kızımın ağzından çıkan bu seksi, tutkulu cümleler beni daha da çaresiz halde bırakıyordu.”İşte geliyor!!!” diyerek acele ile tek elimle t-shirtümü sıyırdım yukarı doğru. “Senin için geliyor. Aaahhh!!!” Kıvamlı ve dolu dolu bir şekilde çıplak göbeğime doğru aktı.Sikimi daha da kavisli hale getirerek sıçramamasına gayret ettim. Taşşaklarım hala doluydu ve içerisinde daha çokça kez asılabileceğim kadar döl vardı. Akan spermlerim taşşaklarımdan akmaya başladı. “Ah! Siktir” diye iç çektim.”Siktir baba!” diye soluk soluğa ses çıkardı. “Gördüm. Senin o döllerini gördüm. Hepsini gördüm. Oh! Siktir çok güzel!” diye gözlerini devirerek inlemeye başladı. Kalçalarını kaldırdı ve yapay sikini olabildiğince derine iteledi, sanki bir haykırış gibi çığlık atarak boşalmaya başladı.Orgazm olurken ne kadar yüksek sesle inleyip, çığlık attığını görünce şok oldum. Ağladı, inledi ve yığıldı-kaldı. “Siktir! Çok güzel…” son nefesini verircesine, vücudu gevşemeden hemen önce kendini kanepeye doğru kendini bıraktı.İkimiz de bir süre konuşmadık. Televizyonda çıkan reklamların ışığı, çıplak vücudunun üzerinde dans ediyordu. Yavaşça dildosunu ıslak deliğinden çıkararak kenara doğru bıraktı. O ıslak deliğinden çıkan ses, henüz yeni boşalmış olmama rağmen sikimde hareket olması için yeterliydi. Kendimi rahatsız hissetmeye başladım. Tekrar bu nanenin olmasına izin vermiştim. Kendimden daha fazla tiksinmiş olmam lazımdı, o anda kendimden tiksinecek kadar bile halim yoktu. Kendimi temizlemek için bir şey aradım etrafta.”Hmm. Şey… Bana kağıt havluyu atar mısın?” diye sordum.Nihal’in gözleri yarım yamalak açılıp bana doğru baktı. “Hayır” diye basitçe cevapladı. “Bu şekilde kalmanı istiyorum.” Anlaşılan döllerimle kaplı göbeğimi ve sikimi görmek zevk veriyordu. Gülerek eğlencesine devam etti.Neredeyse bir kaç dakika sonra ayağa kalktı. Bütün ilgimi olgunlaşmış amındaki bir yama gibi özenle kesilmiş kılları verdim. Bana doğru yürürken, ellerini arkasına doğru uzanıp küçük sütyenini çözdü. KÜçük ama mükemmel şekile sahip olan göğüslerini ortaya çıkardı. Nihal’in pembe ve kabaran meme ucu-çevresi daha yeni tomurcuklanan bir çiçek gibiydi. Ama geri kalan her şey cinsel açıdan üstün, şuh bir kadına ait gibiydi.Bana doğru yaklaşırken, ne yapacağımı bilmeden salak gibi koltuğumda kalakalmıştım. Hem aramızdaki mesafeyi korumak istiyor, hem de bir o kadar yakınlaşmak istiyordum. Önümde durakladı ve sonra da yavaşça kucağıma oturdu.”Yapma tatlım. Ah, bütün her şey üstüne başına gelecek…”Gülümsedi ve bana doğru tırmanır gibi yaptı. Küçükken yaptığı gibi kucağıma kıvrıldı.”Umurumda bile değil” diye mırıldandı ve yanağını omuzuma doğru koydu. Nihal, bedenlerimizi tamamen birbirimize tutmak için, ayaklarını havaya kaldırıp kendini bana iyice bastırıp, yerini ayarladı.Anın ambiyansını ve büyüsünü bozacağım korkusu ile hareket etmeye cesaret edemedim. Aramızda hiç bir kadınla hissedemedim bir yakınlık vardı. Kalbim onun mükemmelliği ile sızlıyordu. Bir kaç sessiz dakikadan sonra parmağını uzattı ve tenimden aşağı doğru akan sperm odağının bir parçasına dokundu. Küçük, oval hareketlerle daireler çiziyordu. Etrafına sürdü, sonra parmağını burnuna doğru kaldırıp, derin bir nefes alıp inledi.”Bu his gerçekten garip, değil mi?””Hmm…” Ne diyeceğimi bilemiyordum. “Yani biraz, evet…””Yani demek istediğim, elimde bir dildo kendimi delirmiş gibi içime sokarken gördün…” Yavaşça parmağını göğsümde birikmiş olan döl havuzuna daldırıp, göbeğime doğru dağıtmaya başladı. “Bunca zamandır senin o muhteşem sikini görmek ve boşalırken görmek istiyordum…””Bu şekilde konuşurken, olduğundan da garip geliyor.””Bu şekilde konuşmamam gerektiğini biliyorum, çünkü sen benim babamsın ve her şeyimsin. Ama bundan önce kimse ile bu kadar açık olmamıştım.”Kasıklarımdaki kıllara gelene kadar oval daireler çizerek vücudumda bir yol izledi. “Sinan’la da oldukça iyiydi hatta ondan önce ayarttığım iki çocuk daha vardı ama bu bambaşka bir şey. Hatta bunun gibisi yok!””Belki böyle mukayesse etmek iyi bir fikir değildir…””Ama sadece bu kadar” diye konuşmamı böldü hafifçe. “Karşılaştırma yapmıyorum.” Yaka kemiğim ile boğazım arasındaki boşluğa yaklaşıp, orayı yavaş bir şekilde öpücük kondurdu. Kondurduğu bu öpücük tüylerimi diken diken yapmıştı. “Sinan da bir kere istediğim için böyle boşalmıştı, güzeldi ama bizim yaptığımız gibi değildi. Baba, beni ne kadar sağlam boşalttığın hakkında fikrin yok.””Sınıfı geçecek kadar not alabildim mi?” dedim asi bir öğrenci gibi. “Oradan ne yapıyorsan kendin yaptın aslında.””Of! Lütfen” diye yanıtladı nameli halde. “Bunu vibratörüm kargo ile geldiğinden beri yapıyorum. Hiç biri bugün ki gibi değildi. Kesinlikle bende ciddi bir sıkıntı var.” dedi ve parmağını sikimin üstünde buldum.Nasıl bir tepki vereceğimi bilemediğimden sadece nefesimi tutabildim. Kızım sikimin ucunda hala sızan döllerimi başında yayarak kendince oyun oynuyordu. Bu şu hayatıma kadar yaşadığım en güçlü, en şiddetli histi…”Eğer öyle diyorsan öyle” dedim boğuk sesimle. “O zaman sanırım bende de ciddi bir sıkıntı var.” Diğer söyleyeceğim cümledeki kelimeleri düşünürken bana değen çıplak göğüslerini sıkı sıkı hissettim. “Nihal sanırım şu dünyada gördüğüm en seksi şey sensin. Sen benim kızımsın biliyorum ve böyle düşünmemem lazım. Ama ben de engel olamıyorum.””Peki ne yapacağız?” Elinin bütün parmakları sikimin başında dönüyor ve dans ediyordu. Tutmuyordu ama bütün parmakları ile oynayarak sanki benimle alay ediyordu.”Bilmiyorum. Ne yapmamız gerektiğini düşünüyorsun?”İnsiyatif almalı ve onu sakinleştirip daha ileri gitmememiz gerektiğini söylemeliydim ama daha fazlasını istediğimi söylemek istedim. Ona hala hayır diyebilirdim ama onun bunu duymasını istedim.”Mesela şimdi, sanırım götüme dokunmalısın.” diye fısıldadı ve elimi tutarak sıkı popo yanaklarından birine yerleştirdi.Sıkmaya direnemedim. “Oh! Çok güzel bir his…””Hmm. Katılıyorum.” Başını eğdi ve meme uçlarımın üzerine doğru bir kaç öpücük kondurdu. “Yalan söylemeyeceğim baba. Şu anda tamamen beni sikmeni istiyorum.”Bu sözler sanki bütün vücuduma adrenalin salgıladı. Sanki bir çift doz Viagra almış gibiydim. Anlaşılabilir bir cümle kuramadım.”Ama…” diye devam etti. “Tabii ki sen de muhtemelen bunu yapmak istemeyeceksin.”O da biliyordu ki onu yere atıp, sabahın ilk ışıklarına kadar yatırıp sikebileceğimi.”Yani eminim ki birbirimizle biraz daha oynayabiliriz.”Nihal elini sikime daha sıkı bir şekilde sarıldı. “Kulağa nasıl geliyor baba?” diye sorarak sikimi sıvazlamaya başladı.”Eğer birbirimize mastürbasyon yaparsak nasıl olur?”Kızımın eli sikimde aşağı-yukarı doğru giderken cevap vermek yerine, kendimi tutamadım ve inledim. Açıkçası bu ona bir -evet- olarak geldi ve beni daha hızlı sıvazlamaya başladı.Her sıvazladığında vücudu hareket ediyor ve elim poposunun yarıklarına gidip geliyor kendi kendine, hatta ve hatta kadınlığının ıslak sıcaklığına doğru yaklaşıyordu.”Dokun bana baba” diye yumuşak şekilde inledi. “Orama dokun. Orama dokunmanı istiyorum…”En ateşli fantezilerimde bile yapmamam gereken bir şeydi ama onun talebine karşı koymam imkansızdı.Parmaklarım yavaşça bacak arasındaki boşluğa doğru ilerliyordu. Kadınlığının şişkin duvarlarına geldiğimi hissettim. Kendini traş ettiği yerlerki tüylerin sertliği parmaklarıma geliyordu. Vajinasının dudaklarının olduğu yere doğru yavaşça kaymaya başladım. Zevk almış ve sulanmış amı, vücudunu kanatlanmış ve uçacakmış gibi germeye başlamıştı.”Oh evet! Yapmaya başladın!” Nihal omuzumu öpüp, emmeye başladı. Boynumu hiç acımadan sert bir şekilde emmeye başladı. “Şu an gerçekten amıma dokunuyorsun. Çok güzel baba. Devam et durma.””Sanırım durmalıyım artık” diye güçsüz bir şekilde itiraz ettim. “Sadece birlikte mastürbasyon yapmaya ne oldu?””Zaten tüm yaptığımız bu.” Ustaca sikimi kavrayıp, sıvazlamaya başladı. “Ben sana mastürbasyon yapıyorum ve sen de bana yapacaksın.””Bu dediğine karşı diyecek bir sözüm yok” diye mırıldandım ve ona bir kez daha teslim oldum. Parmağımı yumuşak yerlerinde gezdirerek, iyice ıslanmış amında şişmiş olan noktaya doğru bastırdım.”Ohhh…” Bütün vücudu kucağımda titredi. “O benim klitorisim…””Ne olduğunu biliyorum” diye güldüm. “Uzun zaman oldu ama ihtiyar adam hala bir amın yolunu biliyor…””Babam şu anda benim klitorisime dokunuyor, babam…””Ve şu anda kızım sikimi elinde tutuyor…”Mırıldanarak inledi… “Bence tutmaktan fazlasını yapıyorum” diyerek bir kaç kere sert bir şekilde sıvazladı “Onu boşaltmaya çalışıyorum…””Kesinlikle aşkım.” Sanki geçmişte yaşadıklarımızı, beklentilerimizi ve kim olduğumuzu anlamsız kılıp, başka bir gerçeğe taşınmış gibiydik. Bundan sonra ne olacağı hakkında da bir fikrim yoktu. “Lanet olsun. Amına dokunmak çok iyi geliyor…””Bana dokunmanı çok seviyorum baba” Kulakmememi emdi. “Daha önce hiç bir erkek beni böyle hissettirmedi.” Nihal hızını yavaşlattı. Hassaslaşmış klitorisinin etrafında dairesel dokunuşlarımla beni de ritmik bir şekilde sıvazlamaya başladı. “İstersen parmağını içime sokabilirsin.” dedi cilveli sesiyle.”Yapmamı istediğin şey bu mu?””Evet” diye kikirdedi. Benden kolayca bir şey alamayacağını biliyordu. “Seni içimde hissetmek istiyorum.” Biraz daha hızlı sıvazlamaya başladı. “Beni parmaklamanı istiyorum baba. Lütfen…”Benim prensesimi nasıl red edebilirdim? Orta parmağımı kasıtlı olarak kadınlığının iç boğumlarına kadar soktum. Parmağım istekli bir şekilde hazır olan vajinasına girerken konuşurken nefesi kesildi…”Bunu yapmamalıyız” dedim rahatsız edici bir ses tonu ile ama herhangi bir inandırıcılıktan yoksun halde.”Hayır, yapmamalıyız.” diye onayladı Nihal sikimi daha sert kavrayarak. “Ama ihtiyacımız var baba ve buna özellikle benim çok ihtiyacım var.” Dudakları dudaklarımla buluştu ve öpüştük.Dili ağzımın içinde ilerlerken, parmaklarım daha da içine doğru nüfuz etti. Onun içindeydim ve hissediyordum. Amı kasılıyordu ve orta parmağımı kaplamış-hapsetmiş gibiydi. Artık burada anlaşılmayan bir şey yoktu: Resmi olarak kızımı beceriyordum. -ve inanılmaz hissettirdi.”Ah! baba evet!” Ağzını benim ağzıma doğru bastırdı ve ağzı açık şekilde bir kaç saniye kaldı. “Ah! Siktir evet! Daha da derine! Ah!”Alan razı veren razı ikimiz tutkulu çılgın bir şekilde öpüşmeye başladık. Kızımın kaygan amındaki iç duvarlarının her parçasını hissedebiliyordum. Genç vajinasının kasları hala çok güçlü olmalı ki parmaklarımı daha derine çekiyordu. Bu kutsal hissi hissedeli çok uzun zaman olmuştu. Kendi kızımı parmaklamak, daha önce yaptığım her şeyden daha korkunç bir o kadar da heyecan vericiydi.Yasak ve kabul görmeyen her şey, yapıldığında heyecan verici olur. Çünkü rezil olma korkusu, istek, öğrenilmesi vs. “Böyle iyi mi?” diye sordum çok fazla ileri gittiğimi düşünerek.”Bir tane daha…” diye soludu.”Hı?””Başka bir parmağını daha sok baba içime.”Elimi yüzük ve orta parmağımı birleştirecek kadar geri çektim sonra tekrar iki parmağımı delikten içeri soktum. Nihal kafasını geriye doğru attı ve mutlu bir tiz ciyaklama sesi çıkardı. Sanırım düşündüğümden daha iyi durumdaydı.”Bayıldım, bayıldım, buna bayıldım.” diye neşeli bir şekilde sayıkladı.Önceden erkek arkadaşı Sinan ile seks yaptığını biliyordum ve ona aldığım penis ile defalarca kez kendini becerdiğine de emindim. Ama hala bu kadar sıkı olması beni çok şaşırtmıştı. Yani iki parmağımdan daha geniş bir şeyi nasıl içine alabileceğini merak ediyordum. Yani o kadar dar bir delikti. Yani tabii ki niyet ettiğim için değildi, sadece basit meraktı.”Yine aynı anda boşalalım” diye ısrar etti Nihal. Bunları derken sikimi bir saniye olsun elinden bırakmadı. “Boşalmaya yakın olduğunda bana söyle ben de seninle aynı anda boşalmaya çalışacağım.” Gözleri şuh bir şekilde parlıyordu. “Boşalmaya yaklaştığında parmaklarını içime daha hızlı sokmaya başla tamam mı?”Her zaman küçük bir kız gibi otoriterdi, konu sekse geldiğinde de böyle olmasına şaşmamalıydı. Nihal avucunun içine doğru tükürüp, tekrar sikimi eline alıp sıvazlamaya başladı. Yüzümü neşeli bir ifade ile izliyordu. Alt dudağını da ısırıyordu arada. İki parmağımı da hızlı bir şekilde içine doğru sokup çıkarıyordum. Bileğimin yönünü biraz değiştirip bütün eforumu dikkatimi G noktası denen tahmini yere doğru vurarak sürdürdüm. Şu anda her şey olağanüstüydü ama hiç bitmesini istemiyordum.Her dakika gidereke yoğunlaşan karşılıklı mastürbasyonlarımızın sonucunda artık taşşaklarımda bir karıncalanma, bir uyuşma hissetim. Bana verilen talimatlara uygun hareket ettim ve parmaklamamın hızını arttırdım. Nihal’in gözleri büyüdü ve gülümsemesi heyecana dönüştü. Artık zamanının geldiğini anlamıştı.”Benim için mi boşalacaksın baba?” Elleri durmaksızın aşağı yukarı hareket ediyordu. Benim parmaklamalarımın üstüne bir de kendisi hoplamaya başlamıştı. “Benim için dolu dolu boşalacak mısın?””Eveet!” diye inledim. Kızımın bu kadar kışkırtıcı konuşmasını duymak hem garip hem de duyduğum en ateşli şeydi. “Boşalacağım!!!””Ben de baba…” diye fısıldadı. “Şu anda amımı parçalıyorsun. Becer beni, sik beni baba. Amımı parçala!”Evet oluyordu. “Boşalıyorum!” diye kasılmaya başladım. “Ah! Siktir! Aaah! Eveeeet!””Daha hızlı baba” diye yalvardı. “Evet tam böyle. Ah, ah, ah, siktiiiiir. Eveeet. Sssssikkktiirrr!!!”Kızımın amı iyice sıkılaşmış ve iki parmağımı iyice sarmalamış ve benim de taşşaklarım küçülmüş spermlerim ikimizin arasına akmıştı. Döllerimin birazı da göğüslerine ve karnına da gelmişti. Nihal orgazm olurken çığlık atıp, dalga dalga gülmeye başlamıştı. Her boşalma spazmı, titremesi ve heyecan verici ürpermesi neredeyse bir dakikaya yakın sürdü. Sonunda kucağımda rahatlamış, çıplak ve memnun bir şekilde yatıyordu.Yanağını göğsüme yasladı ve mutlu bir iç çekti. Eli ise benim yumuşamaya başlamış sikimde kalmıştı. Parmaklarım artık kayganlaşmış amından kaymaya başlamıştı ve bu duruma itiraz etmesi uzun sürmedi.”Hayır baba! Onlar orada kalsın, çıkarma. Orada olması hoşuma gidiyor.” İsteğini kanıtlamak istercesine poposunu biraz kaldırıp parmaklarımın üzerine tamemen oturdu. Tekrar konuşmadan önce yarı sert penisime masaj yapmaya devam etti. “İlk defa birisi beni parmaklarını kullanarak boşalttı. Yani demek istediğim diğer çocuklar da beni parmaklamışlardı ve güzel de yapıyorlardı. Ama hiç birisi beni boşaltamamıştı, bunu ilk becerebilen kişi sensin…”Belki çocukçaydı ama bundan dolayı kendimle gurur duymadan edemedim. “Şey… Tatlım. Bazen yaşlı olmanın da kendince avantajları oluyor.””Sen yaşlı değilsin” dedi dirseği ile beni dürterek. “Ama sanırım deneyim olayı büyük fark yaratıyor…” Sikimin başında kalmış döllerimin kalıntıları ile parmağı ile oynayarak gezdirdi. “Baba senin sperminin kokusunu bile seviyorum.” derin bir nefes çekti içine. “Şey gibi kokuyor… Seks… Gerçek seks, adam gibi seks. Ne demek istediğimi anladın mı?””Tam olarak değil” diye güldüm. “Ama kokuna hayran olduğumu itiraf etmeliyim…””Iyy!” diye göğsüme yatıp gülümsedi. “Şu anda amımın kokusunu alabiliyor musun?”Havayı kokladım. “Oh! evet.” Tekrar kokladım. “Komşular bundan sonra kokusunu duyuyor olsalar şaşırmazdım…””Yapma!” diye yalandan ağladı. Meme uçlarımdan birisini sıktı.Sonra dönüp bileğimi tuttu, parmaklarım sıcak deliğinden çıkana kadar yavaşça elimi çekti. Elimi yüzünün yakınına getirdi ve kendi ıslak kokusunu kokladı.”Eğer amımın kokusunu seviyorsan” dedi ve sonra orta parmağımı tutup, ağzına alıp yalayarak temizledi. “O zaman mecbur tadına bakman gerekecek…” Gözlerimin içine doğru baktı ve orta parmağımın ucunu yaladı-temizlemek için emdi.Kızımın gerçekleştirdiği tarif edilemez erotik gösteriye şahit olmak çok acı bir deneyimdi. Bir yandan kendi suyunun tadına bakması, bir yandan parmaklarımı emmeye başlaması inanılmaz baştan çıkarıcıydı.Aşağı tarafta, gizli bahçesindeki meyvenin tadını merak ediyordum. Bunu düşündükçe ağzımın salyaları akıyordu. Büyük ihtimalle kurumaya başlamıştı ve bir şansımın daha olup-olmayacağından emin olamıyordum.Yüzümdeki heyecanı ve hayal kırıklığını görmüş olmalıydı. Elini kalçalarının üstünde ve arkasında gezdirdi. Orada oynarken ıslaklığının sesini duyuyordum. Elini oradan çıkarıp, havaya kaldırdı. İlk iki parmağının ıslak olduğunu bana gösterdi. Bir kez daha kendi kokusunu derinden çekti. Kendisinin yalayıp parmaklarının temizlenmesini tahmin ettiğim gibi bana bıraktı.Ne beklediğinden emin olmak adına, neredeyse şeffaf olan parmaklarındaki sıvıya dikkatle baktım. Ona ait en özel esansın sarhoş edici kokusunu olduğu gibi kokladım. Benim rüyadaymış gibi tepkilerime gülümsedi. Sonra nazik bir şekilde parmaklarını dudaklarıma sürüp temizlemeye başladı.”Amımın tadına bakmak istemiyor musun baba?” Eğer bakmak istersen benim için sorun yok” dudaklarını yaladı ve beni de aynısını yapmaya teşvik etti. “Tadıma bakmanı istiyorum.”Dudaklarımda bıraktığı tadın izi, beni ikna etmek için yeterliydi. İstekli olduğumu ondan gizlemenin manası yoktu. Ağzımı açtım ve benim tatlı Nihal’imin işaret parmağını ağzımın içine kaydırmasına izin verdim. Dilimin üstünde parmağını gezdirdi ve tadını nihayet alabiliyordum. Şu ana kadar kızımın amının tadını anlayabildiğim en yakın andı. Bütün duyularımla tadını çıkarmaya çalışırken, parmağını ısrarla ama nazikçe emdim.Bir kaç dakika sonra parmağını çekti ve diğer parmağını bana doğru uzattı. Onun azmış salgıları taze taze ağzıma doldu ve sanki cennetteymişim gibi hissettirdi. Bütün hepsini alana kadar emmeme izin verdi. O anda gülmesi yaptığım şey için utanmam gerektirdiğini hatırlattı bana.”Hoşuna gitti değil mi?” diye cilveli bir şekilde sordu.”Bunu yapmamalıyım ben… hmmm…””Bir şeyi yapmaman gerekliliği, hoşuna gitmediği anlamına gelmez.” Kızım kollarını boynuma doladı ve beni öptü. Dillerimiz birbirimize karıştı ve amının lezzetli tadını aramızda paylaşmış olduk. Üniversite zamanlarımdan beri hiç üç kere boşalmamıştım. Ama tekrar o günlere döneceğimi hissettim. Az kalmıştı…”Beni bir kaç dakika “idare ettikten” sonra, Nihal kendini geri çekti ve burnuma bir öpücük kondurdu.”Sanırım gidip üzerimdeki bütün bu dölleri temizlemem gerekli.” Aşağı doğru bakarak çıplak vücudundaki sperm izlerine dikkatini çekti. Oturdu ve benim sikimi hissetti. “Vay anasını baba. Hala sikin sert.” Erekte olmuş sikimi şakayla karışık gıdıkladı. “Umarım bunun boşa inmesine izin vermeyeceksin…”Nihal bana bir umutla baktı. Oyun seansımıza devam etmemizi önermemi istediğini gayet iyi biliyordum; belki de bazı şeyleri daha da ileriye götürmek istiyordu. Benim de bir parçam bunu istiyordu -Büyük bir parçam.Ama bu bir gece boyunca yeteri kadar hatta fazlasıyla ileri gittiğimi biliyordum. Zaten düştüğümüz durum yeterince boktandı. Daha ileriye gidip iyice bok etmek istemedim.”Hadi git de temizlen tatlım.” Sıkıca kolundan tutup kaldırdım ve kıçına bir şaplak attım. “Ve ayrıca endişelenme icabına bakacağım. Bu sırada da yine seni düşüneceğim.”Bu onda arsız bir şekilde sırıtmasına sebep oldu. Beni bu duruma düşürdüğü için kendisi ile gurur duyduğunu söyleyebilirdim. Ayağa kalktıktan sonra, bir yere fırlattığı iç çamaşırlarını toplamadan önce uzun,zayıf ve çıplak bedenini önümde iyice gerdi. Arkasını bana doğru eğmek için elinden geleni yaptı. Sütyen ve külodunu yerden alması gereğinden fazla uzun sürdü mesela.”İyi eğlendim baba” dedi oturma odasından çıkarken. “Tekrar olacağı ana kadar nasıl bekleyeceğim bilmiyorum. İyi geceler.” diyip bana sesli bir öpücük patlattı. Odasına doğru giderken gözlerimi kırpmadan çıplak poposunu izledim.Kızım duşa girip, su sesini duyana kadar kadar asılmak için bekledim. Nihal ile yaşadığım her anı hatırlamaya çalıştım. İki kere boşalmışken bir kere daha nasıl boşalacaktım bilmiyorum ama aklım hala sikimi sıvazlamasında, dildosuyla kendisini sikmesinde, sütyenini çıkarmasında, kendini parmaklayıp bana tadına baktırmasındaydı. Ön kolum yanıyor ve omuzum ağrıyordu. Bütün bu hatırladığım şeylerden sonra dedim ki; kızımın tadına kesinlikle bakmalıydım.Homurdanarak asıldım. Bütün kaslarım gerilmiş, kalan son spermlerim sikimden fışkırmıştı. Bir kısmı bileğime, kalanı ise taşşaklarımdan aşağı akıyordu. Artık beynim durmuş, hissetmem gereken tüm suçluluk duygusundan uzaklaşmış ve yorulmuştum.O gece bütün olanları hatırladığım sürece, asla bir porno izlememe gerek kalmayacaktı asılmak için. Bundan sonra tek yapmam gereken şey zaten ileri gitmiş olan durumun daha ileriye gitmemesine çalışmaktı. Kendimi tamamen bunun olacağına ikna edecek haldeyken, Nihal duştan tazelenmiş şekilde, çırılçıplak halde evin içinde dolanmaya başladı.”Neredeyse sikimi unutacaktım.” Sanki her şey normal akışında devam ediyormuşçasına. Oturduğum koltuğumun kenarında gevşek bir şekilde sallanırken gördü mor dildosunu. Sinsi bir şekilde gülerek yanıma geldi. “Beni parmakladığın için tekrar teşekkürler.” Kasıklarını bariz bir şekilde okşadı. “Odama dönüp oyuncağımla kendimi siktiğimde bunu düşüneceğim.”Annemin ergenlik zamanında boşaldığımı gördükten sonra göz kırpmasına benzer bir şekilde bana göz kırptı ve bir kez daha odadan uzaklaşırken götünün cezbedici güzelliğine kapılıp gittim. Tatlı küçük kızımın bu olayların olduğu gibi bırakmayacağına emindim. Hiç bir zaman yeteri kadar tatmin olmayacaktı. Ve fikrini değiştirmek konusunda bir şansımın olmadığına da emindim.***Uykuya dalmaya zorlanıyordum. Buna sebep kızımla yaşadığım şeylerin pişmanlığı, sebebin büyüğü ise onu hala sikebilecek kadar azgın oluşumdu. Yan odada olduğunu, benim gibi çıplak bir şekilde uzanıp, uyuyamadığını bilmek işlerimi daha kolaylaştırmamıştı. Daha da kötü ona gideceğimden de bacaklarını açıp beni davet edeceğine emindim. Babası olarak görevlerimi artık unutmuşumtum. Tekrar hızlı bir şekilde asılıp, kafamdaki tilkileri uzaklaştırdım. Ya da öyle sandım. Bütün bunlar nafile bir çabaydı. Yalap şalap yapılmış bir boşalma beni en azından huzursuz bir uykuya teslim etti.Sabah uyandığımda kendimi yanımda sıcak bir vücutla bulmuştum. Sevgili kızım Nihal’in sıcak, pürüzsüz ve yumuşak teni. Başını omuzuma yaslamış, elini de çıplak sikime atmış öylece yatıyordu. Nefes almasından belli olduğu üzere derin uyuyordu. Hareket edip de uyandırmak istemedim. Bütün gün boyunca öylece kalabilirdim. Ama işler ve evraklar izin vermezdi. “Uyan bakalım, uyuyan güzel” diye seslenip yavaşça dokundum.Çok yumuşak bir inilti sesi çıkardı ve gözlerini yavaşça açtı. Kısa bir süre içinde de sıcak bir gülümseme ile bana baktı.”Çok yalnızdım” diye açıkladı yatağımda olmanın bahanesini. Yaklaştı ve omuzumdan öptü. “Mmm, babam sabah ereksiyonu olmuş.” Eliyle kalkmış sikimi sıktı.”Hadi, genç hanım. Artık kalkma vakti.””Ama sen çoktan uyanmışsın bile” Demek istediğini vurgularcasına bir kaç kere sikimi sıvazladı. “Yatakta bir süre daha kalıp, oynaşmaya ne dersin?””Sen okula ben de işe geç kalacağım.” Bu kızımın baştan çıkarıcı hareketleri, olmaya çalıştığım baba modelini imkansız hale getiriyordu.”İyi peki, gıcık.” Örtüyü çekip kenara attı ve yataktan kalktı. Benim yapabildiğim tek şey ise; sabahın taze ışıkları ile onun çıplak, kusursuz bedenine bakmaktı. Genç, kıvrak ve tazeydi… Odadan çıkmak için zarif bir şekilde yürürken, arkasından ona uzun uzun baktığımdan emindi.Her sabah olduğu gibi hazırlanmak için koşuşturmaya başlamıştım. Takım elbisemi giymiş, sadece kravatımı bağlamıştım ki; odaya Nihal girdi. Üstünde havludan başka bir şey yoktu.”Duşa girmeden önce sana bir şey vermek istedim” Yaklaştı ve bileğimden tuttu.Kızım bileklerimi tuttu ve havlunun altından bacakarasına doğru götürdü. Parmak uçlarım kadınlığına doğru değmişti. Islanmıştı. Bu kız devamlı ıslak ve uyarılmış bir halde idi, anlayamıyordum.”Buna zamanımız yok” diyerek çaresizce karşı çıktım.”Sadece bir saniye sürecek” Elimi yukarı doğru itti ve iki parmağım zorlanmadan içine girdi. “Mmm… Evet…” diye inledi ve yüzüne bir renk gelmişti adeta. Bir kaç dakika boyunca parmaklarım ile kendini becerdi. Sonra bileğimden tutup, nasıl soktuysa öyle çıkardı. Elimi alıp buruna yaklaştırıp kokladı, sonra da ağzına alıp temizledi. “Bugün işteyken bol bol beni düşün baba.”Bana masum bir öpücük verdikten sonra parmak uçlarında yürüyerek duşa doğru yöneldi. Beni orada, ayakta mal gibi bırakmıştı. Çaresizce duruyordum öyle.Bana böyle işkence yaptığı için rahatsız oldum ama aynı zamanda da bu düşüncelerime tezat olarak kokusu gitmesin diye elimi yıkamaya gitmedim bile. Sevgili küçük kızım ne ara böyle teşhirci bir kadına dönüşmüştü?Bütün günüm kahır bela içinde geçti. Neredeyse her on dakikada bir kızımın amında gezen parmaklarımı kokluyordum. Ne girdiğim toplantılarda konuşulanlar aklımdaydı, ne de yaptığım bir kaç telefonlaşmadaki söylenenler… Kafamda kızımla olan düşünceler dışında her şey flu geliyordu.İşten eve geldikten sonra kapıyı açar açmaz, kapının önünde yere atılmış olan bluzu gördüm. Sonrasında ne olacağını merak edip izi takip etmeye başladım. Koridora giden köşeyi dönünce de yerde sütyeni duruyordu. Bir kaç adım ötesinde de Pantolonu, oturma odasının dibinde külotu duruyordu. Yere doğru çömelip onları topladım.”Eve asla dönmeyeceksin sanmıştım” dedi Nihal seksi ses tonu ile titreyerek.Yukarıdan ona doğru baktım. Kanepede oturmuş, bacaklarını yaymış ve ayaklarını da masaya uzatmıştı.Tahrik edici şekilde elindeki mor dildosunun ucu yaladı. Bütün günün stresi ve yorgunluğu küçük seksi meleğimi görünce dinmişti.Kızım çıplak göğüsü ve cüretkar duran amını utanmaksızın benim şehvetli bakışlarıma sunmuştu.Bazı babaların ikna etmeye çalışacağı ya da rüşvet vereceği bu görüntü için ona yalvarmama gerek yoktu. Onun kadar kadar olmasa ben de istiyordum bu görüntüyü.”Baba soyunup benimle birlikte mastürbasyon yapmayacak mısın yoksa?” diye sordu. Sesi artık olmadığına emin olduğum bir melek gibiydi.Gömleğimi çıkarıp, pantolonumu indirirken, cehennemlik olacağım bu yolda kendimi engelleyememiştim.Kesinlikle artık niyetim masumca değildi sırf bu sebepten cehennemin en dibini hak ediyordum.Salonun ortasında çıplak bir şekilde kalmış, sikim kızımın önünde sallanıyordu ona gövde gösterisi yapar gibi.Dildosunu ağzında tutup emerken, gözleri ile beni saçımdan tırnağıma kadar süzdü.Küçük bir tebessüm ile; “Seni böyle görmeye asla doymıcam.””Babamın siki…” diye fısıldayarak kendi kendine konuştu bütün gün boyunca beklediği şeye doğru bakarak.Henüz batmayan güneşin ışığında ayakta çıplak bir şekilde dururken son derece kendimdeydim. Kızımın şeytani niyetle bana bakmasından dolayı kendimi şımarmış hissediyordum.Gülümsedi “Şimdiden halıya akıtmaya başlamışsın…”Aşağı doğru kafamı çevirip baktığımda sikimin ucundaki zevk suyunun halıya damlayacağını gördüm. Yere akmadan tuttum ve bacağıma sildim.Genelde gençken başıma geliyordu böyle şeyler ama nereden bakarsan on yıla yakındır böyle bir şey yaşamamıştım.”Bu senin yüzünden biliyorsun.” dedim suçlayarak.”Yani umarım öyledir.” O esnada uzanıp amının dudaklarını ayırdı. O anı görünce bayılabilirdim.”Sanki senmişsin gibi…” Elindeki mor dildoyu bana doğru oynattı, sonra onu göğüslerinin arasında gezdirdi. Karnına ve bacaklarına doğru rastgele bir rotada dolaştırdı.”Bu senin sikin baba…”Bu nefes kesici şuh sözlerinden sonra elinde ki mor oyuncağı pembeleşmiş deliğine doğru götürdü. İlk girerken biraz zorlandı ama ani bir hareketle içine girmeye başladı.Görebildiğim kadarıyla kızımın amının ne kadar sıkı-dar olduğunu tahmin edebiliyordum.O kauçuk mor şey kendisini daha derinde buldukça sanki benim sikim de oradaymış gibi hissediyordum.Amının sıcaklığı olduğum yerden belli oluyordu. Amının içduvarlarındaki ıslaklık sanki sikimin etrafını sarıyormuş gibiydi.Daha tazecik olan amının kasları sıkarak beni içine çeker, beni beni kendimden geçirebilirdi. Daha önce hiç yaşamadığım bir his ve açlık yaşıyordum.”Şu anda içimde olman çok iyi hissettiriyor” dedi Nihal boğuk bir inilti ile.”Hadi asıl baba, kendinle oyna. Sanki elin benim amımmış ve içine giriyormuş gibi hayal et.” Yavaş yavaş penisini dışarı çıkardı ve tekrar aynı hızda içeri doğru soktu. “Sanki beni sikiyormuşsun gibi…”Onun yönlendirelerine uymaktan başka bir yol bulamadım.Elime sertleşmiş sikimi aldım ve onun dildosunu hareket ettirdiği senkronda asılmaya başladım.Sanki kızımın muhteşem amına girer gibi hissediyordum.”Benim karşımda mastürbasyon yapıyor olman, bana ne kadar seksi geliyor sana anlatamam” diyerek Nihal kendini kanepeden yere doğru bıraktı ve kendisini daha hızlı becermeye başladı. “Beni izlemeyi seviyor musun?Cevabını biliyordu ama benden duymak sanırım daha da hoşuna gidiyordu.”Evet tatlım. Seni izlemeye bayılıyorum.””Ya peki sen, beni çıplak görmek hoşuna gidiyor mu?””Yeterli gelmiyor.”Benim her çekişim ile onun çekişi aynı ana denk gelirse, elindeki oyuncağı daha sesli şekilde içine sokuyordu.”Benim kendimle oynayışım hoşuna gidiyor demek? Demek küçük azgın kızının sen asılırken önünde mastürbasyon yapması hoşuna gidiyor?””Hayatımda gördüğüm en seksi şey sensin yemin ederim. Sana o dildoyu aldığım hiç pişman değilim. Onunla oynamana bayılıyorum. Bu beni hayvan gibi boşaltıyor!””Oh baba! Hadi benim için boşal. Kendimi becerirken izle ve bana doğru boşal!”İkimiz de şu anda çıldırmış gibiydik. İki eliyle de dildosunu tuttu ve azmış-hızlı bir şekilde içine sokmaya başladı.Ellerim sikimin üzerinde hızlı hızlı gidip geliyordu. Her aşağı doğru indirişim de elim bir tokat gibi taşşaklarıma çarpıyordu. Hem acıtıyor hem de inanılmaz keyif alıyordum.”Geliyorum!” diye seslendim. “Hassiktir, boşalıyorum!!! Geliyorum…!””Ben de, ben de!” diye ağlarcasına cevap verdi Nihal. “Evet. Siktir! Geliyorum baba, boşalıyorum!””Siktir!!!”Boşalırken bacaklarımı kırdım, kalçalarımı öne doğru atıp büyük bir patlama yaşadım.Sikimden büyük bir güç ve süratle fışkırtmaya başladım. Gençliğimde bile kızımın önünde yaşadığım bu boşalma gibi büyük bir patlama yaşamamıştım.Döllerimin birazı dizine, birazı da üst ön baldırına kadar fışkırmıştı.”Fışkırt baba! Her yere fışkırt, umursama!!!”Nihal çığlık atıyordu yerde, ayaklarını masaya doğru vuruyordu titrerken.Yüzü sanki şeytan girmiş gözüküyordu. Gözleri kayıyordu. Kendini becerirken yoğun bir şekilde titriyor ve kendinden geçiyordu.”Sik beni baba! Becer beni. Her yerimi sik, bitir beni babaa!!!”Orada normalde görsem aşırı derecede acı çekiyor zannederdim ama biliyorum ki durum tam tersiydi.Normalde başka kadınların orgazmlarını, boşalmalarını izlesem bu kadar zorlanmazdım. O anları izlerken hala bir kaç damla daha sikimden akıyordu.Nefes almayı unutup, sonunda bayılacağından çok korktum. Sonunda kendini bıraktı ve rahatlayarak bir nefes aldı.Bacaklarını masaya doğru bıraktı. O anda oyuncak bir bebek gibi gözüküyordu, sanki oyuncak bir Barbie gibi.”Oh! Allahım. O neydi öyle” dedi ve hala nefes nefesydi. “Nasıl bu kadar iyi olabildi böyle?!”Kesinlikle bilimsel bir açıklaması vardı ama bilmiyordum ne diyeceğimi. O şekilde ayakta hala sikim kalkmış halde durmuş, kızımın ıslak-şişmiş amına doğru bakıyordum.Aniden ayağa kalkıp, bakınana kadar öyle sessizce kalmıştık.”Saat kaç?!” diyip masadaki telefonunu alıp saate baktı. “Of. Siktir be!” diyip yerinde sıçrayıp bana doğru koşup dudaklarıma bir öpücük kondurdu.”Berna beş dakika içinde burada olacak. Temizlenip, üzerine bir şeyler giyinsen iyi olacak.” Eline dildosunu aldı ve koşarak odasına doğru giderken kıçıma da bir şaplak atmayı ihmal etmedi.Pantolonumu üzerime geçirdim ve masanın üzerine fışkırmış olan spermlerimi sildim. Halının üzerine de akmış olan delilleri de elimden geldiğince yok etmeye çalıştım.Etrafa rastgele atmış olduğumuz kıyafetleri toplamak için acele ile hareket ettim. Nihal’in arkadaşının gelip gelmediğini kontrol etmek için pencereden göz süzdüm ve sikimi pantolonun içine yerleştirdim.Gözden kaçırdığım bir şey olabilir diye son bir kez kontrol ettim etrafı. Unutacağım bir şey bizi rezil duruma düşürürdü.O sırada zilin çaldığını duydum ve kapıyı açık unuttuğumuzu fark ettim.”Hop! Nihal!” diye seslenen Berna’nın sesini duyudum. İçeri girmiş ve Mutfağa doğru geliyordu.”Giyiniyorum!” diye seslendi odasından Nihal.Berna yönünü ses doğru çevirdi ve odamın kapısının önünden geçti. Orada çıplak bir şekilde duruyordum. Elimde kıyafetleri top etmiş, kendimi garantiye almıştım. Kapının dışında birbirlerini selamlamalarını boğuk bir şekilde duydum.Nihal hala çıplak mıydı? Arkadaşı ne olduğunu anlamış mıydı? Acaba bacağındaki spermlerimi silmiş miydi? Kafamın içinden bir sürü soru cümleleri geziniyordu.Acaba Nihal en yakın arkadaşına aramızda geçenleri anlatmış olabilir miydi?Bu fikirler kafamda bir tilki gibi gezinirken, mideme ağrılar girmişti. Bir kızın herhangi bir insana babası ile birlikte mastürbasyon yaptığını açıklamasının imkanı yoktu. Ama ne bileyim kızlar her şeyi birbirlerine anlatırlar ya diye korkuya düştüm bir an.Büyük ihtimalle bu genç kız hiç bir şey bilmiyordu. Zamane çocukları FaceBook’ta, Twitter’da ya da Instagram’da her bokunu paylaştıkları için, gizlilik ya da özel hayata dair şeyleri pek önemsemiyorlardı.Bütün bu olanları birisi öğrenirse nasıl sorunlarla karşılaşacağımız hakkında bir fikri var mıydı acaba? O zaman onu kesin kaybederdim. Belki hapise bile girebilirdim. sakarya escort bayan Allahım ben ne bok yiyorum böyle ya?Nihal’in odasında arkadaşı ile kıkırdadığını ve bir şey pişirdiklerini duydum aralarında. Odamın önünden geçerken kapımda tırnak seslerinin tıkırdadığını duydum.”Güle güle Baba! Seni seviyoruuum!”Evin kapısı kapandı ve ev bir anda sessizleşti. Rahatlamaya çalıştım biraz ama hala gerginlik vardı üzerimde.Artık bir adım geri atıp bu durum hakkında ciddi ciddi düşünmem lazımdı. Bu durumdan kurtulmak için bir şeyler yapmalıydım. -iyi ya da kötüElimde bir dolu olan eşyasını alıp, odasına gidip yere bıraktım. Şöyle bir odasına bakınca yatağının üzerinde duran dildosu gözüme çarpıyordu. Eminim ki Berna da odasına girdiğinde direkt görmüş olmalıydı.Sikim bir anda kendine geldi ve sertleşmeye başladı. Orada durup tüm bunları unutmam ve düşünmemem gerektiğini şartlıyordum kendime ama ayaklarım beni yatağına doğru götürdü istemsiz.Kızımın dildosunu yataktan aldım ve burnuma doğru yaklaştırdım. Gün boyunca kokusu parmaklarımda vardı ama bu daha taze ve yoğundu.Kendimi tutamadım ve oyuncağın kenarlarını yaladım. Tüylerim diken diken olmuştu ve vücudumdan sanki bir elektrik akımı geçiyordu. Çok kötü bir şey yapıyordum… Orada tekrar asılmaya başladım ve aynı zamanda ara ara yalayarak tadını almaya çalışıyordum.Gerçekten bu yaptığım şey utanç vericiydi ama kendimi cidden tutamıyordum. Tam bir sapık olmuştum artık!Dışarıdan ne kadar acıncası gözüktüğüm farkındaydım ama bir dildoyu yalıyordum. Orada kızımın tadını alabilmek için sahte bir siki yalıyor oluşum çok ezikçeydi ama direnemiyor, bunla başa çıkamıyordum.Olsun. Şu anda umurumda değildi nasıl gözüktüğüm. Kızımın amının tadına bakıyordum ve olabildiğince muhteşem geliyordu.Tüm bunları düşünürken; ağzımda mor oyuncak ve kasıklarımda ince sızı ile birlikte kızımın nevresimine boşalmam uzun sürmedi.Orgazm sırasındaki mutluluktan uçma hissi kendini, boşalmam sonrası kendimden tiksinme noktasına taşımıştı. -tekrar.Dildoyu aldığım yere geri bıraktım, nevresimin üstündeki döllerimi silme gayretinde bile bulunmadım. Artık kafamı toparlamalıydım ama artık her türlü kontrolümü kaybetmiş durumdaydım. Durmam gerekiyordu ama her seferinde de daha fazlasını istiyordum. Şu an dünya üzerindeki en rezil, en iğrenç yaşam formuydum.***Giyinip odamdan çıktım ve kafamı dağıtmak için rutin ev işleri ile uğraştım biraz. Buzluktan dondurulmuş hazır bir pizza çıkardım ve fırına attım. Beynimin artık soğuması için TV’nin karşısında oturup rastgele şeyler izledim.Nihal saat 10 gibi eve geldi. Odasına doğru giderken “Merhaba baba!” diye selamladı.TV’yi kapattım ve dinlenmek için odama, yatağıma gittim. Yorganın altına girdiğim anda kapım çaldı ve Nihal üzerinde eski bir SpongeBob tshirt’ü ve saten bir külot ile içeri girdi.”Bu akşam erkencisin?””Evet, bazı nedenlerden dolayı biraz yorgun hissediyorum. Yarına da çok iş var.””Burada seninle birlikte yatmam da bir sakınca var mı?”Hayır demeliydim. Hayır demeye ihtiyacım vardı artık. Hayır demeyi gerçekten denedim.”Tabii ki nasıl istersen.” diye zavallı bir ses tonu ile yanıtladım.Gülümsedi ve kapısını kapattı. T-shirt’ünü çıkırdığını ve külodunu sıyırmasının sesini duyuyordum.Nihal yorganı açtı ve altına girip, yerini aldı. Elleri dosdoğru bacak arama doğru ilerledi.”Ayy, iç çamaşırı mı giyiyorsun?” diye sorarak dudaklarını büktü.”Şey…Evet. Bu gece gerçekten çok yorgunum. Bugün sadece uyusak olur mu?””Tabii… Nasıl istersen.” dedi ve bir dizini bacak aramın üstüne doğru koyarak, kalçalarını bana doğru iteledi. Bir mayın tarlasının üstüne gelmişti de haberi yoktu yavrumun.Yaptığı bu küçük hamle ile kadınlığın tüyleri, tam belimin altındaki uyluk kemiğime gelip beni huylandırıyordu. Tam anlamıyla baştan çıkarıcı bir şeydi. “İyi geceler babacığım.”Sadece dilinin ufak bir kısmını kullanarak dudaklarıma bir öpücük kondurup, uyumaya koyuldu.Yanımdaki kadınlığının sıcaklığını düşünmemeye çalıştıkça daha da kafam oraya gidiyordu. Ereksiyon olmamak için ne kadar uğraştıysam, bir o kadar da oldum.Kendimi kızımla ne kadar oynaşmamayı telkinledikçe bir o kadar da oynaşmayı istiyordum.Kendimi artık kendi kızımla sevişmeme konusunda ne kadar şartlasam da, daha fazlasını yapıp onu artık sikmek istiyordum. Umutsuz vakaydım artık.Tam uykuya dalmam neredeyse üç saate yakın sürmüştü. Bir noktada uyandım ve yatağın şiltesinin sallandığını hissettim. Nihal yanımda sessizce mastürbasyon yapıyordu.Bu konuda çok ihtiyatlı davranmaya çalışıyordu ama bir yanı da dikkatimi çekip, uyandırmak istiyordu. Uyuyormuş gibi gözükmek için bütün gücümü kullandım.Bütün bu süre boyunca her hareketinin ve çıkardığı her sesin farkındaydım. Dudağımı ısırıyordum artık, hareket etmemek için elimden geleni yapıyordum.Çıkardığı gergin orgazm sesini duyduğumda az kalsın teslim oluyordum yine. Hangi erkek böylesine bir kışkırtıcı şeye karşı koyabilirdi ki? Kızım ya da değil fark etmez.***Ertesi gün tamamen perişan haldeydim. İş rezaletti. İnsanlar rezaletti. Trafik rezaletti. Dünya komplesine rezaletti.Benim için herşeyi yapabilecek en mükemmel, en seksi, en çekici ve en güzel bir kızım vardı ve aynı zamanda bu dünya üzerinde bir şey yapmamıza izin verilmeyen kızım.Onu koruyup, kollamam gerekiyordu. Onu benim gibi erkeklerden korumam gerekiyordu! Ona nasıl bir zarar verdiğimi kim bilebilirdi ki benden başka? Evet, benimle ilgili fantezileri vardı ama onu bu fanteziler için cesaretlendirmemeliydim.Normal bir ilişkisi olup, çoluğa çocuğa karışma fırsatını ve geleceğini mahvediyor olabilirdim.Şimdi tamam eğleniyor olabilirdi. Ama bir evladın babası ile birlikte mastürbasyon yapmasının psikolojik olarak uzun vadede sonuçları olması gerekiyordu illa ki. Ne büyük bir kaos yaşıyorduk?!Eve gelir gelmez üzerimi değiştirdim ve bahçedeki çimleri biçmek için dışarı çıktım. Nihal odasında ödevlerini yapmakla meşguldü, bitirdikten sonra da akşam yemeğini hazırlamıştı. Hiç kendimi konuşabilecek gibi hissetmiyordum. O da bunu hissetmiş olmalı ki beni kendi halime bıraktı.O gece odama gelmemişti. Bu durum beni hem rahatlatmış hem de hayal kırıklığına uğratmıştı. Belki merağı dinmişti belki de oltasından kurtulmuştum.Ertesi gün bir önceki günden daha iyiydi.Nihal ile ilgili yaşadığımız her şeyin ağırlığı sanki üzerimdeydi. Her şeyin bittiğini ve bundan sonra nasıl bir yol izleyeceğimizi düşünmeye başlamıştım.Pişmanlıklar elbette olacaktı ama hayatımızın bu tuhaf-garip bölümünü geri bırakacaktık.Nihal’in o gece Voleybol takımının idmanı vardı ve sonrasında arkadaşlarıyla birlikte alışveriş merkezine gideceklerdi. Eve geldiğinde beni masum bir şekilde öpmüştü. Günün nasıl geçtiği hakkında bir iki sohbetten sonra beni TV’nin karşında yalnız bırakıp odasına gitti.Bir kaç saat televizyon izledikten sonra, götümü kaldırıp odama geçmiştim. Kendimi bir seviyede bok gibi hissediyordum.Elbette bir baba olarak kötü davranışlarım vardı. Takdir edip, övmüyor oluşum, tedirgin edici kontrol saplantım ve bir baba olarak sorumsuz birisi olmam gibi.Nihal’e karşı kendimi sürüngen gibi aşağılık hissediyordum.Tedirgin bir hale bürünmüştü. Belki de bir kaç gündür kendimden nefret eden ruh halim onu da etkilemişti. Akla ve mantığa uyacak hiç bir durum söz konusu değildi. Yataktan kalktım ve bornozumu giyindim.Yavaşça kapıyı tıklattım. Yarı uyuyor, yarı uyanık haldeydi.”Evet?””Benim.” dedim anlamsızca. “Biraz konuşabilir miyiz?”Sinir bozucu bir sessizlik oldu ve ardından; “Tabii ki.”Kapısını açtığımda Nihal’i yatağında yorganının altında uyuyor olacağını düşünmüştüm. -üzerine boşaldığım yorganın- Ama dizlerinde bir açılmış bir kitap duruyordu.Yüzünde küçük bir tebessüm oluşmuştu ama son zamanlarda gördüklerimden birisi gibi değildi.”Nasılsın baba?””İyiyim bir şeyim yok.” o sırada kapısının önünde garip ve suçlu bir şekilde duruyordum.”Geçen bir kaç gece boyunca odama gelmedin ve bir sorun olup olmadığını merak ettim. Aramızda…”Omuzunu silkti ve yüzü düştü. “İyiyim, sanırım…” Kitabın sayfasını değiştirdi. “Sadace… Bilmiyorum…”Sesinde bir öfke hissi alıyordum. “Devam et, bana anlatabilirsin.” Bornozumu güvenli bir şekilde kapalı olduğuna emin olarak, yatağın kenarına oturdum.”Sadece sana biraz zaman vermem gerektiğini düşünüyorum. Yani demek istediğim seni rahatsız edecek kadar iğrençleşmiş olabilirim, sen de sanki benden rahatsız olmuşsun da uzaklaşıyor gibiydin. Yani her nasıl anlıyorsan işte…” Başka ne diyeceğini bilmeyerek omuzlarını silkti.Sanki hiç yeteri kadar büyük bir pislik değilmişim gibi bu uygunsuz zevkleri cazip hale getiren kapıyı açmış gibiydim. Kafasının karışmasını anlayabiliyordum, bu son huysuz ve mutsuz hallerimin kendi suçu olduğunu zannediyordu.”Tatlım, eğer sana sıktığını ve rahatsız ettiğini söylemiyorsam olmamışımdır. Güven bana. Senin yanında olmayı seviyorum. Her ne yapıyorsak olalım her bir saniyemi seninle geçirmekten dolayı memnunum.”Bu söylediklerim onu neşelendiriyor gibiydi.”Tamam ama biraz üzgün gözüküyorsun. Etrafında olurken çok mu rahatsız edici hareketlerim oluyor? Biliyorum, kendimi değiştirebilirim en azından denerim…””Hiç birisi değil Nihal. Bizi olduğumuz gibi seviyorum ama biliyorsun… Ama yanlış yaptığım bu şeyler hakkında endişelelerimi yenemiyorum.””Bu şeyleri ikimiz yaptık.””Tabii ki bu yaptığımız şeyler için kimse hapse atmayacak seni.” Ağzımdan çıkanlara pişman oluyordum.”Nasıl hapise gireceksin ki? Kime anlatacağım bu durumu, kim anlayacak?””Geçen gece Berna’ya üç dakika daha geç kalsak yakalacaktık..”Nihal dudaklarını ısırdı ve şaşkın bir şekilde bakıyordu. “Öncelikle bu benim hatamdı ve bir dahaki sefere daha da dikkatli olacağım, söz veriyorum. İkincisi Berna zaten görse bile kimseye söylemezdi, çünkü sana platonik olarak aşık. Seni çıplak görmüş olsa o kadar heyecanlanırdı ki o noktada kalpten giderdi kızcağız.””Platonik? Aşık? Bana? Şu anda çok fena sallıyorsun.””Gerçekten, ciddiyim.” Gözündeki yaramaz parıltı ile yatağında doğruldu biraz. “Üç yıl önce birlikte kalıp, uyuduğumuzda itiraf etmişti bana. Sana tamamen aşık ve senin seksi vücudun için deli oluyor.””Sanki yeteri kadar endişelenmiyormuşum gibi bir de bu çıktı…””Aslında bana seni ne kadar beğendiğini ve istediğini, gördüğü en çalışkan olduğunu söyledikten sonra ben de bunu düşünmeye başlamıştım. İlk fitili bende o ateşlemişti. Önceleri sadece babam olarak düşünüyordum dediklerini. Sonrası için babam değil de yabancı birisi olarak görmeye başlayınca seni bu beni de onu azdırdığı kadar azdırmaya başlamıştı. O gün üstüne bir de duşta kendinle oynadığını görünce iyice sikin aklımdan çıkmaz oldu.”Bu sözler egomla birlikte sikimi de tavan yapmaya yetmişti. Yani ne bok iştir ki; kızımla normal ergen bir kişiyle nasıl konuşulur onu bile beceremiyordum.Bornozumu Nihal’in göremeyeceğine emin olacağım şekilde tekrar düzelttim.”Ya işte her neyse…” diyerek kızımı herhangi bir cümle ile kırmamak adına ortamı düzeltmeye çalıştım. “İtiraf etmeliyim ki; seninle bu şekilde bir durumda olmak bana hiç doğru gelmiyor. Babalar kızları ile böyle şeyler yapmamalı.””Birisi bana sanki zamanında demişti ki; Eğer dünya birilerinin dediği gibi yaşayacağımız bir yer olursa, kesinlikle sıkıcı bir yer olurdu.” diyerek manidar bir şekilde güldü.”Benim sözlerimi bana karşı kullanman hiç hoş değil.””Tamam peki şöyle düşün.” Kitabını dizinden alıp yanına doğru koydu ve ciddi bir ifade ile; “Asılıyorsun, değil mi?””Of, cevabını bildiğin bir soru.””Yani odanda asılıyorsun, doğru mu? Ve ben de odamda kendimi parmaklıyorum ya da ne deniyorsa, doğru mu? doğru. Peki bunda yanlış olan şey ne?””Şey… Hiç bir şey.””Odalarımız yanyana ve aramızdaki duvarları kaldırınca yaptığımız şey yanlış bir şey mi oluyor?” Sanki bu kullandığı argüman önceden hazırlanmış gibiydi, üzerine düşünülmüş.”Yani ikimizde aslında bunu yapıyoruz, sadece aramızdaki duvarları yıktık…””Evet, ama…” Söylediklerine diyecek bir karşı cevap bulamamıştım. “Bunu özel alanında yapmak farklı… birbirimizi görerek yapmak farklı…””Üf, yapma lütfen.” Yılmıyordu. “İstersem zaten çıplak nasıl görünüyorsun ve nasıl asılıyorsun diye kafamda canlandırabiliyorum. Bunu defalarca kez hayal ettim zaten. Ve sen de zaten istediğin zaman aynı şeyi yapabiliyorsun. Kendimle oynarken göğüslerimin çıplakken nasıl gözüktüğünü, kalçalarımın nasıl göründüğünü hayal edebilirsin.Zaten bunları düşünerek aklında canlanıyor, bir de gözünle görsen hayatında ne değişecek. Hepsi aynı şey değil mi?!””Bence konuyu biraz saptırıyoruz gibi.””Tabii, yaptığımız şeyin normal olmadığını ben de kabul ediyorum.” dedi elleriyle parantez açarak. “Ama normal olup olmamak benim hiç umrumda değil. Sen de normal olmak istemiyorsun, di mi baba?”Bütün bu olanları aslında kafamda canlandırmıştım. Ama ben de istiyordum ki çok çabuk tesiri altında kaldım sözlerinin.”Seni mutlu, sağlıklı ve harika bir kadın yapacak şeyleri düşünüyorum. Hep senin iyiliğini düşünüyorum ben.””Son bir kaç haftadır hayatımın en mutlu zamanlarıydı.” diyerek uzanıp ellerimi tuttu.”Ve bence sen de mutlu olabilirsin kendini bırakıp benimle birlikte eğlenmeye çalışarak…””Şimdi, bütün bunlar nasıl başladı hatırlıyor musun?! Okula odaklanmak için erkek arkadaşı ve seks düşünmemek için bana siktiğimin dildosunu aldırdığında… Ama bizim yaptığımız şey dikkatini daha çok dağıtmıyor mu? Aklını bulandırmıyor mu, anlamıyorum!””Dün matematik dersinde test yaptık ve testin sonucunda 91 almışım. Yani hoca kesinlikle Berna ile bize proje notu olarak +AA verecek! Dikkatimi dağıtan şeyleri sana anlatamamı ister misin? -Buluşacak mıyız? Bugün ne giysem? Makyajım, saçım nasıl? Beni acaba seviyor mu? Acaba aldatıyor mu? Hamile miyim acaba? gibi bunun gibi bir sürü saçmasapan şeyler. Oysa ki şimdi ise; Yalnızca eve gelip, etrafımda görebileceğim en seksi erkeği hayal ederek güzel bir şekilde orgazm olmak. O da karşımda duruyor zaten, bundan daha mükemmel bir fırsat yok benim için.” Elimi yavaşça kaldırıp öptü. “Ama senin için böyle değil mi?””Değil tabii ki!” Hızla boka batıyordum artık. “Eğer kızım olmasaydın benim için de mükemmel bir şey olurdu. Böyle yaparak sanki seni giderek daha çok üzeceğimi düşünüyorum. Şimdi tamam güzel vakit geçiriyoruz diye düşünüyorsun ama zamanla fikirlerin değişecek, düşüncelerin değişecek. İşte o zaman yaptıklarımızı düşününce neler hissedeceksin bir fikrin var mı? Biz neler yapmışız diye kafayı yemez misin?””Baba bana kötü hiç bir şey yapmıyorsun. Ne yapıyorsak birlikte yapıyoruz, ben de bu durumun içindeyim. Seni çok seviyorum, bunu bil!” dedi gözlerini kapatarak sanki başka bir alemde gibiydi.Nihal gözlerini açtı ve bana doğru gözlerini dikti. “Tüm bu yaşananların kolay olmadığını biliyorum senin için ama ne yapayım istiyorum. Sonunun kötü olacağını bilsem de kahretsin ki istiyorum!” Ellerimi sıktı.”Eğer dürüst olup benimle bunları yapmak istemiyorsan söyle, anlarım… Ama bunları yapmamıza engel olarak gördüğün şey; bensem ya da insanların ne düşüneceği gibi umurumda olmayan bir şeyse, o zaman büyük bir hata yapıyorsun.”Kızım doğru olarak düşündüğüm bütün prensipleri nasıl böyle yıkıp geçebiliyordu? Bu kadar zeki olmasına neden müsaade ettim?Söylediği şeylerde tamamen samimiydi ve ikna edici konuşuyordu. Tarafsız olarak kendi iç sesime bile güvenemiyordum. Onu fena halde istiyordum.Onu günün her dakikasında çıplak görmek istiyordum. Hayatta böyle bir tutkumun olduğunu bilmiyordum.O benim herşeyimdi ve hayatım boyunca oturttuğum ahlak etiğime meydan okuduğunda bile teslim olup istediği ne varsa vermek istiyordum.”Seni her şeyden çok seviyorum, Nihal. Bütün hayatım boyunca seni mutlu edecek ne varsa onu düşünüyorum.”Belki hayal görüyordum ama gözleri dolu dolu gözüküyordu.”Beni neyin mutlu edeceğini biliyor musun?”Arkaya, yastıklara doğru uzandı ve üzerindeki yorganı açtı. Üzerinde eski çizgi film t-shirtlerinden birisini giyiyordu (Sanırım şeker kız candy’di) ama altında hiç bir şey yoktu ve çıplaktı.Kalçalarını ayırdı ve ayak tabanlarını birbirine yapıştırdı. Bacak arasındaki kodumun mor dildosu kısmen belli oluyordu.Konuştuğumuz süre boyunca içinde duruyordu meğersem. Konuşma boyunca gözlerinin uzaklara dalmasını ve boş bakmasının nedeni anlaşılıyordu.Kapıyı çaldığımda sanırım mastürbasyon yapıyordu ve sadece yorganı üstüne çekip, kitap okuyormuş gibi yapacak kadar zamanı vardı beni oyalarken.”Eğer yarım kalan işimi bitirmeme yardım edersen beni aşırı mutlu edersin.”İlk başta ne dediğini anlamamıştım ama t-shirt’ünü kafasına doğru çekip, mükemmel gözüken küçük göğüslerini açığa çıkarınca olayı da net bir şekilde kavramıştım.Kabarmış yumuşak meme uçları beni acil bir şekilde çağırıyordu. Ellerini başının arkasına koydu ve şuh bir gülümseme ile beklemeye başladı.Kısa bir süre içinde ne istediğini anlamıştım ve istediği şeyi yapmamamın herhangi bir yolu yoktu. El mahkumdu…Biraz eğildim ve götünün altında duran dildoyu alıp, yavaşça parmaklarımı kullanarak ileri doğru iteledim.”Böyle mi?” diye sordum emin olmayan sesimle.”Evet” diye mırıldandı. “Tam olarak böyle baba. Bu beni -mutlu ediyor-.”Önce birazcık iteledim, sonra birazcık daha sonra biraz daha. Derin nefes alıyordu, göğsü nefes alırken yükselip alçalıyordu.Yavaşça geri çektim. Deliğinin ağzının, mor oyuncağın başını sıkıca tutup kurtulduğundaki boşluğunu izledim.Başını tamamen kızımın vajinasından çıkardıktan sonra, oyuncağı ters çevirdim ve diğer tarafını tekrar kızımın amına doğru yavaşça soktum.İnlemesi sanki sanki haplanmışım gibi kalbimi hızla attırıyordu.”İşte bu…” diye mırıldandı. “Beni aynen böyle sik…”Yatağa doğru kaymaya başladı. Bacaklarını benim için daha da açmıştı. Kızım kendini bırakmış ve bana teslim olmuştu.Oyuncağı tekrar çıkardım ve yine içeri iteledim.”Ah baba, beni şu anda bitiriyorsun. Sakın durma.” diye yalvarıyordu. Eliyle göğüs uçlarından birini sıkıyordu. Diğerini de yapacakken titremeye başladı. Göğüs uçları iyice şişmişti.Kızımın oyuncağını iyice kavradım ve yavaş yavaş sokup-çıkarmaya başladım. Acaba bunun üstüne mor oyuncağını ağzıma aldığını bilseydi ne olurdu?Muhtemelen aklında yarattığı beni yıkmış olurdum. Bunu düşünmekten vazgeçip, yaptığım şeye odaklandım tekrar. Kızımı plastik sahte bir sik ile beceriyordum elimle. Gerçekten dışarıdan bakıldığında rezil, utanç verici bir andı.”Ah baba, sanki içimdeki senin sikinmiş gibi geliyor. Sikine bitiyorum! Bayılıyorum!” Sesi sanki ağlayacak gibi çıkıyordu.Nihal ellerini karnına doğru sürükleyip, içeri doğru bastırıp çekiyordu.Dildoyu sırılsıklam amına defalarca soktum, her sokuşumda eğip bükerek sokuyordum artık rastgele, zorlaya zorlaya.Kalçalarını daha aşağı çektikten sonra bacaklarını kendine doğru havaya kaldırıp amını iyice bana sundu.”Sik beni, becer beni baba. Amımı parçala!” Dildoyu daha derine sokmak için kalçalarını her sokuşumda bana doğru bastırıyordu. O anda anladım ki; kızımı sikmiş olsam neler olacağını üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyordum.Bu kız vücudunu ve onu nasıl kullanacağını çok iyi biliyordu!”Daha mı hızlı?” diye cevabını bilerek sordum.”Evet! Daha hızlı becer. Daha hızlı sok baba, daha hızlı!” O anda gerçekliği unutmuştu. Eminim ki beni üstünde hayal edip, onu siktiğimi düşünüyordu.Daha da hızlandım ve dildoyu sokabildiğim en derine sokuyordum. Hepsini çıkarmıyor, yarısına kadar çıkarıp sanki daha derini varmış gibi hızlı bir şekilde tekrar geri sokuyordum. Bir kadını böyle zevke getirmek benim için mükemmel bir hazdı.Daha önce hiç böyle bir şey yapmamıştım. “Amın ne kadar mutluysa sikim de o kadar mutlu biliyor musun!” dedim saçma sapan. Dirty talk girişimim beni de şaşırtmıştı.”Ooohh! Siktir, evet!” diye tarifsiz bir şekilde mırıldandı ve bacaklarını daha da havaya kaldırdı. Artık tepsi gibi gözüküyordu. Mükemmel göt deliği de gözümün önünde pastanın üstündeki çilek gibi süs gibiydi.”Seni sikmeye bayılıyorum Nihalim! Baban o güzel sıkı amını sikerken, kendinden geçiyor!””Siktir, evet. Daha fazla, daha hızlı! Hadi, hadi!!!”Boşalmasının yaklaştığını hissederek olabildiğince daha hızlı olmaya başladım. Görmeniz lazımdı sanki araba motorunun dişlisi gibi çalışıyordum.”Boşal bebeğim. Babanın sikinin üstüne boşal. Sapık babanın sikini döl içinde bırak.””Evet! Evet! Aaah! Evet! Boşalıyorum baba! Sikinin üstüne doğru boşalıyorum baba! Amcığımı sik, parçala baba! Amcığımı… Aaaahhhhhh…!!!”Bacaklarını serbest bıraktı, yatağı yumrukluyordu. Ayağının birini yatağın üzerine koymuş diğerini de tam uyluk kemiğime koyarak destek alıyordu.Poposunu yukarı kaldırıp, kalçalarını bana doğru bastırarak dildonun tamamen içine girmesi için kendini zorladı.Şiddetli bir orgazmın geleceğini anlamıştım, elimden geldiğince hızlı ve sert şekilde elimdeki oyuncağı sokup çıkarmaya başladım.Çığlıklar ve vücut kasılmaları içinde kendini yavaş yavaş yatağa indirdi. Ben dildoyu hala içinde tutmuş beklerken yavaş yavaş kendine geliyordu.Karşımda duran genç vücuda hayranlıkla baktım, küçük göğüsleri sertleşmiş ve kızarmıştı.Göbek deliği, kusursuz gözüken karnında sanki çöldeki bir vaha gibiydi. Kasıklarındaki az buçuk tüy, artık büyüdüğünü ve kadın olduğunun kanıtı gibiydi.Uzun ve düzgün bacakları açık bir şekilde duruyordu; sanki -gel de kucakla beni der- gibi.”Bu şu güne kadar en iyisiydi” diye fısıldadı, benim için de farklı değildi durum. “Kulaklarım uğulduyor, tıkandı…”İçindeki oyuncak siki yavaşça dışarı çıkardım. O sırada dudaklarındaki gülümseme anı sanki bu kadar yorulmamın karşılığı gibiydi. İçinden çıkarttıktan sonra, sıkı kadınlığının kısa bir süre açık kalmasını hayranlıkla izledim.Hayret içindeydim. Gözlerimi kaçıramıyordum. Gözlerimi kızımın amından alamıyordum. Mükemmel gözüküyordu.Şu gözünü dikip bana baktığını biliyordum ama kızımın en müstehcen yerine bakarken utanç duymama rağmen bakmayı bırakamadım.Nihal bana doğru uzanıp, dudaklarını uzatıp öpücük kondurdu. Kızımın isteklerini karşılayıp, rahatlatmak isterken biraz kaba davranmış olabilirdim ama o an hissetiklerim buydu.Sertleşmiş ve şişmiş klitorisinin üzerinde parmağını gezdirdi. Anladığım kadarıyla hala hassastı orası.Pembeden giderek kırmızıya çalan amının iç dudakları ile oynuyordu. Dilimi amının dudaklarında gezdirebilsem heyecandan ağlayabilirdim.Sonra parmaklarını yavaşça amının deliğine doğru soktu. Gerçekten nefes alamıyordum artık. Tıkanmıştım…Nihal ıslanmış olan amını parmaklıyordu bildiğin, parmaklarının ilk boğumuna kadar sokmuştu. Adeta kurcalıyordu, döndürüyor, büküyordu…Hiç utanma ve sıkılma olmadan parmakları ile amını ayırarak bana gösteriyordu, sanki porno filmlerde gördüğüm porno yıldızları gibi gözüküyordu. Yani o duruş neydi öyle? Amını öyle açmak… Sevgili küçük prensesimden gelen bu çarpıcı görüntü karşısında şok olduğumu inkar edemezdim ama bunun beni büyülemediği anlamına da gelmiyordu.Şaşırdıkça, şaşırdım. Hayretlerden hayrete koştum… Anlaşılan her şeyini benimle paylaşmak istiyordu. Nihal her parçasını bana vermek istiyordu. Jest ve mimikleri bunu gösteriyordu.Onun bu tutuk ve hafif çekingen hareketleri gördüğüm en uyarıcı, en erotik şeydi. Kendine has kokusu odanın içinde geziyordu ve koku giderek keskin bir şekilde artıyordu.Kızımın ıslak deliğine dalıp, dilimi daldırmamak için kendini zor tutuyordum. O anda elimde hala dildoyu tuttuğum aklıma geldi.Elime de duran mor sike şöyle bir baktım. Üzeri ve doğal gözüksün diye yaptıkları damarlar kızımın suları ile kaplıydı. Bir süre sonra oyuncağın şişkin başını kızımın amının en derinlerine doğru sokmaya başladım.Bu eşşsiz anın heyecanı, benim bütün utancımı ve rahatsızlığımı unutmamı sağlamıştı.The memory of her flavor urged me past my shame and embarrassment.”Ah, siktir!” diye nefesi kesildi.Tepkisi ile birlikte ona doğru baktım ama suratında ne istememe ne de rahatsızlık vardı. Yüzü şaşkınlık içinde gevşemiş, ağzı açık kalmış, gözlerini kocaman açmış hafifçe gülekalmıştı.Aslında eğilip dilimle bir yalamayı denemek istiyordum ama o anda cesaret edemedim. Oysa ki önceden biraz tadına bakmıştım elimdeki oyuncak vasıtasıyla.”Oh, siktir! Eveet!” diyen inledi Nihal. Suratı rahatsız olmuş gibi olur diye düşünürken baya bir mutlu gözüküyordu.Tekrar emin olmak için gözlerimi çevirip ona baktım. Gözlerinden aldığı zevk belli oluyordu. Boşta duran bir elini, usul usul amına doğru yaklaştırarak klitorisi ile oynamaya başladı. Klitoris’inin etrafında küçük daireler çiziyordu yavaş yavaş.İçindeki şeyi itelemiyor, daha fazla sokmamı istiyordu.İçinden çıkardım ve son derece tereddütlü olmama rağmen gözlerine baka baka sik şeklinde dildosunu başıma doğru yaklaştırdım.”Benim için onu tadar mısın?”Başımla evet diyerek cevap verdim.”Dildonun üstünde amımın tadına bakabilirsin” diyerek amını daha fazla okşamaya başladı. “Hadi yala baba, o elindekini yalarken görmek istiyorum seni.”Artık istesem bile geri dönemezdim. Ağzıma doğru yaklaştırdım ve kauçuk oyuncağı ağzıma alıp, dudaklarımla sarıp-hapsettim. Sanki dondurma emiyor gibi emiyordum.İçinden çıkmış olmasına rağmen hala sıcaktı. Nihal’in eşsiz kokusu aklımı almıştı. Şu güne kadar kızımın amının tadı kadar güzel bir şey tatmamıştım.Sanki bir erkeğe oral seks yapıyormuş gibi siki ağzıma sokup-çıkardım ve arada emiyordum da. Dışarıdan bir gay kadar harika oral seks yapıyor gözüktüğümü düşündüm, elimde bir yarrak ağzıma sokuyordum. Neyse ki gerçek değil, o yüzden fazla takmadım.”Of siktir ya, çok fena gözüküyor” diye soluk soluğa kendini parmaklıyordu. Aynı zamanda mastürbasyon yaparken, diğer eliyle de amını açık tutup beni manzaradan mahrum bırakmamaya özen gösteriyordu.”Em şu siki baba, benim tadıma bakıyorsun öyle. Nasıl tadı? Em… Üfff süper!”Ağzım dolu olduğu için cevap vermedim ama içimdeki coşkuyu göstermek için daha hızlı yalamaya-emmeye başladım. Nihal bir ayağı ile bornozumu açmıştı. İşareti almıştım.Azğımdaki oyuncak yarrağı çıkarmadan, kudurmuş ve kalkmış sikimi iç çamaşarımdan dışarı çıkardım.”Off evet, benimki işte ortaya çıktı.” dedi kızım ereksiyon olmuş sikimi görünce. “Hadi yalamaya devam et, o büyük yarrağın üstündeki sıvılarımı em, onlar benim içimden çıktı baba!”Kızımın gözündeki heyecanı o anda gördüm. Heyecanla beni izliyordu. Bana duyduğu sevgiyi ve saygıyı kaybetme pahasına yaptığım şeyleri kendimi tutamadan yapmaya devam ettim.Bu kadar heyecana artık ben de aynı anda asılmaya başladım. Ne yavaş yavaş başladım ne de klasik bir eserin yükseliği gibi artarak hızlandım. Tam bir abaza ergen gibi asılıyordum.Asıldığım süre boyunca tüm dikkatimi kızımın hafif aralık amına verdim.Dikkatimi tam olarak nereye çekeceğimi bile bilmiyorudm. Amının deliğine doğru mu yoksa sertçe okşadığı klitorisine mi?! Gözlerim fıldır fıldır bir oraya bir oraya dönüyordu.”İşte böyle! Asılırken benim döllerimi yala hadi!” O mis gibi suyu, tatlı deliğinden akıyor, belli oluyordu. “Yala yut baba amımın suyunu!”Tek yapmam gereken şey eğilip, dilimle tadına bakmaktı. Hem o kadar uzak bir fikir, hem de bir o kadar sıcak bir fikir.Nihal kalçalarını kaldırdı tekrar aynen boşalacağı anda olduğu gibi. Tek yapmam gereken oraya doğru eğilip, tadına bakmaktı. O anda fikrimi değiştirdim üzerine doğru eğilip, amının üstüne doğru fışkırtarak boşalmaya başladım.İlk atışımda-fışkırtmam da sağ kalçasına kadar gitti. Sikimi sıktım sonra tekrar bırakınca da ikinci fışkırtmam sol ayağına geldi. Delirmiş gibi adeta çıldırmış gibi boşalıyordum. Kalan ne var ne yok gerisini ayağının tabanına doğru bıraktım. Boşaldıktan sonraki boşlukta kendime gelmeye çalışırken, o an kızım Nihal’e baktığımda o hala deli gibi kendini okşuyordu.”Oh döllerini hissediyorum…” dedi hissiz bir şekilde hırıldayarak. “Parmakla beni baba! Parmaklarını içime sok, amıma sok hadi. İçimde istiyorum!”Dildosunu içinden çıkarıp istediğini yapmak için acele ettim. Onun sırılsıklam amına doğru parmağımı soktuğum gibi parmağımı sıkıca kavrayıp tuttu içinde.”Diğerini de!” diye bağırarak yalvardı.İkinci parmağımı da sokup, onu parmaklayarak sikmeye başladım.”Daha da baba! Daha da!”Zarzor üçüncü parmağımı da içine sokup-sıkıştırabildim. O zamana kadar ondan duymadığım gırtlağından bir böğürtü inlemeye başladı.Sikime doğru ayağını bastırdı. Bütün ayağına benim spermlerimi döllerimi bulaştırmıştı.”Parmakla amımı baba!” Şu orospu olmuş amımı parmakla, parçala!!!!”Yalvardığı, istediği ne varsa yapmaya çalıştım. Parmaklarımı elimden geldiğince hızlı bir şekilde sokup çıkarıyordum. Amını sımsıkı kasmış, parmaklarımı sıkıca kavrıyordu. Hiç gevşetmemişti. Ona zarar vermekten korkuyordum sert davranarak ama o ise ısrarla ona daha sert davranmamı istiyordu. Ona istediği her şeyi yaptım…”Evet! Tam orası. Evet öyle devam et! Aaah! Siktir, siktir, siktir, siktir, siktiiiiiirrrr!!!”Vücudu güçlü orgazma karşı koyamamış büzüldükçe büzülüyordu. Yüzünde sanki acı çeken bir maske vardı. Amının duvarları sert bir şekilde parmaklarımı hapis etmiş ve ayağı taşşaklarımın üzerinde beni eziyordu.Kasılmaları bitince ve ağzı açıldığında gülmeye başladı. Saf, neşe içinde kendinden geçer gibi gülüyordu.”Allahım neydi bu böyle?!” diye kendi kendine konuştu. “Başım dönüyor.” Tekrar gülmeye başladı. “Hiç bir zaman bu kadar sağlam bir şekilde boşalmamıştım, cidden başım döndü…”Benim de biraz başım dönüyordu, heyecandan mı nedir bilmem.Nihal kendini soğutmak için devamlı bacaklarını ayırıp, kapatıyordu. Onunla oynamaya devam ederken, hiç kendini geri çekmiyordu.Amının dudaklarına ve alt bölgesine doğru dokunurken, kızımın deliğinden az bir miktarda olsa akmaya başladı ve yarıktan aşağı götünün deliğine doğru gidip kayboldu.O anda dilimle o akışı takip edip, gittiği yere kadar yalamak istedim.”Benimle nasıl oynayacağını biliyorsun, bayılıyorum buna” dedi boğuk ve yarı uykulu sesiyle. Yavaşça ayağını tekrar sikime doğru bastırdı. “Benim amıma hak ettiğini iyi veriyorsun.”Parmağımı içine doğru biraz sokarak, yine onunla uğraşıyordum. Sanki dildonun o genişliğini içine almıyormuş gibi inkar edercesine daracık duruyordu.Nihal tekrar parmaklarını amına doğru götürdü. Bir kaç kışkırtıcı hareketten sonra tekrar amının pembeleşmiş klitorisini açarak gözlerini kapatıp bekledi.Islak parmağımı sertleşmiş olan deliğine, klitorisine doğru götürdüm. Ona dokunduğumda derin bir nefes aldı. Parmağımı olabildiğince yavaş ve dikkatli şekilde üzerinde oval hareketlerle gezdirdim. Ben oynamaya başlarken hiç itiraz edip, zorlaştırmadan bacaklarını açık tutuyordu. Nefes almaları hızlandı ve sessizce bir inlemeye yakın bir sesle reaksiyon göstermeye başladı.Nihal’in odasına artık birbirimizle oynamayı bırakmamız gerektiğini söylemek için gelmiştim ama ironik bir şekilde oturmuş kızımın klitorisi ile oynayıp, kendimi kaybediyordum.Bir kaç hafta önce kızımla aynı odada çıplak kalmayı bile hayal edemezken, şimdi aynı gece içinde üçüncü kez kızımı boşaltıyordum.”Mhhmmmççç” Bu sefer ne çığlık, ne feryat ne figan hiç bir şey yoktu. Yavaş bir rüzgar esintisi gibi, huzurlu bir şekilde orgazm olup, boşaldı. “Mükemmel.” diye fısıldadı.Ben kızımın baştan çıkarıcı amına bakakalmışken bir süre öyle kalakaldık. Artık doğal rutin olan şey aslında benim için inkar ve red etmem gereken bir şeydi.Arkasına doğru kendini sereserpe bırakmış, tembel bir şekilde döllerimle kaplı ayağıyla yarı kalkmış sikime masaj yapıyordu.”Bu gece benimle yatağımda uyumanı istiyorum” dedi ve bir kaç dakika sonra mayışmaya başlamıştı bile.”İlk önce temizlenmeliyiz.””Hayıııır” diye itiraz etti. “Sabah yaparız. Bu gece pis yatalım.”Bu fikrine çok olumlu olmasam da bunu tartışmak için çok yorgundum…”Hadi soyun da ışığı kapat” dedi. O esnada Nihal gözleri ağır ağır kapanırken, bornozumu çözüp, donumu çıkarırken bana bakıyordu. Gidip ışığı kapatacaktım ki;”Bir saniye bekle, bir daha bakayım” bakışları omuzlarımdan aşağı doğru kaydı ve kasıklarıma doğru odaklandı. “Mmm, güzel bir yarrakmış. Yemin ederim dünyadaki en seksi baba benim ki.”Duyduklarım ne kadar heyecanlı olsa da aynı zamanda da beni utandırıyordu. Düğmeye hafifçe dokunup ışığı kapattım ve yatağın içine girdim yavaşça.Üzerimizdeki yorganı düzeltti ve her zaman yaptığı gibi üzerime doğru yattı. Parmakları göğüs kıllarımda dolaşıp, kasık kıllarıma ulaştı.Kısa süre içinde taşşaklarımı okşamaya başladı ve sikimi kavrayıp tuttu.”Tekrar boşalmak ister misin?””Uyuyacağımızı sanmıştım.””Ama bir kere daha boşalacak kadar zamanımız var.”Bilmiyorum tatlım, boşalacak kadar bir şey kaldı mı emin değilim.””Öğrenmekten zarar gelmez.” dedi yorganın altından okşamaya ve sıvazlamaya başlamıştı. “Bu arada özür dilerim…””Ne için?”Y ile başlayan şeyi söylediğim için.””Y ile başlayan kelime ne?” dedim sanki hiç duymamışım gibi.Dudaklarını kulağımın yanına yaklaştırdı ve fısıldayarak; “Amcık.” Sıcak nefesi tüylerimi diken diken yapmıştı.”Sen çok yaramaz bir kızsın. Böyle konuştuğun için seni cezalandırabilirim.””Bir şey diyemem. Senin önünde çok azıyorum ve böyle konuşmaya başlıyorum.””Şey…” dedim en iyi baba ses tonunu kullanarak. “Bir daha olmasın, genç hanım.””Bundan sonra iyi bir kız olacağım, söz” dedi masum-iyi kız sesi kullanarak.Tamamen olmasa da beni tekrar sertleştirmeyi başardı. Gerçekten nasıl yapacağını iyi biliyordu. Nasıl öğrendi bilmiyorum ama iyi öğrenmişti.”Benim amcığıma bakmaktan hoşlanıyorsun değil mi babacığım?”Of! Siktir. Bu kız gerçekten fenaydı. “Evet, tatlım.””Ben de sana amcığımı göstermeye bayılıyorum. Ne tesaadüf.” Her söylediğinde bu kelimeyi vurguluyordu. “Amcığımın nerelerini sevdiğini anlatır mısın babacığım?””Her yerini” dedim hızlı cevaplayarak. Ama onun istediği oyun böyle değildi, işkence gibi olmalıydı. “Onu ayırırdığında görmeye bayılıyorum.”Bunca olan şeye rağmen, yaptıklarımıza rağmen hala kızımla böyle konuşuyor olmak çok garip geliyordu.”Elim şu anda oraya doğru gidiyor babacığım.” Elleri sikimde daha hızlı hareket etmeye başladı. Kulağıma doğru azdırıcı bir şekilde konuşurken, göğsünü daha da bana doğru bastırıyordu. “Amımın deliğini görebiliyor musun baba?””Evet!” diye hırladım.”Evet, ne?””Evet, amının deliğini görebiliyorum.””Kızının sıkı, dar amını görebiliyorsun yani babacığım?””Evet” dedim hızla beni okşayan elin altında kıvranarak. “Senin amını görmeye bayılıyorum. Çok taze gözüküyor.””Benim neyim?””Senin amın… Mükemmel, güzel, eşsiz ve tatlı amın…”Nihal asılmayı bıraktı ve bacaklarını üzerime doğru getirdi, üzerime doğru ayarlayarak oturdu. Kalçaları ile üzerime baskı yapıyordu. Islanmış amını taşşaklarımda hissedebiliyordum.”Amım sikini kaldırıyor mu baba?””Evet!””Amımı yalamak ister misin baba?””Evet!””Peki büyük yarrağını amımın içine sokmak ister misin baba?””Evet, utanıyorum! Evet!””Söyle bana, baba napmak istediğini söyle!””Sikimi içine sokmak istiyorum!”Karnıma doğru sert bir tokat attı. “Öyle değil!””Sikimi amına sokmak istiyorum!””İşte böyle!!!” O sırada eliyle sikimin başını okşadı. “Daha da.””Amını parçalamak istiyorum.”Bir tane daha tokat yapıştırdı. “Seni duyamıyorum!””Amını parçalamak istiyorum!!!””Eveeet!” dedi daha hızlı okşayarak. “Daha da!””Sikimi amının içine sokmak istiyorum, Nihal!””Siktir! Evet!””Sikimi kızımın daracık amına sokmak istiyorum.””Devam et!””Kızımın amını… amını sikmek… benim uslu kızım… Sikmek istiyorum seni… Aaaaağğğh!”Yüzümdeki terleri ve göğsümdeki çarpıntınıyı hissettim. Bu yaşımda bunları yaşayacağıma inanamıyordum. Kızım inanılmaz bir şekilde harika bir iş çıkarıyordu.Sikimden son sperm çıkana kadar sıkıca kavrayıp, asılmaya devam etti.Silüetini, pencerenin kenarından süzülen loş bir ışıkla zar zor seçiliyordu. O yetersiz ışıkta bile o parlayan seksi vücudu şahane gözüküyordu.Nihal biraz hareket etti, üzerimden kalkacağını düşünmüştüm. Bunun yerine biraz daha aşağı doğru kaydı ve uyluk kemiğime doğru yerleşti. Sıcaklığını ve ıslaklığını cildimde hissediyordum.”Güzelmiş böyle.” diye itiraf etti karanlığın içinde. “Uyuyabilirdim ama amım ıslandı tekrar ne yapayım?” Uyluk kemiğimin üzerinde kaymaya başladı usul usul. “Üzgünüm… Dayanamadım…”Dizlerimi kırmış bir halde uzanıp kızımı memnun ediyordum. Kalçamdaki hisle üzerimde hızlandığını hissedebiliyordum.Tahmini şekilde uzatıp bileklerimi aradı ve bulduğu gibi bileklerimi kavrayıp, göğüslerini sıkmam için yukarı götürdü.”Meme uçlarıma dokun baba…” Bileklerimi benden emin olana kadar tuttu. “Evet, işte böyle. Nasıl dokunacağını biliyorsun değil mi?”Hafifçe meme uçları ile oynuyordum; onları okşuyor, okşuyor ve parmak uçlarımla ovalıyordum. İnlemelerini duyunca anladım ki, doğru şekilde ilerliyordum.Bir kaç dakika boyunca devam ettim. Çıkan tek ses ara sıra gelen zevk inlemeleriydi belli belirsiz. Boşalacağını anladığımda, yaklaştığında o anın. Meme uçlarını okşamaktan daha sert şeyler yapıyor hale gelmiştim.Onları cimcikleyip, sıkıp, döndürüyordum.”Oh, evet” diye inledi.Giderek zevkin doruklarına çıktığını fark etmiştim ama buna rağmen gaza gelip hızlanmak yerine aheste bir şekilde vücudunu hareket ettiriyordu. Kendini bu kadar kontrol edebilmesine inanın çok şaşırmıştım.”O kelimeyi söyle” dedi Nihal nefes nefese.Ne istediğini biliyordum. Ona istediği gibi aynı hisle karşılık vermeye çalıştım.”Amcık…””Mmhhmm, bir daha…””Amcığını bacağımda hissedebiliyorum” diye devam ettim, sesim kısık ve yavaş bir tonda. “Eveet…””Amcığın çok ıslak ve sıcacık…””Hı hı. Peki onu sikmek ister miydin?””Evet. Senin o küçük güzel amcığını becermeyi çok isterdim.””Peki içine de boşalmak ister miydin?”Beni çok hazırlıksız yakalamıştı, bir anda cevap veremedim.”İçime boşalmak ister miydin baba?””Evet…””İçimi döllerinle doldur baba, Senin döllerinle dolu sikini içime almak istiyorum. Çok istiyoruummmmm… Ahh!”Vücudu titriyordu ve o an ihtiyacı olan tek şey sıkıca göğüs uçlarını sıkmamdı.Dayanabildiği kadar dayanıp aldığı zevki uzatmaya çalışıyordu. En sonunda dayanamadı ve boşalacağını belli eden bir inleme-böğürme ile yatağa doğru kendini sırt üstü bıraktı.”Yarın okulda zombi gibi dolaşıcam.” dedi.”Kimin hatası peki bu?””Senin tabii ki. O güzelim sikini sallaya sallaya evin içinde gezersen nasıl dayanırım?””Pardon, hata benim özür dilerim!””Bence sen işini arayıp hasta olduğunu söyle ve ben de okulu yarın asayım en iyisi.””Yarın müşterilerle toplantım var.””İptal et, ne olacak?” Doğrulup boynumu öptü ve küçük bir hamster gibi kemirir gibi gıdıkladı. “Hem bütün günü çıplak geçirir, deliler gibi mastürbasyon yaparız birlikte.”Aslında saçma sapan müşteri toplantısına gitmekten kulağa daha cazip geliyordu.”Olabilir aslında” dedim iradesizlik timsali olarak. “Bir bakayım yarının programına, iptal edebilecek gibi olursam ederim…””Hu hu! Evvet!” Gelip dudağımdan öpüp, tekrar geri attı kendini. Alt dudağını bir şeyi tadar gibi yaladı. “Baba? Yüzünde döl mü?””Belki bilmiyorum…””Oha, süper harika!” diyerek yüzümü ardarda öpücüklere boğdu.”Hey, tamam yeter artık.””Hadi yapma, sen benimkine baktın, ben seninkinin tadına neden bakamıyorum?”Kavga eder gibi nazlanıp, itişik kakıştık.”Yarın yaramazlık yapmak için çok zamanımız olacak, artık yeter” diye gayriciddi azarladım. “Şimdi azgın olmayı bırak da biraz yatalım, hadi…””İyi tamam gıcık!” diyip arkasını döndü. Bir saniye sonra “Kaşık pozisyonunda uyuyalım, sarıl bana.”Bu tekliften dolayı mutlu oldum. Arkasından kucaklayıp, kaşıklar gibi arkasına sarıldım.”Eğer gece uyurken sertleşirsen, sikini götüme doğru yaslayabilirsin. Rahatsız olmam.””Rahatsız olmayacağına eminim…””İyi geceler babacağım. Seni seviyorum…””Ben de seni çok seviyorum, prensesim…”O kadar yorgun ve bitkin olmama rağmen uyuyamıyordum.İlk başta uyuyamama sebep kızımın çıplak teninin değmesi sanıyordum ama öyle değildi.Son günlerde içimi kemiren suçluluk duygusu olduğunu düşündüm bir an ama o da değildi.Yaklaşık 5-10 dakika sonra Nihal’in sesini duydum.”Ne düşünüyorsun?””Hiiiç…””Kafanda bir şeyler var yani, haydi söyle.” dedi arkası dönük.”Yaptıklarımızı düşünüyorum…””Yaptıklarımızın yanlış olduğu hakkında mı?”Hayır.””Ha. S ile başlayan tüm şeyleri demek istiyorsun sanırım.””Hayır. Ya da aslında bir nevi onlar sanırım…””Hoşuna gitmedi mi?””Öyle demek istemedim. Söylemediğim şeyleri düşünme lütfen. Söylediklerimi ciddiye al sadece.””Tamam, anladım.” dedi kalçalarını sikime doğru sallayarak. “Merak etme baba. Sadece seks hakkında konuştuk oldu bitti. Biliyorum bütün herşeyi benimle yapamazsın, farkındayım. Sadece kendimizle oynadığımızdaki düşündüğümüz fanteziler gibi işte. Sadece kafamızdan geçenleri dışarı vurduk, sesli düşündük diyelim. Belki tuhaf belki de sapık diyebilirsin ama böyle konuşmalar beni çıldırtıyor, deli ediyor.””Ah. Gerçekten mi? Ben tam olarak böyle diyemem.” dedim yumuşamış sikimi arkasına dürterek. “Sadece tüm bu olanları, yaşadıklarımızı düşündüm. Kafamdakileri netlemeye, toparlamaya çalışıyorum.””Sakin ol. Sana baskı kurmaya çalışmıyorum ya da başka bir şey. Sadece birlikte mastürbasyon yaparak eğleniyoruz, başka bir şey yok. Zararı yok, kurallara aykırı bir durum da yok…””Sadece mastürbasyon…””Yani, menfaatlerimizle mastürbasyon…””Bu mu yani?””Şimdi…” Kafasını önkoluma yasladı ve göğüslerini sikime doğru sürttü. “Galiba yine azıyorum…””Bence artık uyuyalım ama sabah bana çok şey borçlusun…”Bütün bu olanlar artık bir yolun başlangıcıydı. Hani derler ya; cehenneme giden yollar iyi niyet taşları ile döşelidir. Kötü bir yol ama eğlenceli bir yol olacağı kesindi…

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*